Miras Paylaşırken Kur’an’ı mı Medeni Kanunu mu Esas Alacağız?
প্রশ্নের বিবরণ
"Selamünaleyküm hocam. Biz miras paylaşacağız ama kardeşim medeni kanunlara göre paylaşalım diyor. Ben de Kur’an’a göre paylaşalım diyorum. Şimdi hocam şu söyleyeceğim ayete göre biz medeni kanunlara uyarsak kafir olur muyuz? [Ama hayır, Rabbine andolsun ki onlar, (ey peygamber), aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, (gerçekten) inanmış olmazlar. Nisa 65] Sohbetlerinizden faydalanıyoruz. Allah (c.c.) razı olsun."
Açıklama
Değerli Müslüman, miras paylaşımı İslam hukukunda önemli ve hassas bir konudur. Kur'an-ı Kerim'de mirasın nasıl paylaşılacağı açıkça belirtilmiştir. Ancak günümüzde medeni kanunlar da miras paylaşımında uygulanmaktadır. Bu durumun İslam'a uygunluğu ve nasıl değerlendirilmesi gerektiği üzerinde duracağız.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre miras paylaşımında öncelikle Kur'an-ı Kerim'deki hükümler esas alınır. Miras, Kur'an'da belirtilen oranlara göre dağıtılmalıdır. Medeni Kanun, bu esaslara uygun olduğu sürece uygulanabilir. Ancak Kur'an hükümlerine aykırı bir paylaşım yapılması caiz değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim mirasla ilgili hükümleri açıkça belirtir:
"Allah size çocuklarınızdan miras olarak erkek için, dişiden iki pay verdi." (Nisa, 4/11)
"Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size mirasçı olarak belirlediğimiz kimseler için Allah'ın kitabında belirlenmiş paylar vardır." (Nisa, 4/33)
Ayetlerde miras paylarının belirlenmesi emredilmiştir. Ayrıca Nisa suresi 65. ayette ise Peygamberin hükmüne teslimiyetin iman şartı olduğu vurgulanır:
"Ama hayır, Rabbine andolsun ki onlar, (ey peygamber), aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, (gerçekten) inanmış olmazlar." (Nisa, 4/65)
Detaylı Açıklama
Kur'an'da miras payları net olarak belirlenmiştir ve bu paylara riayet etmek farzdır. Hanefi mezhebine göre miras paylaşımı Kur'an ve sünnet esas alınarak yapılır. Türkiye'de Medeni Kanun, İslam hukukundan farklı bazı hükümler içerebilir. Ancak Medeni Kanun, miras paylaşımında Kur'an hükümlerine aykırı düzenlemeler yaparsa, Müslümanların Kur'an hükümlerini esas almaları gerekir.
Bu durumda, miras paylaşımı Kur'an hükümlerine göre yapılmalı, Medeni Kanun'un Kur'an'a aykırı hükümleri uygulanmamalıdır. Miras paylaşımında anlaşmazlık çıkarsa, İslam hukukuna uygun çözüm aranmalı, gerekirse bir İslam hukukçusuna danışılmalıdır. Kur'an'a göre miras paylaşımı yapılırken, kardeşler arasında sulh ve anlayışla hareket etmek önemlidir.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak Kur'an hükümlerini esas alır. Ancak bazı çağdaş İslam alimleri, devletin Medeni Kanunu'nun uygulanmasını kolaylaştırmak ve toplumsal düzeni korumak adına belirli şartlarda Medeni Kanun hükümlerine uyulabileceğini belirtir. Fakat bu, Kur'an hükümlerine açıkça aykırı olmamalıdır.
Sonuç
Özetle, miras paylaşımında öncelik Kur'an-ı Kerim hükümlerindedir. Medeni Kanun, Kur'an'a uygun olduğu sürece uygulanabilir. Kur'an hükümlerine aykırı davranmak imanla bağdaşmaz. Bu nedenle miras paylaşımında Kur'an hükümlerine göre hareket etmek en doğru yoldur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.