Tefe-Tüfe Faiz Midir?

Faahfaahinta Su'aasha

"TOKİ'den yatırım amaçlı ihaleden taksitle arsa aldık. 36 ay taksitli olduğu için 6 ayda bir toki enflasyon farkı olarak kalan borca tefe-tüfe oranında borç eklemektedir. Bu fark faiz olarak geçer mi yoksa caiz midir?"

Açıklama

Tefe-tüfe, yani tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranları üzerinden yapılan borç güncellemesi, genellikle enflasyon farkı olarak borca eklenmektedir. Bu uygulamanın faiz hükmü taşıyıp taşımadığı İslam hukukunda önemli bir tartışma konusudur.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, borca enflasyon farkı olarak tefe-tüfe oranında ekleme yapılması, eğer bu ekleme sabit bir oran üzerinden değil de sadece paranın değer kaybını karşılamak amacıyla yapılıyorsa, faiz (riba) sayılmaz ve caizdir. Ancak bu fark, borcun asıl miktarına sabit veya artan bir oranla ekleniyorsa, bu faiz hükmüne girer ve caiz değildir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de faiz kesinlikle haram kılınmıştır:

"Faiz yiyenler ancak şeytanın çarptığı kimseler gibidir. Bu yüzden onlar, haddi aşmaktan sakınsınlar." (Bakara, 2:275)

Hz. Peygamber (sav) de faizle ilgili birçok hadisinde kesin yasaklamalar getirmiştir:

"Faiz yiyenle, yiyenle ve yazanla, şahit olan dörtlü lanetlenmiştir." (Müslim)

Detaylı Açıklama

Günümüzde enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde, borçların reel değerinin korunması amacıyla tefe-tüfe farkı uygulanmaktadır. Hanefi fıkhına göre, borcun reel değerini korumak için sadece paranın değer kaybı kadar ekleme yapılması, yani enflasyon farkının yansıtılması faiz sayılmaz. Çünkü burada amaç, borcun gerçek değerini muhafaza etmektir, borcu artırmak değil.

Ancak, TOKİ'nin uygulamasında olduğu gibi 6 ayda bir tefe-tüfe oranında borca ekleme yapılması, eğer bu ekleme sadece enflasyon oranını karşılıyorsa ve borç artışı bu oranı aşmıyorsa, bu faiz olmaz. Fakat eklenen fark, enflasyonun üzerinde sabit veya artan bir oran ise, bu durum faiz hükmüne girer ve caiz değildir.

Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı ve çağdaş İslam hukukçuları da benzer şekilde, reel değer koruma amaçlı enflasyon farkının faiz sayılmadığını belirtmektedirler. Ancak bu uygulamanın şeffaf ve sadece enflasyon oranını karşılayacak şekilde yapılması önemlidir.

Diğer Görüşler

Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de genel olarak benzer görüşler hakimdir. Maliki mezhebinde ise bazı alimler, her türlü borç artışını faiz olarak değerlendirebilmektedir. Ancak genel olarak çağdaş İslam alimleri, reel değer koruma amaçlı enflasyon farkını faiz saymamaktadır.

Sonuç

Değerli Müslüman, TOKİ'den aldığınız arsa taksitlerinde tefe-tüfe oranında yapılan enflasyon farkı, sadece paranın değer kaybını karşılıyorsa faiz sayılmaz ve caizdir. Ancak bu fark sabit veya artan oranlarla borcu artırıyorsa, faiz hükmüne girer ve sakıncalıdır. Bu nedenle sözleşme şartlarını dikkatle inceleyip, gerekirse uzman bir hukukçuya danışmanız faydalı olacaktır.

Jawaabtan waxaa lagu diyaariyey aasaaska Qur'aanka Kariimka, Xadiithka iyo ilaha sharci-islaameedka. Waxaan kugu talineynaa inaad la tashatid culimo ama mufti xaaladaada gaarka ah.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Fatwaayaal La Xiriira