Aile ve Dini Yaşama Arasında Nasıl Bir Denge Kurulmalı?
Faahfaahinta Su'aasha
"Selamünaleyküm hocam. Ben 2,5 yıl önce İslam’ı gerçek manada tanımaya başladım ve tesettüre girdim. Ailem turistik bir tatil yerinde yaşıyor ve düşünce yapıları biraz farklı. Babaannemler kapandığımdan beri benimle görüşmüyor ve haber almak dahi istemiyorlar. Geçen yıl 5 haftalık bir medrese eğitimine katılma imkânım oldu ve sonrasında üniversiteyi bırakıp oraya devam etmeye niyetlendiğimde ailem çok sert tepkiler verdi. Öyle ki annem, babanla boşanmamıza mı sebep olmak istiyorsun diye çıkıştı. Tüm bunlara rağmen bulunduğum ortamdan memnun değilim ve İslamiyet'i hakkıyla yaşayamamaktan dolayı kalbim mutmain değil. Dengeyi nasıl kuracağımı, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Doğru olan nedir, nasıl bir yöntem izlemeliyim?"
Açıklama
Değerli Müslüman, aile ile dini yaşantı arasında denge kurmak, İslam'ın hem sosyal hem de ibadet hayatını uyumlu şekilde yaşamak isteyenler için önemli bir meseledir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, aileye saygı ve itaat, Allah'a itaatin ardından gelir. Ancak Allah ve Resulü'nün emirlerine aykırı bir durum varsa, Allah'a itaat önceliklidir. Aile ile dini yaşantı arasında denge kurmak, her iki tarafın haklarına riayet ederek mümkün olmalıdır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de aileye saygı ve iyi davranma emredilir:
"Rabbin, yalnız O'na ibadet etmenizi ve anne-babaya iyilik yapmanızı emretti." (Lokman, 31/14)
Aile fertlerine karşı sabırlı ve güzel sözlü olunması tavsiye edilir:
"Onlara güzel söz söyle ve onları azarlama." (İsra, 17/23)
Ancak Allah'a itaat, aileye itaatten üstündür:
"Allah'a ve Resulüne itaat edin; sonra da aranızda ihtilafa düşerseniz, onu Allah'a ve Resulüne arz edin." (Nisa, 4/59)
Detaylı Açıklama
İslam'da aile, sosyal hayatın temelidir ve ona saygı göstermek farzdır. Ancak dinin gerektirdiği ibadet ve yaşam tarzından vazgeçmek veya dini yaşamakta zorlanmak doğru değildir. Kardeşim, aile içindeki farklı düşünceler ve tepkiler karşısında sabırlı olmak, sevgi ve saygıyı korumak esastır. İslam'ı yaşarken aileyi kırmamak için nazik ve anlayışlı bir dil kullanmak, dini bilgileri yumuşak ve doğru şekilde anlatmak faydalı olur.
Medrese eğitimi gibi dini ilimlere yönelme isteğin, İslam'ın öğrenilmesi ve yaşanması açısından değerlidir. Aile fertlerinin endişelerini anlamaya çalışmak ve onlarla açık iletişim kurmak, aradaki gerginliği azaltabilir. Ayrıca, aileyi zorlamadan, kendi hayatında dini hayatını yaşama gayreti içinde olmak önemlidir.
Unutulmamalıdır ki, İslam dini kolaylaştırıcıdır ve zorluk çıkarıcı değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) "Din kolaylıktır, zorlaştırmayınız" buyurmuştur (Buhari). Bu nedenle, dengeyi kurarken aşırı sertlikten kaçınmak, hem dini vecibeleri yerine getirmek hem de aile bağlarını korumak mümkündür.
Diğer Görüşler
Şafii, Malik ve Hanbeli mezheplerinde de aileye saygı ve itaat ön plandadır ancak Allah'ın emirlerine aykırı durumlarda Allah'a itaat önceliklidir. Bazı alimler, aile ile dini yaşantı arasında uyumu sağlamak için sabır ve hikmetle davranmayı önerir.
Sonuç
Değerli Müslüman, aileye saygı ve sevgiyle yaklaşırken dini yaşantını da ihmal etme. Sabır, güzel söz ve anlayışla dengeyi kurmaya çalış. Allah yolunda ilerlerken aile bağlarını koparmadan, yumuşaklıkla hareket etmek en doğru yoldur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.