Vakıflarda, Derneklerde Hizmet Etmemiz mi Gerekir?

Butiran Soalan

"Selamünaleyküm hocam. Haftada dört gün gittiğim bir vakıf var ama hayatım değişmiyor. Herkes Evine Dönsün adlı sohbetinizi dinledim ama kafam karıştı; gittiğim vakıfta hocalarımız çok baskı altında tutuyor, azarlıyorlar, teslimiyet istiyorlar, bizim de bazı şeyler elimizden gelmiyor... Evde ya da fert olarak insan yetişmez diyorlar. Evde kalırsanız namazlarınızı bile bırakırsınız, çarşafı bile çıkarırsınız diyorlar ve çok korkuyorum. Vakıfta sayımız az ve gerçekten samimi değil ders arkadaşlarımız. Günlerimiz dolu olduğu için ziyaret yok, akraba alamıyoruz, eve onlara gidemiyoruz. Vakfa gitmeden ibadetimiz kabul olmaz mı? Ben de İslam için bir şeyler yapmak istiyorum ama insanlarda samimiyet bulamıyorum, görev hastalığı var maalesef. Belki de sorun bende; herkesi samimi görmek istiyorum, bu da olmayınca soğuyorum. Allah için gidiyoruz ama görev alınca harekete geçiyoruz, gel vakfı temizle deyince kimse yok. Bunlara niye takılıyorum? Ben görevimi yapıp gerisini umursamamam mı gerekiyor hocam? Toplum içinde azarlıyorlar ve böyle olunca da gerçekten gidesim gelmiyor. Allah için azarlıyoruz, bunda bir şey yok diyor hocalarımız. Evden çıkmam mı gerekiyor her gün? Benim imanım zayıf diye mi zor geliyor bana hizmete gitmek? 25 yaşındayım, evliyim, 1 aylık kızım var, ne yapmam lazım hocam? Hizmetten dolayı çocuk yapmayın diyorlardı, sizi dinledim, Rabbim bana nasip etti."

Açıklama

Vakıflarda ve derneklerde İslam hizmeti yapmak, topluma fayda sağlamak için önemli bir çabadır. Ancak bu hizmetin kişiye zorlayıcı ve baskıcı bir şekilde dayatılması, samimiyetin ve huzurun önüne geçmemelidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, müminin ibadeti ve dini hayatı, zorlayıcı ve baskıcı ortamlardan bağımsızdır. İslam, kolaylık ve rahmet dinidir; ibadetler ve hayır işleri gönül rızasıyla yapılmalıdır. Zorla veya baskıyla yapılan hizmet, sevap ve bereketten mahrum kalabilir. Evde ibadet etmek ve aileye karşı sorumlulukları yerine getirmek de farzdır ve terk edilmemelidir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Allah kolaylık ve rahmetle dini emreder:

“Allah size güçlük vermek istemez, kolaylık ister.” (Bakara, 2/185)

Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur:

“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Buhari, Edeb 69)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, vakıf ve derneklerde hizmet etmek güzel bir niyet ve ibadettir. Ancak bu hizmet, baskı ve azarlamalarla sürdürüldüğünde kişi üzerinde manevi bir yük olur, samimiyet azalır ve ibadetler sekteye uğrayabilir. İslam’da aile ve ev hayatı da çok önemlidir; özellikle küçük bir çocuğunuz varken evdeki sorumluluklarınız önceliklidir.

Hizmet ederken, zorlamalar ve görev hastalığı gibi durumlar, İslam’ın ruhuna aykırıdır. İslam, gönüllü ve samimi hizmeti teşvik eder. Baskı ve azarlamalar, insanların kalbini kırar, hizmetten soğutur. İslam’da herkesin gücü ve imkanı ölçüsünde hayırda bulunması esastır. Evde ibadetlerinizi aksatmamanız, ailenize vakit ayırmanız farzdır ve bu ihmal edilmemelidir.

Toplum içinde azarlama ve baskı, İslam ahlakına uygun değildir. Hz. Peygamber (sav) bile sahabelerini nazikçe uyarmış, zorlamamıştır. Hizmette samimiyet önemlidir; herkesin aynı düzeyde gayret göstermesi beklenemez. Kendi sınırlarınızı bilin, zorlandığınızda geri çekilmekte bir sakınca yoktur. Allah, kullarından kolaylık ister, zorluk değil.

Çocuk yapmamak gibi bir görüş İslam’da geçerli değildir. Aile ve çocuk, Allah’ın bir nimetidir ve korunmalıdır. Hizmet, aile hayatıyla dengeli yürütülmelidir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde, ibadetin ve hayır işlerinin gönüllülük esasına dayanması gerektiğini vurgular. Baskı ve zorlamanın İslam’a uygun olmadığı konusunda ittifak vardır.

Sonuç

Öncelikle ev ve aile sorumluluklarınızı ihmal etmeyin. Hizmeti gönül rahatlığıyla, zorlanmadan yapmaya çalışın. Baskı ve azarlamalara karşı sabırlı olun, ancak kendinizi zorlamayın. İslam’da kolaylık esastır; imanınızın zayıf olması değil, zorlayıcı ortamın sizi yorması doğaldır. Allah, samimiyetle yapılan her hayrı kabul eder.

Jawapan ini disediakan berdasarkan Al-Quran, Hadis, dan sumber perundangan Islam. Kami mengesyorkan agar berunding dengan ulama atau mufti untuk situasi peribadi anda.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Fatwa Berkaitan