Uyarmaktan Vazgeçmeli Miyim?

Butiran Soalan

"Selamün aleyküm hocam soruma başlamadan önce ramazanınızı tebrik ederim tuttuğumuz oruçların yaptığımız ibadetlerin onun katında kabul olmuş ibadetler olması dileğiyle. Hocam bazen bir konuda yanlış yapan birini uyarıda bulunuyorum bu bazen (boş bir işi terk etmesi bazen farz bir ibadet) ama bazen de benim de o konularda (malayani) zayıf olduğumu görüyorum terk etmek istiyorum ama bu her zaman mümkün olmuyor ve aklıma rasulüllah aleyhisselemın cehennemi gezerken o alimin hali aklıma geliyor ve uyarmaktan vazgeçmek içimden geçiyor ama bir yandan da içime sinmiyor. Bu konuda benim ne yapmam gerektiğini bildirirseniz sevinirim."

Açıklama

Değerli Müslüman, insanları doğru yola çağırmak ve onları hatalarından uyarmak, İslam'ın önemli bir sorumluluğudur. Ancak bu sorumluluk, kişisel sınırlar ve hikmet ölçüsünde yerine getirilmelidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, insanları iyiliğe çağırmak ve kötülükten sakındırmak farz-ı kifayedir; yani toplumdan birileri bu görevi yerine getirirse, diğerlerinin sorumluluğu kalkar. Ancak bu uyarı, karşı tarafın anlayışına, durumuna ve uyarının faydasına göre ölçülü ve hikmetli yapılmalıdır. Eğer uyarı fayda vermiyor ve kişinin kalbinde olumsuzluk oluşturuyorsa, ısrar etmekten vazgeçmek caizdir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de onlardan sana gelen her türlü kötü sözden yüz çevir." (Hud, 11/112)

Bir başka ayette ise:

"İyiliği emret, kötülükten sakındır ve insanlara karşı tahammüllü ol." (Âl-i İmrân, 3/104)

Rasulullah (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:

"Müminler birbirlerinin aynasıdır." (Tirmizî)

Bu hadis, birbirimizi uyarmamız gerektiğini gösterir.

Detaylı Açıklama

Uyarı yapmak, kardeşlik ve toplumsal sorumluluğun gereğidir. Ancak bu uyarı, karşı tarafın durumuna, anlayışına ve uyarının nasıl yapıldığına bağlı olarak değişir. Eğer uyarı, karşıdaki kişide olumsuzluk, kin veya inatçılık oluşturuyorsa, bu durumda ısrar etmek kişinin kendisine ve topluma zarar verebilir.

Rasulullah (s.a.v)'in cehennemi gezerken alimin hali aklınıza geliyorsa, bu onun ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığını ve uyarı yapmanın önemini gösterir. Ancak bu sorumluluk, her zaman ve her koşulda ısrarla uyarı yapmayı gerektirmez. İslam'da kolaylaştırmak esastır, zorlaştırmak değil.

Bu nedenle, uyarı yaparken şu hususlara dikkat etmek gerekir:

  • Uyarıyı sevgi ve saygı çerçevesinde yapmak
  • Karşı tarafın durumunu ve anlayış seviyesini göz önünde bulundurmak
  • Uyarının faydasız olduğunu ve kişinin kalbinde olumsuzluk oluşturduğunu görmek
  • Uyarıdan sonra sonucu Allah'a bırakmak

Bazı durumlarda, uyarı yapmaktan vazgeçmek, kişinin kendi ruh sağlığı ve toplumsal barış için daha hayırlı olabilir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de genel olarak uyarı yapmayı teşvik eder ancak ısrarın zarar verebileceği durumlarda vazgeçmenin caiz olduğunu belirtirler. Şafii mezhebi, uyarının mutlaka yapılması gerektiğini vurgularken, Hanbeli ve Maliki mezhepleri de hikmet ve fayda ölçüsünde hareket edilmesini önerir.

Sonuç

Sonuç olarak, kardeşim, insanları uyarmak güzel ve önemli bir görevdir ancak bu görev hikmet ve sabırla yapılmalıdır. Uyarının fayda vermediği durumlarda ısrar etmekten vazgeçmek, hem senin hem de karşı tarafın hayrı için daha uygundur. Her durumda niyetini temiz tut ve sonucu Allah'a bırak.

Jawapan ini disediakan berdasarkan Al-Quran, Hadis, dan sumber perundangan Islam. Kami mengesyorkan agar berunding dengan ulama atau mufti untuk situasi peribadi anda.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Fatwa Berkaitan