Ticari amaçla alınmayan ve sonradan satılığa çıkarılan arsaya zekât gerekli midir?
Butiran Soalan
"Hocam ben yaklaşık on yıl önce, bankadan kredi çekmeyi uygun bulmadığım için, birikmiş bir miktar paramla ileride değerleneceğini ve ev alabilmemi kolaylaştıracağını düşünerek bir arsa satın aldım. O dönemdeki niyetim, mevcut şartlarda kredi kullanmadan ev sahibi olmanın zor olduğunu fark ederek hem elimdeki parayı korumak ve değerlendirmek hem de arsa değer kazanırsa satarak ev alabilme imkânı elde etmekti.
Bu alımı ticaret amacıyla veya emlak alım-satımı yapan bir tüccar mantığıyla yapmadım. Yaklaşık dokuz yıl boyunca arsamı satılığa çıkarmadım. Bu niyet ve durum sebebiyle, okuduğum bazı fetvalara dayanarak bu arsa için şu ana kadar zekât vermedim.
Ancak son bir yıldır arsamı satılığa çıkardım. Henüz ciddi bir talep olmadı, satış fiyatı da netleşmedi. Tahmini bir bedel üzerinden ilan vererek beklemekteyim. Amacım, satış gerçekleşirse elime geçecek meblağ ile kredi kullanmadan bir ev sahibi olabilmek. Şu an kirada yaşıyorum fakat muhtaç bir durumda değilim.
Bu çerçevede sormak istediğim şudur, başlangıçta arsa alımındaki niyetim, geçen 9 yıllık süreçte satma amacı taşımamış olmam, son bir yıldır satışa sunmuş olmam ve elde edilecek parayla ev sahibi olma amacım dikkate alındığında, bu arsa için zekât vermem gerekir mi? Teşekkür ederim."
Açıklama
Arsa gibi taşınmaz malların zekâtı, İslam fıkhında ticari amaç ve niyetle alınıp satılması durumuna göre değerlendirilir. Niyet ve kullanım şekli, zekâtın farz olup olmadığını belirleyen önemli unsurlardandır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, ticari amaçla alınmayan ve uzun süre elde tutulan arsaya zekât farz değildir. Ancak arsa satılığa çıkarıldığında ve ticari mal haline geldiğinde, üzerinden zekât verilmesi gerekir.
Deliller
Kur'an'da zekât, genellikle ticaret malları ve elde bulunan nisap miktarındaki altın, gümüş gibi değerli şeyler için emredilmiştir:
"Ey iman edenler! Mallarınızın içinden belirli bir miktarı, karşılığını almadığınız halde, ihtiyaç sahiplerine verin." (Tevbe, 9/60)
Hz. Peygamber (s.a.v) ise ticaret mallarının zekâtını vermeyi emretmiştir:
"Kim bir yıl boyunca elinde altın veya gümüş tutarsa, onun zekâtını versin." (Buhari, Zekat, 1)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, sizin durumunuzda arsa başlangıçta ticari amaçla alınmamış, yatırım ve ileride ev sahibi olma niyetiyle uzun süre elde tutulmuştur. Hanefi mezhebine göre, böyle bir taşınmaz için zekât vacip değildir çünkü ticaret malı sayılmaz. Ancak arsanız son bir yıldır satılığa çıkarılmış ve ticari mal niteliği kazanmıştır. Bu durumda arsanızın değeri üzerinden zekât vermeniz gerekir.
Zekât nisabı, günümüzde genellikle 85 gram altın değerinde maldır. Arsanızın piyasa değeri bu nisabı aşarsa ve üzerinden bir yıl geçerse, %2,5 oranında zekât vermeniz gerekir. Henüz satış gerçekleşmemiş olsa da, arsanın ticari mal haline gelmesi zekâtı gerektirir. Satış fiyatı netleşmediği için, makul bir piyasa değeri üzerinden hesaplama yapabilirsiniz.
Bu hüküm, malın elde tutulduğu niyete göre değişir. Eğer arsa sadece kişisel kullanım veya uzun vadeli yatırım amacıyla tutuluyorsa zekât gerekmez. Ancak satışa çıkarılması ve ticari mal haline gelmesiyle birlikte zekât farz olur.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde değerlendirmekte, ticari mal niteliği kazanmayan taşınmazlar için zekâtın farz olmadığını belirtmektedir. Ancak Maliki ve Hanbeli mezheplerinde bazı farklı yorumlar olabilir; örneğin, bazı alimler uzun süre elde tutulan ve değerlenen malların zekâtının verilmesini tavsiye ederler.
Sonuç
Özetle, başlangıçta ticari amaç taşımayan arsanız için zekât vermeniz gerekmez. Ancak arsanızı satılığa çıkardığınız ve ticari mal haline getirdiğiniz andan itibaren, nisap ve bir yıl şartlarını da göz önünde bulundurarak zekât vermeniz gerekir. Satış gerçekleşene kadar makul piyasa değeri üzerinden hesaplama yapabilirsiniz.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.