Ticarette sadece kâr gelirine ortak olmak caiz midir?
Butiran Soalan
"Hocam bir holding kâr ortağı şeklinde ortaklık kurarak ticari faaliyette bulunuyor. Ortak olmak isteyenlere %13 kâr payını vergiler ve zarar kısımları düşülerek on iki ay taksitle dağıtıyor. Sözleşme bir yıllık yapılıyor ve sözleşmede ticari faaliyetler, hangi alanlarda işlerin yapıldığı, yüzdelik kâr oranı yer almaktadır. Böyle bir ortaklıkla kâr elde etmem caiz midir?"
Açıklama
Ticarette sadece kâr gelirine ortak olmak, yani zarar ortaklığı olmadan kâr payı almak, İslam hukukunda ortaklık türleri ve risk paylaşımı açısından değerlendirilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, ticari ortaklıkta kâr ve zararın birlikte paylaşılması esastır. Sadece kâr payına ortak olmak, yani zarar riskini üstlenmeden kâr elde etmek, genellikle faiz (riba) veya haksız kazanç olarak değerlendirilir ve caiz değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de ticaretin karşılıklı rıza ve adaletle yapılması emredilir:
“Allah, ticareti helal, faizi haram kılmıştır.” (Bakara, 2/275)
Hz. Peygamber (s.a.v) de ortaklıkta kâr ve zararın paylaşılmasını şart koşmuştur:
“Bir ortaklıkta kâr ve zarar birlikte paylaşılır.” (Müslim, Müsâkat, 5)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, İslam hukukunda ortaklık (şirk) türlerinden biri olan muşaraka, tarafların sermaye koyup kâr ve zararı paylaşmasıyla gerçekleşir. Eğer bir kişi sadece kâr payı alıyor, zarar riskini üstlenmiyorsa bu durum faizli kazanca benzer ve caiz olmaz. Çünkü ticaretin temelinde risk ve sorumluluk paylaşımı vardır. Holdingin kâr ortağı şeklinde ortaklık kurması ve zarar kısmını düşerek sadece kâr üzerinden pay dağıtması, zarar riskini ortaklara yüklememesi anlamına gelir. Bu, Hanefi fıkhına göre uygun değildir.
Ancak bazı modern finans modellerinde, yatırımcıların zarar riskini sınırlayan yapılar olabilir. Bu tür durumlarda, İslami finans kurumları genellikle kâr-zarar ortaklığı (mudaraba, muşaraka) esasına göre hareket eder ve zarar riskinin paylaşılmasını şart koşar. Eğer sözleşmede zarar ortaklığı yoksa, bu tür ortaklık faizli kazanç olarak değerlendirilir.
Diğer Görüşler
Diğer mezheplerde de benzer şekilde, zarar riskinin paylaşılmaması durumunda kâr payının caiz olmadığı görüşü hakimdir. Bazı çağdaş İslam finans kurumları, zarar riskini üstlenmeyen sabit getirili payları faizli kabul eder.
Sonuç
Kardeşim, sadece kâr gelirine ortak olmak ve zarar riskini üstlenmemek Hanefi mezhebine göre caiz değildir. Ticari ortaklıkta kâr ve zarar birlikte paylaşılmalıdır. Bu nedenle, böyle bir ortaklıkla elde edilen kârın helal olması için zarar ortaklığının da sözleşmede yer alması gerekir.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.