Tevbe
Sorunun Detayı
"Selamünaleyküm. Bilmeden yaptığımız yanlışların doğrusunu yani dinen uygun olanı öğrenince tövbe edip doğruyu uygulasak önceki yanlışlarımızın vebali var mıdır? Senelerdir dinimi bilmeden yaşamışım. Şimdi öğrendikçe yaptıklarımın vebali altında eziliyorum ama çok şükür Rabbimin rahmetinden umudumu kesmedim. Kendimi yeni müslüman olmuş biri gibi hissediyorum. Nasıl ki bir kafir müslüman olunca geçmişi siliniyorsa bilinçsiz bir müslüman bilinçli bir hale gelince de geçmişi temizlenir mi? Belki kolaya kaçmak gibi görünebilir ama geçmişimden kurtulmak için bir çıkış yolu arıyorum. Tövbe ettim ama üzerimde kalan kul hakları korkutuyor beni. Duanızı bekliyorum. ALLAH (cc) razı olsun."
Açıklama
Tevbe, kişinin işlediği günahlardan pişmanlık duyarak Allah'a yönelmesi ve O'ndan af dilemesidir. Bilmeden yapılan hataların farkına varıp doğruyu öğrenince tövbe etmek, İslam'da çok önemli bir yer tutar.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, bilmeden yapılan günahlar için tövbe etmek ve doğruyu öğrenince onu uygulamak, kişinin geçmişteki günahlarının affı için yeterlidir. Allah'ın rahmeti geniştir ve samimi tövbe edenin günahlarını bağışlar. Ancak kul hakları konusunda, mümkünse hakkı sahibine iade etmek veya helallik almak gerekir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de tevbe ile ilgili pek çok ayet vardır. Bunlardan bazıları şöyledir:
“Şüphesiz Allah, kendisine tevbe edenleri sever ve temizlenenleri sever.” (Âl-i İmrân, 3/133)
“Ey iman edenler! Hepiniz Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.” (Nûr, 24/31)
“De ki: Ey kendi aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer, 39/53)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, bilmeden yapılan hatalar, kasıtlı günahlar gibi değerlendirilmez. Allah, kulunun niyetine ve bilgi seviyesine göre hüküm verir. Dinini yeni öğrenen bir kişi, geçmişteki hatalarını samimiyetle tövbe ederek Allah'tan af dileyebilir. Bu tövbe, kişinin kalbinde pişmanlık ve bir daha o hataya dönmeme azmiyle yapılmalıdır.
Kul hakları ise ayrı bir meseledir. Eğer bir kimse başkasına haksızlık ettiyse, bu hakkı sahibine iade etmek veya helallik almak gerekir. Bu mümkün değilse, o hakkı Allah'a havale etmek ve O'ndan yardım dilemek gerekir. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
“Allah, kul hakkını affetmez; ancak kul hakkı sahibinin affetmesiyle affeder.” (Hadis, Buhari)
Geçmişteki hatalarınız için üzülmek yerine, Allah'ın rahmetine sığınmak ve hayatınızı O'nun rızasına uygun yaşamaya çalışmak en doğrusudur. Tövbe kapısı her zaman açıktır ve Allah, samimi tövbeleri kabul eder.
Diğer Görüşler
Şafii, Malikî ve Hanbelî mezheplerinde de benzer şekilde tevbe, samimiyetle yapıldığında geçmiş günahların affı için yeterlidir. Kul hakları konusunda ise tüm mezhepler, hakkı sahibine iade etmeyi veya helallik almayı önemserler.
Sonuç
Önceki bilinçsizce yapılan hatalar için samimi tövbe etmek, Allah'ın rahmetine sığınmak ve kul haklarını mümkün olduğunca gidermek en doğru yoldur. Geçmişin yükü altında ezilmek yerine, geleceğe umutla bakmak ve Allah'a güvenmek gerekir.