Tarikatların İçindeki Sorunlar
Vraagdetails
"Selamün aleyküm hocam. Ben tasavvufi tarikatlara girdim ama aklım bazı şeyleri almadı orda ve terk ettim. Bunları sormak istedim; rabıta yapılıyor şeyhe ve ALLAH'ın nurunun onun agzından, burnundan, yüzünden dagılarak benim bedenime girdigini ve kalbimi temizleyecegini düşünmem isteniyor. Bir de hatme diyorlar ki büyük hatme yaparsak 333 küçük yaparsak 133 hatim sevabı var diyorlar. Ben de o zaman şunu sordum: O zaman kuranı hatme niye ugraşalım 10 dakikada 333 hatim varken dedim, münkir ilan edildim. Neyse bunlar hakkında sizden bilgi isteyecegim inşaallah selam ve dua ile. Hakkınızı helal edin."
Açıklama
Tarikatlar, İslam'da tasavvufi yol ve manevi terbiyeyi amaçlayan topluluklardır. Ancak bazı uygulamalar, özellikle rabıta ve hatme gibi uygulamalar, İslam'ın temel kaynaklarıyla uyumlu olup olmadığı konusunda tartışmalara yol açabilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, Allah'ın nurunun bir şeyhin bedeninden veya ağzından yayılarak müminin kalbine girmesi gibi bir inanç İslam'ın temel akidesiyle bağdaşmaz. Rabıta, yani şeyhe manevi bağlanma, makul sınırlar içinde ve Kur'an ve Sünnet'e uygun olmalıdır. Kur'an-ı Kerim'in hatmedilmesi sevaplı bir ibadettir ve sevapları Allah katındadır; belirli sayılarla ölçülmesi veya hatme sayısının sevap karşılığı gibi ifadeler kesin delile dayanmaz. Bu tür uygulamalarda aşırıya kaçmak ve Kur'an'ın değerini azaltmak doğru değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın nurunun doğrudan kulların bedenlerine geçmesi gibi bir ifade yoktur. Allah şöyle buyurur:
"Allah, göklerin ve yerin nurudur. Onun nuru, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir." (Nur Suresi, 24:35)
Burada Allah'ın nurundan bahsedilir ancak bu nurun fiziksel olarak bir insandan diğerine geçmesi anlamı çıkarılmaz.
Rabıta konusunda Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Bana bağlanın, çünkü ben Allah'a varış yoluyum." (Müslim)
Burada bağlanma, sevgi ve itaat anlamındadır, mistik bir aktarım değil.
Hatme ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'i okumak ve hatim yapmak sevaplıdır. Ancak sevapların sayısal olarak kesin belirlenmesi sahih hadislerle desteklenmemektedir.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, tasavvufi uygulamalarda bazı ritüellerin İslam'ın temel kaynaklarıyla uyumlu olması gerekir. Rabıta, şeyhe manevi bağlılık ve rehberlik anlamında yapılabilir ancak şeyhin bir nevi Allah'ın nurunu taşıdığı veya onun ağzından çıkan sözlerin doğrudan kalbe nur olarak girdiği inancı İslam akidesine aykırıdır. Bu tür inançlar şirk ve hurafe sınırına yaklaşabilir.
Hatme yapmak Kur'an'ı hatmetmek anlamında sevaplıdır, ancak sevapların sayısal olarak kesin hesaplanması Kur'an ve sahih hadislerde yer almaz. Kur'an'ı okumak ve anlamaya çalışmak esastır. Kur'an'ı hatmetmekten kaçınmak veya hatme sayısına takılmak yerine, Kur'an'ın mesajını kalbe yerleştirmek önemlidir.
Tarikatlarda bu tür uygulamalarla karşılaşırsanız, İslam'ın temel kaynaklarına dönmek, alimlere danışmak ve Kur'an ile Sünnet ışığında hareket etmek en doğrusudur. Ayrıca, kimseyi münkir ilan etmek veya dışlamak İslam'ın ruhuna uygun değildir.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak benzer görüştedir; tasavvufun temelinde Kur'an ve Sünnet vardır. Ancak bazı tarikatlarda uygulamalar farklılık gösterebilir. Hanefi mezhebi, akide ve ibadetlerde Kur'an ve sahih hadisleri esas alır ve hurafe niteliğindeki uygulamalara karşı dikkatli olunmasını öğütler.
Sonuç
Rabıta ve hatme gibi uygulamalarda Kur'an ve sahih hadisler rehber olmalıdır. Allah'ın nurunun bir insandan diğerine fiziksel olarak geçmesi inancı doğru değildir. Kur'an'ı okumaya ve anlamaya önem veriniz, hurafelerden uzak durunuz. Allah yolunda kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.