Sünnete göre zikir hk.
प्रश्न का विवरण
"Hocam ben tavsiyeniz üzere Osman Nuri Topbaş'ın sohbetlerine katılıyorum. Bunlardan birinde zikir de çekiliyor, zikir esnasında mesela tevhid zikrinde لا‘da baş, ortada اله baş ile beden oturur halde sağ tarafa, ا لا اللهderken kalbe doğru yaptılar. Ben bilmiyorum ama bu veya başkaları sünnette var mı? Sünnette olmayıp tasavvufta yapılması istenen durumlarda tavrımız nasıl olmalı?"
Açıklama
Zikir, Allah'ı anmak ve kalbi O'na yönlendirmek için yapılan ibadetlerden biridir. Sünnette zikir, genellikle sözlü ve kalbi olarak yapılır; beden hareketleri ise belirli sınırlar içinde değerlendirilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre zikir, Kur'an ve sahih hadislerde belirtilen şekilde sözlü ve kalbi olarak yapılmalıdır. Bedeni hareketlerin zikir esnasında belirli şekillerde yapılması konusunda kesin bir sünnet uygulaması yoktur. Bu tür hareketler tasavvufi pratiklerde yer alabilir ancak farz veya sünnet değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de zikirle ilgili genel emirler vardır:
"Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin." (Âhzâb, 33/41)
Hz. Peygamber (sav) de zikirle ilgili şöyle buyurmuştur:
"En sevimli sözler Allah'ın kitabıdır, en hayırlı amel ise Allah'ı çok anmaktır." (Tirmizî, Zikir, 34)
Ancak zikirde beden hareketlerine dair sahih bir hadis veya Kur'an ayeti bulunmamaktadır.
Detaylı Açıklama
Zikir, kalbin Allah'a yönelmesi ve O'nu anmasıdır. Sözlü zikirde, Allah'ın isimleri, tevhid cümleleri veya dualar tekrar edilir. Hanefi mezhebine göre zikirde beden hareketleri zorunlu değildir ve genellikle oturur halde yapılır. Bazı tasavvufi gruplarda zikir esnasında baş, el veya beden hareketleri olabilir; bunlar tasavvufun manevi terbiyesi kapsamında değerlendirilir. Ancak bu uygulamalar sünnet değildir ve zorunlu tutulmaz.
Bu tür hareketler, kişinin kalbini Allah'a daha fazla yoğunlaştırmasına vesile oluyorsa, mekân ve ortam müsaitse yapılabilir. Fakat bu hareketlerin zikirde zorunlu veya sünnet olduğu iddia edilmemelidir. Zikir ibadeti, Kur'an ve sahih hadislerin ışığında yapılmalı, bid'at ve aşırılıklardan kaçınılmalıdır.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de zikirde beden hareketlerini zorunlu görmezler. Tasavvuf ekollerinde ise zikir esnasında çeşitli hareketler ve nefes teknikleri uygulanabilir. Bu uygulamalar, fıkhi hükümden ziyade manevi disiplin ve tecrübe alanına girer. Dolayısıyla bu tür uygulamalar kişisel tercih ve tasavvufi yolun bir parçası olarak değerlendirilir.
Sonuç
Değerli Müslüman, zikirde esas olan Allah'ı kalpten ve dil ile anmaktır. Bedeni hareketler sünnet değildir; eğer bu hareketler kalbin Allah'a yönelmesini kolaylaştırıyorsa yapılabilir, ancak zorunlu veya sünnet kabul edilmemelidir. Zikir ibadetinde Kur'an ve sahih hadislerin ölçüsüne riayet etmek en doğrusudur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.