Siyaset ve İman

Sorunun Detayı

"Sayın hocam, yaşadığımız çevrede ve anladığım kadarıyla toplumun genelinde dinimizin siyasete ilişkin kısmı bilinmiyor. Zihinlere yanlış şeyler kazındığı için doğru olarak onlar kabul ediliyor. Yanlışlıklar söylendiği zaman kabul edilmiyor. Laiklik ve diğer batıl ilke, kuralların yanlış olduğu söylendiği zaman aile içinde dahi kabul görmediği oluyor. Bu durum genellikle cahillikten kaynaklanıyor. Şimdi hocam;1- Cahilliğiyle bu şekilde davranan kimse imanî bir hata içinde midir?2- Genellikle siyasetin konuşulmadığı yer yok. Her zaman müdahale edip doruları söylemeli miyiz? İnsanların kabul etmemesi gibi bir durumla karşılaşılıyor. Yoksa sessiz mi kalmalıyız? Daha beter bir duruma mı sebep oluruz.3- Bir de hocam 18 yaşlarında iken babam ölünce bizi iki amcam büyüttü. Okumamıza yardımcı oldu. Onlara karşı tavrımız nasıl olmalıdır. Mesela hocam faiz-kredi ile alınmış tarım aleti vs. var. Ben bir işlerine yararsam bunları kullanmak durumunda kalıyorum. Yer de değiştiremedim. Nasıl davransam doğru olur?"

Açıklama

Değerli Müslüman, sorularınız iman, siyaset ve sosyal ilişkiler bağlamında önemli meseleleri içermektedir. Bu konuların İslam'daki yeri, doğru bilgi ve hikmetle yaklaşmayı gerektirir.

İslami Hüküm

1. Cahillik, yani bilgisizlik, kişinin imanını doğrudan bozmaz ancak yanlış davranışlara sebep olabilir. 2. Siyaset ve toplum meselelerinde doğruyu söylemek önemlidir ama bu, hikmet ve uygun zamanla yapılmalıdır. 3. Amcalarınıza karşı saygı ve iyilikle davranmak farzdır; faizle alınmış eşyayı kullanmak ise zaruret durumunda caizdir.

Deliller

İman ve cehaletle ilgili olarak Kur'an şöyle buyurur:

"Allah, kimseye imandan sonra cehaletle haksızlık yapmayı helal kılmaz." (Nisa, 4/ 28)

Doğruyu söyleme ve hikmetle davranma konusunda Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

"İnsanlara en güzel şekilde nasihat edin." (Nahl, 16/ 125)

Amcalara karşı iyilik ve saygı ile ilgili ayet:

"Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, akrabanıza iyilik edin." (Nisa, 4/ 36)

Faizle ilgili olarak ise zaruret halleri dikkate alınır:

"Kim mecbur kalır, gönlüne sapmadıkça günah işlemiş sayılmaz." (Buhari, İman 54)

Detaylı Açıklama

1. Cahillik ve iman: İslam’da cehalet, kişinin bilmeyerek yaptığı hatalar anlamına gelir ve bu, imanını zedelemez. Kardeşim, cehaletten kaynaklanan yanlış inançlar veya davranışlar, kişinin niyetine ve bilincine bağlıdır. Bu nedenle cahil kimseyi hemen iman dışı görmek doğru değildir. Onun için sabırla, güzel sözle ve ilmî yöntemlerle doğruyu öğretmek gerekir.

2. Siyaset ve doğruyu söylemek: İslam’da doğruyu söylemek farzdır ancak bu, her ortamda ve her şekilde yapılmaz. Peygamberimiz (s.a.v) "Hikmet ile nasihat et" buyurmuştur. İnsanların kabul etmemesi durumunda ısrarcı olmak, aile içi huzuru veya toplumsal barışı bozacaksa, ölçülü davranmak daha uygundur. Sessiz kalmak bazen daha hayırlı olabilir, ancak zulme veya büyük yanlışlara karşı susmak da doğru değildir. Bu dengeyi sağlamak için niyet ve ortam önemlidir.

3. Amcalarınıza karşı tavır: Onlar size büyüklük ve yardım göstermişlerdir, bu yüzden onlara karşı saygı, sevgi ve iyilikle davranmak farzdır. Faizle alınmış tarım aletlerini kullanmak, zaruret halinde ve başka çare yoksa caizdir. Çünkü İslam’da zaruretler, haramı mübah kılar. Ancak mümkünse faizsiz alternatifler aranmalıdır. Bu konuda sabırlı ve şükürlü olmak, amcalarınızla iyi ilişkileri sürdürmek önemlidir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde cehaletin iman üzerinde doğrudan etkisi olmadığını, doğruyu söylemenin önemli ancak hikmetle yapılması gerektiğini vurgular. Faizle alınan eşyaların kullanımı konusunda Hanefi mezhebi zaruret halinde mübah görürken, diğer mezhepler de bu konuda benzer kolaylıklar sunar.

Sonuç

Özetle, cahillik imanî bir hata sayılmaz; doğruyu söylemek gerekir ama hikmet ve uygun ortamla; amcalarınıza karşı iyilik ve saygı esastır, faizle alınan eşyaları zaruret halinde kullanabilirsiniz. Sabır ve hikmetle hareket etmek en güzeli olacaktır.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

İlgili Fetvalar