Şehvete Karşı Yemekle İlgili Tavsiyeler
Faahfaahinta Su'aasha
"Selamünaleyküm. Yaş itibariyle otuza merdiven dayamış, ufukta evliliğin gözükmediği, bezgin ve ruh dengesini yitirmiş bir kişi olarak yazıyorum yazabildiklerimi. Gemlenemeyen,heyulaya dönüşmüş şehvetin, zindanlarında ibadetlerime muhteva ve ruh katmaya çalışıyorum... Bedenimin arzularının altında eziliyor, şuurum bulanıyor, aklım kilitleniyor velhasıl çıkamıyorum bu girdabdan… Şeytan, insan fıtratı iradeye galebe çaldığı ve kader ne taşları hakediyor gibi vehimlerle(Allah’ım muhafaza buyursun bizleri) beni isyan deryasına itmeye çalışıyor gayri iradi.. Sizden hocam bu mevzuda reçete mahiyetinde öz tavsiyeler isteyeceğim ve İmam Gazalinin bekarların şehvetinin kırılmasında açlığı tavsiye etmesi ve bunu bizlerin alışkanlık haline getirmemizin dini sakıncası var mıdır? Bunu tatbikata geçirdiğimde nefsime zulmediyorum vesveseleri hücum ediyor bana, açlık nefse zulüm müdür? Büyüklerimizin tabakat kitaplarındaki yaşayışı (yeme içme hususunda ) bu çercevede bize meşruiyet sınırlarını ve hassas dengeleri çizmiyor mu? Allah hepimizi muhafaza etsin şehvetlerimizin şerrinden…"
Açıklama
Şehvet, insan fıtratında var olan doğal bir duygudur. Ancak bu duygunun kontrolü, kişinin ruh sağlığı ve ibadet hayatı için önemlidir. İmam Gazali gibi büyük alimlerin açlık ve nefsi terbiye yöntemlerine dair tavsiyeleri, şehvetin dizginlenmesinde manevi bir rehberlik sunar.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, şehvetin kontrolü için bedenin ihtiyaçlarını aşırıya kaçmadan ve helal sınırlar içinde tutmak gerekir. Açlık hali, nefsi terbiye etmek için makbul bir yöntemdir ancak bu açlık, sağlığı bozacak veya ibadeti engelleyecek seviyede olmamalıdır. Nefse zulüm teşkil eden aşırı açlık mekruh veya haram olabilir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de oruç ibadeti, nefsi terbiye etmek ve şehveti kontrol altına almak için bir vesile olarak bildirilmiştir:
"Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz." (Bakara, 2:183)
Hz. Peygamber (sav) ise nefsi terbiye eden kimse için şöyle buyurmuştur:
"Müminin gücü yettiği kadar oruç tutması daha hayırlıdır." (Tirmizi)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, şehvetin kontrolü için bedenin ihtiyaçlarını dengede tutmak önemlidir. İmam Gazali'nin tavsiye ettiği gibi, açlık nefsi terbiye etmede etkili olabilir ancak bu açlık, sağlığınızı bozacak veya ibadetlerinizi aksatacak düzeyde olmamalıdır. Şehvetin yoğun olduğu anlarda oruç tutmak, nafile ibadetlere yönelmek, zikir ve dua ile meşgul olmak ruhu güçlendirir ve nefsin isteklerini dizginler.
Beslenme alışkanlıklarınızı düzenleyerek, aşırı yemekten kaçınmak ve sağlıklı, dengeli beslenmek şehvetin kontrolünde yardımcı olur. Ayrıca, meşru evlilik veya helal yollarla şehvetin giderilmesi en doğru çözümdür. Eğer evlilik mümkün değilse, oruç tutmak ve manevi faaliyetlere yönelmek tavsiye edilir.
Şehvetin getirdiği vesveselerle mücadelede sabır ve dua çok önemlidir. "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" hadisi ışığında, bedeninize zarar vermeden nefsi terbiye etmeye gayret edin. Aşırı açlık, beden ve ruh sağlığınızı zedeleyebilir, bu da ibadetlerinizi olumsuz etkiler. Bu nedenle, açlık sınırını iyi ayarlamak gerekir.
Diğer Görüşler
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde açlık ve oruç nefsi terbiye için tavsiye edilir ancak aşırı açlık ve beden sağlığını tehlikeye atmak mekruh görülür. Malikiler ise şehvetin giderilmesi için oruç dışında meşru evlilik ve helal yolları öncelikli tutar. Genel olarak alimler, nefse zulüm etmemenin önemini vurgular.
Sonuç
Şehvetin kontrolü için dengeli açlık ve oruç tutmak faydalıdır ancak beden sağlığını bozacak aşırı açlık nefse zulüm sayılır. Manevi faaliyetlere yönelmek, dua ve sabırla nefsi terbiye etmek en doğru yoldur. Allah hepimizi şehvetin şerrinden muhafaza etsin.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.