Polis olarak mesela bir siyasetçinin akrabasına ceza kesemiyor ve göz yummak zorunda kalıyoruz, bu gibi durumlarda nasıl hareket etmeliyiz?
سوال کی تفصیلات
"Ben 15 yıllık trafik polisiyim. İşimi hakkıyla yapmaya çalışıyorum ama son yıllarda yaşadıklarım beni ve arkadaşlarımı bezdirdi. Devlet bize araç, üniforma, benzin, silah, maaş ve kanun vermiş; bize, yola çık, araçları denetle ve gereğini yap demiş, bu kısımda bir problem yok. Ancak yola çıkınca yolda karşılaştığımız birçok vatandaş öyle veya böyle bizden daha yetkili oluyor; birinin yakını veya bir siyasetçinin akrabası… Görevini yapmak istediğinde validen emniyet müdürüne kadar çeşitli zulme, sürgüne ve eziyete mahrum kalıyoruz. Bir üst kademe, koltuğunu düşünüp memuru harcıyor. Sıkıntını kimseye iletemiyorsun. Eşin, çoluk çocuğunun ve kendin mağdur oluyorsun. Üzerinde bir etkin söz konusu olmayan bir sürü adam varken gariban vatandaşa da kanunları uygulamayı bizim vicdanımız almıyor. Birim değiştirmek istediğimizde de olmuyor. Böyle bir sürü sıkıntımız var. Böyle durumlarda gözümüzü yummak zorunda kalıyoruz. Bu sefer de maaşımızı hak etmiyoruz. Bu durumda nasıl hareket etmeliyiz?"
Açıklama
Değerli Müslüman, görevini hakkıyla yapmaya çalışan bir polis memuru olarak, adaletin ve hakkaniyetin sağlanması için karşılaştığınız zorluklar ve baskılar oldukça ağırdır. Bu tür durumlarda İslam'ın adalet ve hakkaniyet prensipleri ışığında nasıl hareket edilmesi gerektiği önemlidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, görevini yaparken adaletten sapmamak, haksızlık karşısında susmamak farzdır. Zulme ve haksızlığa karşı direnmek, ancak bu direnişin meşru ve makul sınırlar içinde olması gerekir. Göz yummak, özellikle haksızlık yapıldığına şahit olunuyorsa, caiz değildir. Ancak kişinin kendisi ve ailesi için aşırı zarar söz konusuysa, sabır ve dua ile Allah'tan yardım istemek önemlidir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de adaletin önemi şöyle vurgulanır:
"Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun." (Nisa, 4/135)
Hz. Peygamber (sav) de adaletle ilgili şöyle buyurmuştur:
"Adalet, Allah'ın gölgesidir." (Tirmizi)
Bu hadisler, adaletten sapmamanın ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Detaylı Açıklama
Günümüzde görev yapan polis memurları, özellikle yetki ve nüfuz sahibi kişilerin yakınları karşısında zor durumda kalabilirler. Ancak İslam, adaletin her durumda korunmasını emreder. Bu nedenle;
- Görevini yaparken adaletten sapmamak, haksızlık karşısında sessiz kalmamak gerekir.
- Üst makamların baskısı karşısında sabırlı olmak ve durumu meşru yollarla ilgili makamlara, hatta gerekirse yasal yollara taşıyabilmek önemlidir.
- Kişisel zarar görme endişesi varsa, dua etmek, sabretmek ve Allah'tan yardım dilemek gerekir.
- Toplumda adaletin sağlanması için, meslektaşlarınızla dayanışma içinde olmak, hakkınızı aramak için birlik olmak faydalı olacaktır.
- İslam'da zulüm karşısında sessiz kalmak, zulmün bir parçası olmaktır; bu nedenle mümkün olan en doğru ve güvenli şekilde hakkınızı aramalısınız.
Bu tür durumlarda, kişisel güvenlik ve ailevi sorumluluklar da göz önünde bulundurulmalıdır. Zorlayıcı koşullarda, sabır ve dua ile birlikte, hakkaniyetli davranmak esastır.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak adaletin korunmasını ve zulme karşı durulmasını emreder. Bazı görüşlerde, kişinin kendi can ve mal güvenliği tehlikede ise, sabır ve dua ile durumu idare etmesi tavsiye edilir. Ancak hiçbir mezhep, haksızlığa göz yummayı meşru görmez.
Sonuç
Özetle, görevini yaparken adaletten sapmamak farzdır. Zulme karşı sabırla, dua ile ve meşru yollarla hakkınızı aramalısınız. Göz yummak İslam'a uygun değildir, ancak zor durumlarda sabır ve Allah'a tevekkül etmek önemlidir.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.