Oruç Tutamayanlar İçin Keffaret
Fragedetails
"Selamunaleyküm. Şeker hastalığımdan dolayı oruç tutamıyorum. Tutamadığım oruçların kefaretini veriyorum ancak geçen bir sohbette rahatsızlıklarından dolayı ömür boyunca oruç tutamayacakların kefaret vermelerine gerek olmadığı konusunda bir söyleşi oldu. Böyle bir şeyin doğru olup olmadığı hakkında beni bilgilendirirseniz sevinirim. ALLAH C.C. ya emanet olun."
Açıklama
Oruç tutamayan ve bu nedenle kefaret vermesi gereken kimselerin durumu İslam fıkhında önemli bir konudur. Özellikle hastalık gibi kalıcı mazeretler söz konusu olduğunda hüküm farklılaşabilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, oruç tutamayan ve bu yüzden oruçlarını kaza edemeyen, ayrıca oruç tutması kendisi için ciddi zarar teşkil eden veya ömür boyu tutamayacak durumda olan kimseler için kefaret vermek farz değildir. Bu kimseler sadece tutamadıkları oruçları kaza ederler veya kaza edemeyecek durumda iseler fidye verirler.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de oruçla ilgili kolaylık ve mazeretlere vurgu yapılmıştır:
"Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez." (Bakara, 2/185)
Hz. Peygamber (sav) de hastalık ve yolculuk gibi mazeretlerde orucun kaza edilmesini emretmiştir:
"Hasta olan veya yolculukta bulunan kimse, tutamadığı günler kadar başka günlerde oruç tutar." (Bakara, 2/185)
Ancak ömür boyu oruç tutamayacak derecede hastalar için ise fidye verilmesi emredilmiştir:
"Kim hasta veya yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutar. Ancak hasta veya yaşlı olup oruç tutmaya gücü yetmeyen kimse, her gün için bir fakiri doyuracak kadar fidye verir." (Bakara, 2/184-185)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, şeker hastalığı gibi kronik ve kalıcı hastalıklar oruç tutmayı sürekli olarak engelliyorsa, Hanefi mezhebine göre bu durumda oruç tutamayan kişi kaza orucunu yerine getiremez. Bu durumda fidye vermesi gerekir. Fidye, her gün için bir fakirin bir günlük yetecek kadar yiyecekle doyurulmasıdır. Kefaret ise orucu kasten bozmak gibi durumlarda ortaya çıkar ve oruç tutamayan hastalar için söz konusu değildir.
Bu hüküm, hem Kur'an ayetlerine hem de sahih hadislerle sabittir. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı'nın güncel fetvalarında da bu görüş benimsenmiştir. Kefaret, orucu kasten bozan veya Ramazan ayında oruç tutmaktan kaçınan sağlıklı kimseler içindir. Hastalık gibi mazeretlerde ise sadece kaza veya fidye söz konusudur.
Bu nedenle, eğer hastalığınız nedeniyle oruç tutamıyorsanız ve bu durum kalıcı ise, tutamadığınız oruçların kefaretini vermeniz gerekmez. Ancak maddi durumunuz elveriyorsa fidye vermeniz tavsiye edilir. Bu, hem dini sorumluluğunuzu yerine getirmenize hem de toplumdaki yardıma muhtaç kimselere destek olmanıza vesile olur.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak benzer görüştedir. Şafii, Malik ve Hanbeli mezheplerinde de kalıcı hastalık durumunda kefaret verilmez, sadece fidye verilir. Ancak bazı alimler, hastalığın geçici olması halinde kaza orucunun mutlaka tutulması gerektiğini vurgularlar.
Sonuç
Ömür boyu oruç tutamayacak durumda olan hastalar kefaret vermekle yükümlü değildir. Sadece fidye vermeleri gerekir. Bu konuda sağlık durumunuzu dikkate alarak dini yükümlülüğünüzü yerine getirmeniz en doğrusudur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.