Nasihat Dinlemeyen Arkadaş
प्रश्न का विवरण
"Selamünaleyküm. Hocam benim bir derdim var bir turlu çıkamadım isin içinden. Benim çok sevdiğim bir arkadaşım var İHL’den arkadaşız ve liseden sonrada beraber çok hayırlı işlerde bulunduk hatta 2 yıl kadar beraber İslami dersler yaptık. Bu arkadaşın evlilik konusunda kati kuralları varken ham dolsun bunları yıktı ve evlenmeye karar verdi. Evlenecekti fakat düğün değil nikah yapacaklardı kız-erkek karma bir halde o günden beri yılmadan her defasında tatlılıkla bazen sert uyardım durdum her defasında bana `kendi elinde olmadığını, mücadele edip başaramadığını söyledi` fakat ben emininki yumuşak huylu arkadaşım daha dik dursa başarabilecekti simdi bu arkadaş maalesef mahremini ifşa ederek evlendi.. “Sahibim beni uyardan senin sorumluluğun yok” dedi ama ben ona eğer hataya devam ederse arkadaşlığımızın eskisi gibi olamayacağını söylemiştim.. Çünkü uyarmazsam kalplerin benzeşip helak olması tehdidi vardı Resulum tarafından, sebt kavminin başına gelenlerde ayni böyle... Şimdi ben ne yapmalıyım… ger arkadaşlığımı bozarsam biliyorum ki daha rahat kayabilecek ama bir yandan bende sağlam değelim ki ya kalbim kayar ve yaptıklarını göremezsem! bunun fikhi durumu nedir. Hak üzere uyardıktan sonra üstelik farz bir konu olduğu halde hat\günah\gerçekleştiyse uyaran kişinin tavrı ne olacak? Cevabini dualarla beklemekteyim. Saygılarımla..."
Açıklama
Değerli Müslüman, nasihat dinlemeyen ve İslami prensiplere aykırı davranan bir arkadaşla nasıl ilişki kurulacağı, hem kardeşlik hem de dini sorumluluk açısından önemli bir meseledir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, bir kardeşi doğru yola davet etmek farz-ı kifayedir. Uyarı yapıldıktan sonra kişi hatasında ısrar ederse, uyaranın sorumluluğu sona erer. Ancak arkadaşlık bağını tamamen koparmak zorunlu değildir; uygun sınırlar içinde kalmak ve kötü örnek olmaktan kaçınmak gerekir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurur:
“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki size merhamet edilsin.” (Hucurat, 49/10)
Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur:
“Biriniz kardeşine bir kusur gördüğünde onu gizlesin. Eğer gizleyemezse, yüzünü çevirmesin. Eğer bunu da yapamazsa, onu uyarır.” (Buhari, Edeb 69)
Detaylı Açıklama
Arkadaşınızı İslami kurallara uygun davranması için defalarca uyarıp gayret göstermeniz, kardeşlik ve sorumluluk bilincinin gereğidir. Ancak uyarılarınız kabul görmediğinde, artık sorumluluğunuzun sınırı çizilmiş olur. Bu durumda:
- Arkadaşınızla iletişimi tamamen kesmek yerine, sınırları belirleyerek devam ettirmek daha uygundur.
- Onun hatalarını onaylamadan, kendi imanınızı ve ahlakınızı koruyarak örnek olmaya devam edin.
- Kalbinizin kaymaması için düzenli olarak dua edin, Allah’a sığınarak sabırlı olun.
- Arkadaşınızın hatalarından dolayı kendinizi suçlamayın; uyarma görevinizi yerine getirdiniz.
- Gerekirse, bu tür durumlarda manevi destek alabileceğiniz güvenilir alim veya cemaatlerle irtibat kurun.
Unutmayınız ki, her insanın hidayeti Allah’ın takdirindedir. Siz sadece nasihat etmekle yükümlüsünüz.
Diğer Görüşler
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde, uyarı yapıldıktan sonra kişinin ısrarı halinde uyaranın sorumluluğu kalkar. Ancak arkadaşlık bağının tamamen koparılması zorunlu görülmez, tavsiye edilen ölçülü mesafedir.
Sonuç
Arkadaşınızı hak üzere uyardınız, artık sorumluluğunuz sona erdi. Arkadaşlığınızı tamamen kesmek yerine, sınırlar koyarak devam ettirin ve kalbinizin kaymaması için Allah’a dua edin. Sabır ve hikmetle hareket etmek en doğrusudur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.