Mesele fetva değil zevkini tatmin etmen…

Vraagdetails

"Hocam benim nişanlım Tıp Fakültesinde okuyor. Kadınların tıp okumasıyla alakalı fetvalarınızı gerekçe göstererek benim rızam olmamasına rağmen okumaya devam ediyor. Erkeklerle sürekli aynı ortamda yalnız kalmasından ve sakınmamasından dolayı bu şekilde bir istekte bulunuyorum. Örnek vermek gerekirse yanından bir erkek çok yakın geçtiğinde tepki göstermediği gibi kendisi de aynı şekilde yakın durabiliyor. Yaptığı işlerin ağırlığına güç yetiremediğini söylüyor ve kendisi de kabul ediyor çok yorulduğunu. Ben de bugün bu işe güç yetiremeyen yarın nasıl çocuğuna ve ailesine güç yetirecek diyorum. Nöbetlerde yeri geliyor kapısı kilitsiz yerlerde uyuyor. Aynı gece başka bir erkekle nöbete kalıp farklı odalarda uyusalar bile bütün geceyi beraber geçirip beraber yemek yiyebiliyorlar. Bütün gün bir erkekle sürekli hastalarla alakalı olsa da benimle etmediği kadar uzun süre muhabbet edip zaman geçirebiliyor ve üstelik bana da şu arkadaş benimle sürekli ilgilenip bana yardımcı oldu diyor. Zannın fazlası bize yasak biliyorum ama bu kadar vesveseye açık durumlara maruz bırakılmak doğru mu? Tesettürüne de yeterince dikkat etmiyor, dar kotlarla gezebiliyor ve eşarbı gevşediğinde önemsemiyor, uyardığımda ise sitem ediyor. Normal vakitte bunları sakınmayan acil bir durumda neyi sakınır diye düşünüyorum. Erkeğe sonda takılacağı zaman asistan ya da hoca kızar korkusuyla erkek bir doktoru çağırmak yerine kendisi başka bir erkeğin cinsel organına dokunuyor ya da belden aşağısı çıplak bir erkeği muayene edebiliyor. Bu gibi durumlar mevcutken sakınmadığını ve bu yüzden okumasını istemediğimi belirtiyorum. Sizin fetvalarınızı gösterip sakınmayla alakalı bir ölçü belirtilmemiş diyor. Sakınması halinde okuyabileceğini söylediğimde böyle bir ortam yok deyip geçiştiriyor. Kendimde Tıp Fakültesinde olduğum için bulunduğu ortamları gözlemleyebiliyorum. Sadece uyarabiliyorum ve uyarmamdan da aşırı derecede şikâyetçi. Ayrıca okumasını gerektirecek maddi bir yükümlülüğü de bulunmamakta. Yardımlarınız ve açıklamalarınız için Allah sizden razı olsun. Bu şartlar altında kendisiyle evlenmek istemiyorum, karar vermemde yardımcı olursanız sevinirim."

Açıklama

Değerli Müslüman, nişanlınızın tıp fakültesinde okuması ve bu süreçte yaşadığınız endişeler, İslam ahlakı ve aile hayatı açısından önemli bir meseledir. Bu durum, hem dini sorumluluklar hem de karşılıklı saygı ve güven temelinde değerlendirilmelidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, kadınların eğitim görmesi genel anlamda caizdir ve teşvik edilir. Ancak, bu eğitim sürecinde İslam ahlakı ve edep kurallarına riayet edilmesi zorunludur. Kadının, erkeklerle olan ilişkilerinde sınırları koruması, tesettürüne dikkat etmesi ve iffetini muhafaza etmesi gerekir. Eğer bu hususlarda ciddi zaaflar varsa, aile ve nişanlı olarak uyarılar yapılabilir ve bu durum evlilik kararını etkileyebilir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de kadınların ve erkeklerin iffetli olmaları emredilmiştir:

“Mümin erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar...” (Nur Suresi, 24:30)

Aynı şekilde kadınlar için de benzer bir emir vardır:

“Mümin kadınlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar...” (Nur Suresi, 24:31)

Hz. Peygamber (sav) de kadınların eğitim almasını desteklemiş, ancak iffet ve edep sınırlarının korunmasını önemle vurgulamıştır.

Detaylı Açıklama

Tıp eğitimi gibi zorlu ve karmaşık bir alanda kadınların yer alması İslam dünyasında genel olarak kabul görmektedir. Ancak, bu süreçte kadınların tesettür kurallarına riayet etmesi, erkeklerle münasebetlerinde sınırları aşmaması gerekir. Nişanlınızın dar kıyafetler giymesi, eşarbını gevşek takması ve erkeklerle samimi ilişkiler kurması İslam ahlakı açısından sakıncalıdır ve düzeltilmesi gereken hususlardır.

Erkeklerle aynı ortamda bulunmak zorunda kalınan mesleklerde, mesafe ve edep kurallarına dikkat etmek esastır. Nöbetlerde kapının kilitsiz olması veya farklı odalarda uyumak gibi zorunluluklar, İslam hukukunda zaruret halleri olarak değerlendirilir ve bu durumlarda sakınmanın ölçüsü esneklik kazanır. Ancak bu, iffet ve edebin tamamen terk edilmesi anlamına gelmez.

Öte yandan, nişanlınızın sizinle iletişimde samimi olmaması, uyarılarınızı dikkate almaması ve bu konuda size karşı sitem etmesi aile içi iletişimde sorun yaratır. Evlilik öncesi bu tür meselelerin açıkça konuşulması ve karşılıklı anlayışın sağlanması önemlidir.

Son olarak, evlilikte karşılıklı sorumluluklar ve maddi-manevi destek esastır. Nişanlınızın maddi yükümlülüğü olmaması, eğitimine devam etmesi için tek başına engel değildir ancak sizin endişeleriniz ve evlilik kararınızda etkili olabilir.

Diğer Görüşler

Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de kadınların eğitim alması caizdir ancak iffet ve edep kurallarına daha fazla vurgu yapılır. Maliki mezhebi ise kadınların ev dışı faaliyetlerinde daha temkinli yaklaşır. Ancak genel olarak tüm mezhepler, kadınların eğitim hakkını kabul eder ve edep sınırlarının korunmasını şart koşar.

Sonuç

Özetle, nişanlınızın tıp eğitimi alması İslam'a göre caizdir ancak iffet, tesettür ve edep kurallarına riayet etmesi zorunludur. Bu konuda ciddi zaaflar varsa, evlilik kararınızı gözden geçirmeniz makul olur. Karşılıklı saygı, anlayış ve dini sorumluluklar çerçevesinde hareket etmek en doğrusudur.

Dit antwoord is opgesteld op basis van de Heilige Koran, Hadith en islamitische rechtsbronnen. Wij raden aan om voor uw persoonlijke situatie een geleerde of moefti te raadplegen.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Gerelateerde Fatwa's