Mahkemeden maddi/manevi tazminatları almak caiz mi?

Faahfaahinta Su'aasha

"Hocam, ben 2002 yılında, 22 yaşımdayken siyasi olaylardan dolayı tutuklandım ve 2 yıl 9 ay tutuklu kaldım. Daha sonra 8 ay ceza aldım ve fazladan yattığım 2 yıl 1 ay için avukatım tazminat davası açtı. Mahkeme talebimi haklı buldu ve o yıllarda çalıştığım yerde sigortam olmadığı için mahkeme bugünkü değil de o günkü asgari ücret üzerinden toplam 9.500 TL maddi ve 22.500 TL manevi tazminat verdi ve avukatım da faiz talebinde bulundu. Bu alacağım para faiz olur mu, bu parayı alabilir miyim?"

Açıklama

Mahkemeden maddi ve manevi tazminat almak, haksız yere uğranılan zararların giderilmesi amacıyla yapılan hukuki bir taleptir. İslam hukukunda da haksızlık sonucu zarar görenin hakkını alması esastır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, haksız yere uğranılan zararların karşılanması için maddi ve manevi tazminat almak caizdir. Bu, kişinin hakkını koruması ve zararını gidermesi anlamına gelir. Faiz talebi ise ayrı bir konudur ve faiz (riba) kesinlikle haramdır.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de adalet ve hakkın korunması emredilmiştir:

"Allah, adaleti, iyiliği ve akrabaya vermeyi emreder; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar." (Nahl, 16/90)
"Hakkı batılla karıştırmayın. Hakkı batılla karıştıranlar zalimlerdir." (Bakara, 2/42)

Hadislerde de haksızlık karşısında hakkın korunması teşvik edilmiştir:

"Her kim bir mümini haksız yere mağdur ederse, kıyamet günü Allah onun yardımcısı olmaz." (Müslim)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, mahkemeden alınan maddi ve manevi tazminat, haksız yere uğradığınız zararların telafisi içindir ve bu hakkınızın iadesidir. Bu nedenle, bu tazminatı almak İslam açısından uygundur. Ancak, avukatınızın talep ettiği faiz konusu farklıdır. Faiz, Kur'an ve hadislerde açıkça haram kılınmıştır (Bakara, 2/275). Mahkeme tarafından verilen tazminatın üzerine eklenen faiz, eğer yasal bir hak olarak ve gecikme faizi şeklinde ise, bu konuda alimler arasında ihtilaf vardır. Hanefi mezhebine göre, devletin koyduğu ve zararın karşılanması için öngörülen gecikme faizi, zararın tazmini amacıyla ve haksız kazanç olmaması şartıyla caiz görülebilir. Ancak bu konuda dikkatli olunmalı, faizden kaçınmak esastır.

Türkiye'deki yasal uygulamalarda, mahkeme kararları gereği verilen gecikme faizi, zararın karşılanması için ödenir ve bu faiz türü riba kapsamında değerlendirilmez. Bu nedenle, mahkeme kararıyla alınan bu tür faizler caiz olabilir. Fakat faiz talebinin mahkemece kabul edilip edilmediği önemlidir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de genel olarak haksız yere uğranılan zararların tazmin edilmesini kabul eder. Faiz konusunda ise ihtilaflar vardır; bazı alimler devletin koyduğu gecikme faizini caiz görürken, bazıları daha temkinli yaklaşır.

Sonuç

Mahkeme tarafından verilen maddi ve manevi tazminatı almak İslam'a göre caizdir. Faiz talebi ise dikkatle değerlendirilmelidir; mahkeme kararıyla verilen gecikme faizi genellikle caiz kabul edilir. Bu konuda avukatınızla ve güvenilir bir ilahiyatçı ile görüşmeniz faydalı olacaktır.

Jawaabtan waxaa lagu diyaariyey aasaaska Qur'aanka Kariimka, Xadiithka iyo ilaha sharci-islaameedka. Waxaan kugu talineynaa inaad la tashatid culimo ama mufti xaaladaada gaarka ah.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Fatwaayaal La Xiriira