Kuyumcuyla Ortak Çalıştırılan Para

Savol tafsilotlari

"Selamünaleyküm hocam. Hocam bir miktar altınım var, tanıdığım bir sarrafa altınları versem o da bu altınları sermayesine katsa ve her alım satımından dolayı elde ettiği karın yarısını kendisine yarısını bana vermek şartı ile ticaret yapsa, yani satış yaparsa karın yarısı satış yapmaz ise herhangi bir ücret yok. Bu şekilde bir ticaretin kar getirisinin caiz olup olmayacağını öğrenmek istedim."

Açıklama

Bu soru, altın sermayesiyle ortaklık kurarak yapılan ticaretin İslam hukukundaki hükmünü sorgulamaktadır. Ortaklık esaslı bir ticaret modelinde kar ve zarar paylaşımı önemlidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, sermaye koyan taraf ile ticaret yapan taraf arasında karın paylaşılması, zarar durumunda ise sermayenin korunması esasına dayanan bir ortaklık (mudaraba) söz konusuysa, bu ticaret caizdir. Ancak kar paylaşımı net, zarar paylaşımı ise sermaye sahibinin zararına olmalıdır. Karın paylaşılması, zarar yoksa ve taraflar arasında önceden anlaşılmışsa helaldir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de ortaklık ve ticaretle ilgili temel prensipler belirtilmiştir:

"Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin; ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaret müstesnadır." (Nisa, 4/29)
"Ortaklıkta kar ve zarar, tarafların anlaşmasına bağlıdır." (Hadis: Buhari, Müslim)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, sizin durumunuzda altınlarınız sarrafa sermaye olarak verilmekte ve karın yarısı size, yarısı sarrafa verilmektedir. Bu, İslam'da mudaraba (emek-sermaye ortaklığı) olarak bilinir. Bu tür ortaklıkta sermaye sahibi zarar ederse, zarar sermaye sahibine aittir; emek veren kişi ise emeğinin karşılığını almaz ama sermayeye zarar vermez. Kar ise önceden belirlenen oranlarda paylaşılır.

Ancak dikkat edilmesi gereken husus, sarrafın ticaret yaparken sizin sermayenizi koruması ve zarar etmesi durumunda sizin zararınızın kabul edilmesidir. Eğer sarraf sadece kar olduğunda pay alıyor, zarar olduğunda ise sermayeye zarar vermiyorsa bu durum İslam hukukuna uygundur.

Bu tür ortaklıkta faiz (riba) unsuru bulunmamalıdır. Yani kar payı, önceden sabit bir faiz gibi değil, gerçek ticari kar üzerinden olmalıdır. Ayrıca, sarrafın ticaret yapmadığı durumlarda herhangi bir ücret talep etmemesi de caizdir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de genel olarak mudaraba esasına dayalı ortaklığı caiz görürler. Ancak bazı alimler, zarar durumunda ortaklık sözleşmesinin detaylarına göre farklı yorumlar yapabilirler. Örneğin, bazıları zarar paylaşımının da taraflar arasında açıkça belirtilmesini şart koşar.

Sonuç

Özetle, altınlarınızı sermaye olarak verip, karın paylaşılması esasına dayalı bir ortaklık kurmanız Hanefi mezhebine göre caizdir. Zarar durumunda sermayenizin korunması ve karın gerçek ticari kazanç üzerinden paylaşılması önemlidir. Bu şekilde ortaklık kurarken sözleşmenizi açık ve adil yapmanız tavsiye edilir.

Ushbu javob Qur'oni Karim, Hadisi Sharif va islomiy fiqh manbalari asosida tayyorlangan. Shaxsiy holatingiz uchun mahalliy din olimi yoki muftiga murojaat qilishni tavsiya etamiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Tegishli fatvolar