Kur’an’daki Bütün Dualar Arapçada Geçmiş Zaman Ekiyle Çevrildiği Doğru mudur?
Maelezo ya Swali
"Bir arkadaşım Arapça kursuna gidiyor ve orada hocasının Kuran’daki bütün duaların geçmiş zaman ekiyle çevrildiğini Arapların bu şekilde yaptığını söylüyor. Arapların çevirileri bu şekilde midir? Eğer öyleyse bunu nasıl anlamak gerekir. Çünkü bu şekilde çevrildiği zaman dua olmuyor ki."
Açıklama
Kur'an'daki duaların Arapçada genellikle geçmiş zaman ekiyle ifade edilmesi, dilin yapısı ve edebi üslubuyla ilgilidir. Bu durum, duaların anlamını ve mahiyetini değiştirmez.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre Kur'an'daki dualar geçmiş zaman kipiyle geçse bile, bu onların dua niteliğini ortadan kaldırmaz. Dua, Allah'a yönelme ve O'ndan yardım isteme anlamındadır ve dilbilgisel kipler dua mahiyetini değiştirmez.
Deliller
Kur'an'da duaların geçmiş zaman kipiyle geçmesine örnek olarak Hz. Musa'nın duası verilebilir:
"Rabbi inni zalamtu nefsi faghfir li" (Ey Rabbim! Ben kendime zulmettim, beni bağışla) (Kasas, 28/16)
Burada "zalamt" (zulmetti) geçmiş zaman kipiyle kullanılmıştır, ancak bu bir duadır.
Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Dua ibadetin özüdür." (Tirmizi)
Detaylı Açıklama
Arapça dilinde geçmiş zaman kullanımı, bazen gerçekleşmiş veya tamamlanmış eylemi değil, dilek, istek veya temenniyi de ifade edebilir. Kur'an'daki dualar da bu dil özelliğine göre geçmiş zaman kipiyle ifade edilmiş olabilir. Bu, Arapların dua ederken kullandıkları dilin yapısal bir özelliğidir ve dua niteliğini azaltmaz.
Örneğin, Kur'an'da "Rabbi ighfir li" (Rabbim beni affet) gibi emir kipinde veya "Rabbi inni zalamtu" (Rabbim ben kendime zulmettim) gibi geçmiş zaman kipinde ifadeler bulunur. Her iki ifade de dua mahiyetindedir. Arapça dilinde bazen geçmiş zaman kipi, bir durumu kesin ve gerçek olarak ifade etmek için kullanılır ve bu da duanın samimiyetini ve ciddiyetini artırır.
Bu nedenle, Kur'an'daki duaların geçmiş zaman ekiyle çevrilmesi, Arapça dilinin yapısal ve edebi özelliklerinden kaynaklanır. Çevirilerde bu durum, dua anlamını kaybetmeden aktarılır. Dua, Allah'a yönelme ve O'ndan yardım isteme eylemidir; dilbilgisel kipler bu anlamı değiştirmez.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde Kur'an'daki duaların geçmiş zaman kipiyle geçmesinin dua niteliğini etkilemediği görüşündedir. Şafii, Malikî ve Hanbelî mezheplerinde de bu konuda bir ihtilaf yoktur. Arapça dilbilgisi ve edebiyatı çerçevesinde bu durum değerlendirilir.
Sonuç
Değerli Müslüman, Kur'an'daki duaların Arapçada geçmiş zaman ekiyle ifade edilmesi, onların dua olma özelliğini ortadan kaldırmaz. Bu, Arapça dilinin yapısal bir özelliğidir ve dua mahiyetini değiştirmez. Dua etmeye devam ediniz ve Kur'an'daki duaları anlamaya çalışınız.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.