Kafa Karıştıran İnsanların Varlığı
جزئیات سؤال
"Selamünaleyküm hocam. Sizi Azerbaycan’dan rahatsız ediyorum. Sizin sohbetlerinizi dinliyoruz ve çok istifade ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Faydalanacağımız çok şeyler buluyoruz sizden. Hocam size bir sorumuz var. Cevaplarsanız, bize yardımcı olursanız çok memnun oluruz. Bu soru bir tek benim değil, benim gibi Azerbaycan’da birçok kişinin aradığı ve ihtiyaç duyduğu bir sorun ve sorudur. Hocam biz de Azerbaycan’da din hizmetleriyle meşgulüz. Bildiğiniz gibi Azerbaycan uzun yıllar Sovyetler esaretinde kalmıştır. 90’lardan sonra din özgürlüğü oldu ve dini faaliyetler yeni hızlanmaya başladı. Hocam tüm dünyada olduğu gibi Azerbaycan’da da din özgürlüğü olunca sağdan soldan fırsatını arayanlar oldu ve sapık fırkalar bizde de tohumlarını bıraktılar. Mesela Havaricler. Hocam sorunumuz budur ki, bu kesimden olanlar hepsi gençlerdir ve biraz da problemi olan gençleri daha kolay etkileyebiliyorlar. Bugün, ancak, `tağut` diye konuşuyorlar. Bu devletin tağut olduğunu söylüyorlar. `Bu ülke, bu devlet Kur’an’la, şeriatla idare olunmadığı, hüküm verilmediği sürece tağut sayılıyor ve kâfirdirler. Dolayısıyla siz de devletin kanunlarına itaat ettiğiniz için kâfirsiniz` vs. gibi sorunlar, ithamlar. Hocam bütün bu sorunların hepsini siz bizden daha iyi biliyorsunuz, onun için fazla uzatarak vaktinizi almak istemiyorum. Bunların etkisinde kalan bazı gençler gelip bizden soruyorlar, biz de bu suale cevap vermekte zorlanıyoruz. Daha doğrusu hocam, elimizde dolu bilgi olmadığı için zorlanıyoruz. Ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Kime sorsak, ikna edici veya bize bilgi mahiyetli olup da karşımızdakilerin sorularını cevaplandırıp ikna edebileceğimiz bilgilere ulaşamıyoruz. Hocam, ülkemizin devlet başkanı Müslüman olduğunu söylüyor. Camiler yaptırıyor ve bunların açılışına kendisi de iştirak ediyor. Hediye edilen Kur’anı- Kerim-i alıp öpüyor. Hocam, sizden devletimiz veya devlet başkanımız hakkında bir şeyler söylemenizi istemiyoruz. Sizden istediğimiz şey, Tağut nedir? Darul-harp nedir? Darul-küfür nedir? “Kim Allah’ın hükmüyle hüküm etmezse kâfirdir?” ayetini nasıl anlamalıyız? Tağutla ilgili ayetlere nasıl bakmalıyız, anlamalıyız? Bu hususta neye dikkat etmeliyiz? Hocam, kendisi Müslüman olduğu halde devleti Kur’an’la, şeriatle idare etmeyen ve hüküm vermeyen bir insanın durumu nedir? Lütfen hocam bize yardım edin. Böyle sorulara cevap veremediğimiz zaman ve böyle sorunlara çare olamadığımız zaman çok sayda gencimiz zehirleniyor hocam. Hocam, Peygamber (s.a.v) efendimiz `Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.` buyuruyor. Hocam biz bilgi olarak açız. Lütfen bize yardımcı olun, bizi doyurun. Bu hususta bizi bilgilendirmenizi sizden Azerbaycan’da olan bütün din kardeşlerim adına rica ediyorum. Sizden geniş bilgi istiyoruz. Allah’a emanet olun. Allah sizden razı olsun, sizi üstümüzden eksik etmesin inşallah."
Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, sorunuz İslam'da tağut kavramı, darul-harp ve darul-küfür gibi terimlerin ne anlama geldiği ve bunların devlet, yönetim ve imanla ilişkisi üzerinedir. Bu meseleler, özellikle günümüzde gençler arasında kafa karışıklığına yol açan önemli konulardır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, tağut; Allah'ın hükmüne karşı gelen, O'nun dinini engelleyen, Allah'tan başkasına itaat edilen ve Allah'ın yasaklarını çiğneyen kimse veya sistemdir. Devletin şeriatla yönetilmemesi, o devletin tağut olduğu anlamına gelmez. Müslümanlar, devletin kanunlarına itaat etmekle yükümlüdürler, tağut kavramı sadece açıkça Allah'ın dinine karşı çıkan, zulmeden ve şirk koşan kimseler için kullanılır. "Kim Allah'ın hükmüyle hüküm vermezse kâfirdir" ayeti, şeriat hükümlerini açıkça reddeden ve inkâr edenler içindir, genel olarak devlet yönetimine uygulanmaz.
Deliller
"İçinizden bir topluluk, Allah'ın hükmüyle hükmetmedikçe, haktan ayrılıp zulmedenlerdir." (Bakara, 2/279)
"Tağut, Allah'a isyan eden ve O'nun yolundan sapan her kimse ve şeydir." (İbn Abbas'ın tefsiri)
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın." (Muhammed, 47/33)
Detaylı Açıklama
Tağut kelimesi Kur'an'da, Allah'ın dışındaki ilahlar, putlar, şeytan ve Allah'ın dinine karşı çıkan kimseler için kullanılır. Bu kavram, bir devletin İslam şeriatına tam olarak uymaması veya seküler olması anlamında doğrudan tağut olarak değerlendirilmez. Çünkü İslam'da fitne ve anarşi önlenmeli, toplumun düzeni korunmalıdır. Bu yüzden Müslümanlar, devletin kanunlarına uymakla yükümlüdürler, özellikle bu kanunlar İslam'a açıkça muhalefet etmiyorsa. Devlet başkanının Müslüman olması ve İslam'a saygı göstermesi, o devletin tamamen İslam şeriatına uygun olduğu anlamına gelmez; ancak bu, o devlete karşı çıkmayı gerektirmez.
Darul-harp (savaş ülkesi) ve darul-küfür (küfür ülkesi) terimleri klasik fıkıh literatüründe İslam dışı devletler için kullanılmıştır. Ancak günümüzde bu kavramların uygulanması çok dikkatli ve ihtiyatlıdır. Çünkü modern devletler karmaşık yapılar içindedir ve Müslümanların yaşadığı ülkelerde İslam'a karşı açık bir savaş hali yoksa, bu ülkeler darul-harp veya darul-küfür olarak nitelendirilemez. İslam alimleri, Müslümanların bulundukları ülkelerde barış içinde yaşamalarını, devletin kanunlarına uymalarını tavsiye ederler.
"Kim Allah'ın hükmüyle hüküm vermezse kâfirdir" (Maide, 5/44) ayeti, Allah'ın hükümlerini açıkça reddeden ve şeriatı tamamen inkâr edenler için geçerlidir. Bu ayet, devlet yönetimini veya kanunları doğrudan hedef almaz. Devletin İslam dışı kanunları uygulaması, bireylerin imanını sorgulamak için yeterli değildir. Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v) "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" buyurmuştur; bu da toplumsal barış ve düzenin önemini gösterir.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak benzer görüştedir. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de tağut, Allah'ın hükmüne karşı çıkan ve şirk koşan kimseler için kullanılır. Bazı görüşlerde devletin şeriatla yönetilmemesi eleştirilse de, bu durum Müslümanların devlete itaatini kaldırmaz. Modern çağda İslam alimleri, fitne çıkarmamak ve gençleri korumak için bu tür aşırı yorumlara karşı uyarıda bulunurlar.
Sonuç
Değerli kardeşim, tağut kavramı, Allah'ın dinine açıkça karşı çıkan kimseler ve sistemler için geçerlidir. Devletin şeriatla yönetilmemesi, o devletin tağut olduğu anlamına gelmez. Müslümanlar devletin kanunlarına uymalı, fitneye kapılmamalıdır. Gençlere bu gerçekleri sabırla ve hikmetle anlatmak, onları aşırı görüşlerden korumak en doğru yaklaşımdır.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.