Kadının Yerinin Erkeğin Yanı Olması Gereği
প্রশ্নের বিবরণ
"Evliliğimizde istemeden de olsa eşime şiddet uyguluyordum. Biz İstanbul'da yaşıyorduk. En son yaşadığımız olayda eşim evi terk edip ailesinin yanına gitti. Kendisi memur olduğu için geçici görevlendirmeyle işini de üç aylığına ailesinin ikamet ettiği yere aldırdı ve bir müddet ayrı kalmamız gerektiğini söyledi. Ben de bunun üzerine tayinimi kendi ailemin yaşadığı yer olan Diyarbakır'a aldırdım ve evimizi de eşimin rızası olmadan Diyarbakır'a taşıdım. Eşimin de Diyarbakır'a gelmesi gerektiği, kadının yerinin erkeğin yanı olması gerektiğini söyledim. Gelmezse boşanacağımızı söyledim. Eşim gelmek istemiyor ve 'evlenmeden önce Diyarbakır'da beni yaşatmayacaksın diye senden söz almış' diyor. Kadının böyle bir hakkı var mıdır? Boşanmamız durumunda benden mehrini talep edebilir mi?"
Açıklama
Bu mesele, evlilikte kadının ve erkeğin birlikte yaşama yeri ile ilgili hak ve sorumluluklarını içermektedir. Eşlerin birlikte yaşaması, evliliğin temel gereğidir ancak bu konuda karşılıklı rıza ve adalet önemlidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, evlilikte kadının erkeğin yanında yaşaması esastır. Ancak erkeğin, eşinin rızası olmadan evi başka bir yere taşıması ve kadını zorla yanında yaşatmaya çalışması uygun değildir. Kadının, evlenmeden önce belirttiği şartlar geçerlidir ve bu şartlara saygı gösterilmelidir. Boşanma halinde ise kadın mehrini talep edebilir, çünkü mehr evlilik akdinin bir parçasıdır ve boşanmayla birlikte kadına verilmesi farzdır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de evlilikle ilgili şu ayetler hüküm verir:
"Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, hoşlanmadığınız bir şeyde Allah çok hayır takdir etmiş olabilir." (Nisa, 4/19)
Bu ayet, eşler arasında iyi geçinmenin önemini ve zorlayıcı davranışlardan kaçınılması gerektiğini belirtir.
"Kadınlar sizin tarlalarınızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi yaklaşın. Onlardan bir şey istediğinizde makul bir şekilde isteyin." (Bakara, 2/223)
Bu ayet, evlilikte karşılıklı hak ve sorumlulukların olduğunu gösterir.
Hz. Peygamber (sav) de eşlere karşı adaletli ve merhametli olunmasını emretmiştir.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, evlilikte kadının ve erkeğin birlikte yaşaması, aile birliğinin korunması açısından önemlidir. Ancak bu birlik, zorla sağlanmamalıdır. Eşinizin evlenmeden önce belirttiği şartlar, onun rızası ve hakkıdır. Bu şartlara saygı göstermek, İslam'ın adalet ve merhamet prensiplerine uygundur. Evinizin Diyarbakır'a taşınması ve eşinizin oraya zorla getirilmesi, onun rızası olmadan yapılmamalıdır. Bu durum aile içi huzursuzluğa ve şiddete yol açabilir ki İslam şiddeti kesinlikle yasaklar.
Şiddet uygulamak İslam'da kesinlikle caiz değildir. Peygamber Efendimiz (sav) "Müminler birbirine merhamet edenlerdir" buyurmuştur. Bu nedenle, şiddetli davranışlarınızı terk edip, eşinizle barışmak ve ona karşı sabırlı, merhametli olmak gerekir.
Boşanma halinde mehr kadına verilmelidir. Mehr, kadının hakkıdır ve evlilik akdinde kararlaştırılır. Eşiniz, boşanma durumunda mehrini talep edebilir.
Diğer Görüşler
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de kadının erkeğin yanında yaşaması esas kabul edilir. Ancak kadının evlenmeden önce belirttiği şartların geçerliliği konusunda görüş birliği vardır. Maliki mezhebinde ise kadının rızası daha fazla önemsenir ve zorla yer değiştirme daha çok eleştirilir.
Sonuç
Sonuç olarak, eşinizin rızası olmadan evi başka yere taşımak ve onu zorla yanında yaşatmak İslam'a uygun değildir. Şiddetten uzak durmalı, karşılıklı saygı ve anlayışla çözüm aramalısınız. Boşanma halinde mehr kadına verilmelidir.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.