İstemeyerek de Olsa Askere Gidenin Nikahı Bozulur mu?
Fragedetails
"Riyazu's Salihin'de geçen bir olay var; Üç sahabe cihada sebepsiz yere çıkmıyorlar ve sonra Rabbimizden gelen vahiy üzere eşleri de onlar affedilene kadar yanlarında bulunmuyor. Açıklama kısmında eşte münafıklık alameti bulunursa eşinin ona helal olmayacağı yazıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi bu olayı okuduğumdan beri kafama takılan bir şey var ki o da şu; Gönüllü olmasa da tağutu tağut bilse de askere giden adam ile eşinin nikahı bozulur mu?
Evvela şunu bilelim: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin 'sen şöyle oldun!' şeklindeki hükmünü verebileceğimiz net bir bilgi bizim için hiçbir zaman geçerli değildir. Dolayısıyla böyle bir hükme varmak da mümkün değildir. Hadi tağutun tağutluğu kesin bilindi diyelim. Müslüman'ın: 'Ben, Allah'ın Şeriatı yerine bu tağutun hükmünü kabul ediyorum.' dediğini veya kalbinden bunu geçirdiğini nasıl bileceğiz? Biz zahire göre hükmetmeye mecburuz. Kalplere yönelik kararlar tehlikelidir. Aman dikkat edelim. Allah ayağımızı sabit kılsın."
Açıklama
Askere gitmek ve bunun nikah üzerindeki etkisi, İslam hukukunda önemli bir meseledir. Özellikle istemeyerek askere gitmenin nikahı bozup bozmadığı sorusu, sahabe döneminden gelen hadiseler ve günümüz şartları ışığında değerlendirilmelidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, bir Müslüman'ın istemeyerek de olsa askere gitmesi nikahı bozmaz. Nikah, ancak şer'i bir sebep veya boşanma gibi belirli durumlarda sona erer. Askere gitmek, özellikle zorunlu veya devletin meşru bir görevi olarak kabul edildiğinde, nikahın feshine sebep olmaz.
Deliller
Kur'an ve hadislerde nikahın bozulmasına dair hükümler açıkça belirtilmiştir. Ancak askere gitme ile nikahın bozulması arasında doğrudan bir ilişki kurulmamıştır.
"Evlenmeniz size helal kılındı..." (Bakara, 2/221)
"Nikah, Allah'ın koyduğu bir sözleşmedir." (Hadis, Buhari ve Müslim)
Sahabe döneminde cihada gitmeyen bazı kimselerin eşlerinden ayrı kalmaları, onların münafıklık alameti olarak değerlendirilmiş ve bu durum özel bir bağlamda ele alınmıştır. Ancak bu, genel olarak askere gitmenin nikahı bozduğu anlamına gelmez.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, askere gitmek günümüzde devletin meşru bir görevi ve vatandaşlık sorumluluğudur. İslam hukukunda, devletin meşru otoritesine itaat esastır (Nisa, 4/59). Zorunlu askerlik gibi durumlarda, kişinin gönülsüz olması veya tağut olarak gördüğü bir yönetim altında bulunması, nikahın bozulması için yeterli sebep değildir. Çünkü nikah, iki tarafın rızası ve İslam'ın şartlarıyla kurulan bir akittir ve ancak boşanma veya ölüm gibi durumlarda sona erer.
Riyazu's Salihin'de geçen sahabe örneği, özel bir durumu ve münafıklık alametlerini içermektedir. Bu örnek, genel bir hüküm çıkarma sebebi olmamalıdır. Ayrıca, kalplerin durumu ancak Allah tarafından bilinir; bizler zahire göre hükmederiz. Bu nedenle, eşlerin birbirine helal olmaması gibi bir hüküm ancak şer'i delillerle ve açık durumlarda geçerlidir.
Günümüzde, askerlik yapan kişinin nikahı devam eder, eşler arasındaki ilişki İslam'ın genel hükümlerine göre devam eder. Zorunlu askerlik nedeniyle eşlerin ayrı kalması, nikahın sona ermesi anlamına gelmez. Eşler, birbirlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmeye devam ederler.
Diğer Görüşler
Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde, askere gitmenin nikahı bozacağına dair bir görüş yoktur. Ancak bazı alimler, cihadın farz olduğu durumlarda, cihada gitmeyenlerin eşlerinin onlarla beraber olmaması gerektiğini belirtmişlerdir. Bu durum, askere gitmekten farklı olarak, cihadın farz olduğu ve kişinin mazeretsiz olarak gitmemesi halinde geçerlidir.
Sonuç
Sonuç olarak, istemeyerek de olsa askere gitmek nikahı bozmaz. Eşler arasındaki bağ devam eder ve İslam'ın genel nikah hükümleri geçerlidir. Kalplere yönelik hüküm vermekten kaçınmalı, zahire göre hareket etmeliyiz.