İnsanları Uyarırken, Sen de Önceden Öyleydin, Diye Vesvese Geliyor
Question Details
"Hocam, ben yaklaşık iki buçuk yıl önce örtündüm. Yaklaşık iki üç ay öncesine kadar örtünme şeklimi sevmiyordum ve üst kısım için çok renkli olmayan, göze batmayan büyük örtüler aldım. Etek ve kazak gibi şeylerden de vazgeçtim, daha çok ferace türü giyinmeye çalışıyorum. Diğer taraftan da namazlarımı daha huşulu kılmak için çaba harcıyorum. Kur’an’ı daha sık okumaya çalışıyorum ve benim en büyük sorunum olan TV izleme alışkanlığımı kitap okuyarak gidermeye çalışıyorum. Müslüman genç bir kızın nasıl yaşaması gerekiyorsa özen vererek uygulamaya çalışıyorum ama asıl bu noktada sıkıntım başlıyor hocam. Bu vesvese mi ne bilmiyorum ama içimdeki ses, ‘yalakalık’ bunlar diyor. Mesela, az önce ufak bir hata yaptım ve onu düzeltmek istiyorum çünkü Allah'ın hoşlanmayacağı bir iş. Mesela, iki yıl öncesine kadar ben başka düşünürdüm, ama bugün düşüncelerim ve davranışlarımı Kur’an’a göre şekil vermeye gayret ediyorum. Ve yine o vesvese ‘dün böyleydi, bugün niye böyle diyorsun’ ve ardından kendi kendimi ispat etmek istermiş gibi savunmaya geçiyorum. Halbuki Rabbimin bana emir etiklerini savunmak gibi bir haddim olamaz. Ve aynı şekilde örtümü düzeltim ve şimdi tesettürü İslamiyet’e uygun olmayan kardeşlerimi eleştiriyorum ve uyarıyorum. Ama bir taraftan da buna sanki hakîm yokmuş gibi bir his uyanıyor. Çünkü ben de öyleydim bir zamanlar. Hocam acaba ben kendi kendime mi vesvese üretiyorum, yoksa o aradaki ince çizgiyi mi bilmiyorum?"
Açıklama
Değerli Müslüman, insanın iman yolunda ilerlerken geçmişteki hâlinden dolayı kendini sorgulaması ve içindeki vesveselerle mücadele etmesi oldukça doğal bir durumdur. Bu tür düşünceler, kişinin samimiyetini ve niyetini test eden bir imtihan olabilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, kişinin geçmişteki hatalarını düşünerek pişmanlık duyması ve şu anki halini düzeltmeye çalışması sevap ve takdir edilen bir davranıştır. Vesvese ve şüpheler, özellikle Allah yolunda ilerleyen kimselerde sıkça görülebilir ve bunlar genellikle şeytanın insanı yıldırma çabasıdır. Bu nedenle, kişinin kendisini suçlaması ve geçmişini hatırlayarak şüpheye düşmesi doğru değildir. İslam, tevbe kapısını her zaman açık tutar ve samimi dönüşü kabul eder.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.” (Ahzab, 33/70)
Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Müminin hali, şaşkın bir adam gibidir; bir iyilik yapar, onu daha fazlasıyla yapmaya çalışır, sonra da kendini eksik görür.” (Tirmizî)
Detaylı Açıklama
Geçmişteki hatalarınızı düşünerek kendinizi yargılamak ve bu yüzden vesvese duymak, şeytanın insanı yoldan saptırma yollarından biridir. Allah Teâlâ, samimi tevbe eden kullarını bağışlar ve onları yeni bir sayfa açmaya teşvik eder. Örtünme, namaz, Kur'an okuma ve kötü alışkanlıklardan vazgeçme gibi güzel adımlarınız, Allah katında çok kıymetlidir. Bu yolda ilerlerken geçmişinizi hatırlayıp kendinizi eleştirmeniz yerine, Allah'ın rahmetine güvenip, her gün daha iyi olmaya gayret etmeniz gerekir.
İnsanları uyarmak ve doğruyu söylemek de önemli bir sorumluluktur ancak bunu yaparken kibir veya kendini üstün görme duygusuna kapılmamak gerekir. Siz de dediğiniz gibi, Rabbimizin emirlerini savunmak sizin göreviniz değil, sadece uyarıcı ve örnek olmaktır. Vesvese geldiğinde, onu şeytanın bir oyunu olarak görüp Allah'a sığınmak ve sabırla devam etmek en güzeli olacaktır.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde tevbe ve samimiyetin önemini vurgular. Şafii mezhebine göre de vesvese, kalbin hastalığıdır ve ona karşı sabır ve dua ile mücadele edilmelidir. Malikî ve Hanbelî mezheplerinde de kişinin geçmişini düşünerek kendini suçlaması yerine, Allah'ın rahmetine güvenmesi öğütlenir.
Sonuç
Geçmişteki hâlinizle bugünkü hâliniz arasındaki fark, Allah'ın size verdiği bir hidayettir. Vesveselere kapılmadan, samimiyetle Allah'a yönelmeye devam edin. Kendinizi suçlamak yerine, Allah'ın rahmetine güvenip, iyilikte ısrarcı olun.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.