İmanımın yarısı heba oldu…

Butiran Soalan

"Hocam ben 22 yaşındayım. Dinlediğim sohbetleriniz karşılığında size danışmak istediklerim var. Ben ailemin 3 kız evladından ilkiyim. Küçüklüğümden beri Kuran-ı Kerim ile büyüdüm. Allah'ın ve Allah Rasülünün biz kullar olarak bizden neler istediğini neler istemediğini öğrenerek, bu farkındalıklar ile yaşamaya çalıştım. 20 yaşındaydım Rabbimizin huzuruna secde ettiğimde, fakat ben yanlışları bile bile, haramları bile bile harama düştüm daha kötüsü zinaya düştüm hocam. Allah yoluna bu kadar bağlanmaya çalışırken nasıl böyle bir şey yaptım diye kendimi yiyip bitiyorum. Ben hem kendi dünya ve ahiretimi hem de ailemin ahiretini yıktım. Evlenmeyi düşünemiyorum çünkü bu gerçekle yüz yüze kalacağım. Ama evlenmezsem de peygamberimizin sünnetine karşı çıkmış olacağım. İşlediğim günah yüzünden eşim olacak insanın da hakkına girdim. Çok vebaldeyim hocam.
Yaptığım şeyden sonra nasılsa yaptım deyip umutsuzluğa düşmedim, huzurdan ayrılmadım. Ama huzursuzum. Yıllardır bu düşüncelerle yaşıyorum. İmanımın yarısını heba ettim. Emeklerim boşa gitti. Ne yapmalıyım hocam? Sürekli Rabbimize sığınıyorum ama günahım o kadar büyük ki altından kalkamıyorum.
Kendimi yeterli göremiyorum."

Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, iman ve günah konusu insan hayatında çok hassas ve önemli bir meseledir. Her insan hata yapabilir, önemli olan tövbe edip Rabbimizin rahmetine sığınmaktır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, işlenen büyük günahlar bile samimi tövbe ile affedilir ve iman zedelenmez. İmanın yarısının heba olması gibi bir durum söz konusu değildir. Allah Teâlâ, tövbe eden kullarını bağışlamayı vaad etmiştir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"De ki: Ey kendi aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Zümer, 39/53)

Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur:

"Her kim tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder." (Buhari, Tevbe, 1)

Detaylı Açıklama

Günah işlemek insanın fıtratında olan bir zaaf ve imtihandır. Önemli olan, günah işledikten sonra pişmanlık duymak, samimi bir şekilde tövbe etmek ve bir daha aynı hataya düşmemek için gayret göstermektir. Allah'ın rahmeti, gazabından büyüktür. Kendinizi günahlarınızla mahkum etmek, umutsuzluğa kapılmak doğru değildir. Çünkü umutsuzluk, İslam'da yasaklanmıştır. Rabbimiz, kullarının tövbesini kabul etmekte çok cömerttir.

Evlenme konusunda ise, Peygamber Efendimiz (sav) "Evleniniz, çünkü evlenmek dinin yarısıdır." buyurmuştur. Ancak evlenmek için kendinizi hazır hissetmiyorsanız, önce kalbinizi ve imanınızı güçlendirmek, tövbe ve ibadetle arınmak öncelikli olmalıdır. Eşinize karşı hakkınızı helal etmek ve geçmişteki hatalarınızdan ders almak önemlidir.

Bu süreçte şu adımları takip edebilirsiniz:

  • Samimi tövbe etmek ve Allah'tan bağışlanma dilemek
  • Günahı tekrar işlememek için tedbir almak
  • Kur'an okumaya, namaza, dua ve zikirle meşgul olmaya devam etmek
  • Güvenilir bir din alimi veya psikolojik destek almak
  • Sabırlı olmak ve Allah'ın rahmetine güvenmek

Diğer Görüşler

Diğer mezheplerde de genel olarak tövbe kapısının açık olduğu, iman ile günah arasında fark olduğu kabul edilir. Bazı mezhepler, büyük günah işleyen kişinin imanının zayıflayabileceğini söylese de, samimi tövbe ile bu zayıflamanın giderileceği görüşündedir.

Sonuç

Günahlarınızdan dolayı umutsuzluğa kapılmayınız. Rabbimizin rahmeti sonsuzdur. Samimi tövbe ile imanınız korunur ve güçlenir. Kendinizi affedin, tövbe edin, ibadetlerinize devam edin ve evlilik konusunda kendinizi hazır hissettiğinizde adım atabilirsiniz.

Jawapan ini disediakan berdasarkan Al-Quran, Hadis, dan sumber perundangan Islam. Kami mengesyorkan agar berunding dengan ulama atau mufti untuk situasi peribadi anda.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Fatwa Berkaitan