İbni Abbas’ın, birisi tevbe etse de günahlardan kurtulamayacağı, görüşü doğru mudur?

Fragedetails

"Hocam, her günahın tevbesi olduğunu söylüyorsunuz. Ben de Zumer suresinin 53. ayetinden, Nisa suresinin 116. ayetinden ve Furkan suresinin 70. ayetinden her günahın affı olduğunu okuyorum, ehli sünnette de böyle geçiyor diye biliyorum. Ama İbni Abbas Nisa suresi 93. ayetin, Furkan suresinin 70. ayetini nesh ettiğini söylüyor, bu surenin (Furkan 70) müşriklere geldiğini söylüyor. Bu konudaki düşünceniz nedir? Ben sınırlı aklımla, tevbe edenle etmeyenin pişman olanla olmayanın arasında dağlar kadar fark var, diye biliyorum ama burada İbni Abbas tevbe etse de bu günahtan kurtulamayacağını söylüyor."

Açıklama

Tevbe, İslam'da günahların affı için en önemli kapıdır. Ancak bazı ayetlerde ve sahabe yorumlarında tevbenin kapsamı ve sınırları hakkında farklı değerlendirmeler bulunmaktadır. İbni Abbas'ın Nisa 93. ayet ve Furkan 70. ayetle ilgili görüşü, bu farklı yorumlardan biridir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, tevbe eden kişinin günahları Allah tarafından affedilir, yeter ki samimi bir pişmanlık ve tövbe olsun. Ancak Allah'ın affetmediği, bağışlamadığı günahlar da Kur'an'da belirtilmiştir. İbni Abbas'ın bazı ayetleri nesh ettiği veya müşriklere özel değerlendirdiği görüşü, genel tevbe hükmünü değiştirmez.

Deliller

Kur'an'da tevbenin geniş kapsamı ve Allah'ın rahmetinin büyüklüğü vurgulanır:

"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Zümer, 39/53)
"Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, ondan başkasını dilediğini bağışlar." (Nisa, 4/116)
"Allah, dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder." (Furkan, 25/70)

Bu ayetler tevbenin kabulü ve bağışlanmanın genişliği hakkında önemli delillerdir.

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, tevbe etmek, Allah'a dönmek ve günahlardan pişmanlık duymaktır. İbni Abbas'ın Nisa 93. ayet ile ilgili yorumu, bu ayetin müşrikler için özel bir hüküm taşıdığı ve Furkan 70. ayetle nesh edildiği yönündedir. Ancak bu, tevbenin genel hükmünü ortadan kaldırmaz. Çünkü Kur'an ve sahih hadislerde tevbenin kapısının her zaman açık olduğu, samimi tevbenin Allah katında kabul edildiği bildirilir.

Özellikle Nisa 116. ayette "Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz" ifadesi, şirk günahının tevbesinin kabulü konusunda istisnai bir durumdur. Ancak şirkten tevbe eden kişi, şirkten vazgeçip samimi olarak Allah'a yönelirse, Allah'ın rahmetinden ümit kesmemelidir. Bu, İslam alimlerinin genel kanaatidir.

İbni Abbas'ın görüşü, ayetlerin nesh ve özel durumlarıyla ilgilidir; bu, tevbenin genel kabulünü etkilemez. Günümüzde de alimler, tevbenin her günah için mümkün olduğunu ve Allah'ın rahmetinin sonsuz olduğunu vurgularlar.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler ve alimler de tevbenin geniş kapsamını kabul eder. Şafii ve Malikî mezheplerinde de tevbe, samimi olduğu sürece günahların affı için yeterlidir. Ancak şirk gibi büyük günahlar için tevbenin samimiyeti ve devamlılığı önemle vurgulanır.

Sonuç

Özetle, tevbe kapısı her zaman açıktır ve samimi tevbe eden kişi günahlarından kurtulur. İbni Abbas'ın bazı ayetlerle ilgili özel yorumları, tevbenin genel hükmünü değiştirmez. Kardeşim, tevbe konusunda Allah'ın rahmetine güvenmeli ve samimi olmalısın.

Diese Antwort wurde auf Grundlage des Heiligen Korans, der Hadithe und islamischer Rechtsquellen erstellt. Wir empfehlen, für Ihre persönliche Situation einen Gelehrten oder Mufti zu konsultieren.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Verwandte Fatwas