Hz. İsa (a.s) Hakkındaki Ayet-i Kerime

Fragedetails

"Selamünaleyküm, hayırlı ve bereketli çalışmalar dilerim. Sayın hocam, Müslümanların nüzulü İsa ile ilgili iman etmek seviyesinde bir sorumlulukları var mıdır? Ölümünden önce ona iman etmeyecek kimse kalmayacaktır ayetinin İsa’nın nüzulüne delaleti ne kadar açıktır? İsa bugün gelse ve herkes inansa bugüne kadar geçip gidenler ne olacak, herkesin inanması gibi bir takdir var mı, efendimiz dâhil hangi peygambere herkes inandı? Bu konuda bize açık cevap verirseniz çok memnun oluruz. Gördüğüm kadarıyla ayetler ve hadisler bütün derinliği hesap edilmeden rastgele kullanılıyor. Göstereceğiniz ilgiye şimdiden teşekkür eder çalışmalarınızın bereketli olmasını dilerim selam ve dua ile."

Açıklama

Hz. İsa (a.s) İslam inancında önemli bir peygamberdir ve nüzulü (dünyaya tekrar gelişi) ile ilgili ayet ve hadisler, Müslümanların iman sorumluluğu açısından değerlendirilir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, Hz. İsa'nın nüzulüne iman etmek, iman esaslarından biri değildir ancak ona inanmak sünnet ve müminin imanını tamamlayan bir husustur. Hz. İsa'nın nüzulü, kıyamet alametlerinden biri olarak kabul edilir ve bu konuda kesin bir iman farzı yoktur. Ancak ona inanmak, Peygamber Efendimizin (s.a.v) hadisleri ışığında tavsiye edilir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Hz. İsa'nın ölmediği ve Allah tarafından göğe yükseltildiği belirtilir:

"Ve: 'Biz Muhammed'i Allah'ın elçisi, İsa'yı da elçi olarak gönderdik.' Dedik. Onlara apaçık deliller getirdik. Allah onların inkâr etmelerine yeter." (Nisa, 4/171)
"Onu (İsa'yı) öldürmediler ve asmadılar; fakat onlara öyle gösterildi. Gerçekten, onu öldürenler hakkında şüphe içindedirler. Onun hakkında ihtilafa düşenler ise kesin bir bilgiye sahip değildirler, sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler." (Nisa, 4/157)

Hz. İsa'nın nüzulü ile ilgili hadislerden biri şöyledir:

"İsa bin Meryem yeryüzüne inecek. Adaletle hükmedecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek ve cizyeyi kaldıracak." (Buhari, Müslim)

Ancak "Ölümünden önce ona iman etmeyecek kimse kalmayacaktır" şeklinde açık bir ayet veya sahih hadis bulunmamaktadır. Bu ifade, bazı yorumcuların kıyamet alametleri bağlamında değerlendirdiği bir ifadedir.

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, Hz. İsa'nın nüzulü konusu, İslam eskatolojisinin (ahiret ve kıyamet olayları) bir parçasıdır. Kur'an ve sahih hadislerde Hz. İsa'nın ölmediği, Allah tarafından göğe yükseltildiği ve kıyamet öncesi tekrar geleceği belirtilir. Ancak bu gelişin zamanı ve herkesin ona inanması gibi kesin bir zorunluluk Kur'an'da açıkça belirtilmemiştir.

Hz. Peygamber (s.a.v) döneminde dahi herkesin ona iman ettiği görülmemiştir. Peygamberlerin hepsine ümmetin tamamının inanması mümkün olmamıştır; bazıları iman etmiş, bazıları etmemiştir. Bu, insanın iradesi ve imtihanı ile ilgilidir.

Bugün Hz. İsa (a.s) gelse ve herkes ona inanırsa, bu büyük bir nimettir. Ancak geçmişte iman etmeyenlerin durumu ise Allah'ın adaletine bırakılmıştır. İslam, iman ve amel ile sorumluluğu bireye yükler, herkesin iman etmesi zorunlu değildir.

Ayette ve hadislerde geçen ifadeler, bağlamları içinde değerlendirilmelidir. "Ölümünden önce ona iman etmeyecek kimse kalmayacaktır" gibi ifadeler, genellikle kıyamet alametleri ve ümmetin son dönemleriyle ilgili yorumlardır ve kesin bir hüküm olarak alınmamalıdır.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de genel olarak Hz. İsa'nın nüzulüne inanmayı kabul eder ancak bu konuda farz veya vacip hükmü yoktur. Bazı Şafii ve Hanbeli alimler, nüzulun iman esaslarından biri olmadığını belirtirler. Diyanet İşleri Başkanlığı da bu konuda benzer görüştedir; nüzul iman için şart değildir ancak inanılması tavsiye edilir.

Sonuç

Hz. İsa'nın nüzulüne inanmak, iman esaslarından biri olmamakla birlikte, sünnet ve güzel bir inançtır. Herkesin ona iman etmesi zorunlu değildir ve geçmişte iman etmeyenlerin durumu Allah'ın takdirindedir. Bu konuda ayet ve hadisler dikkatle ve bağlamında anlaşılmalıdır.

Diese Antwort wurde auf Grundlage des Heiligen Korans, der Hadithe und islamischer Rechtsquellen erstellt. Wir empfehlen, für Ihre persönliche Situation einen Gelehrten oder Mufti zu konsultieren.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Verwandte Fatwas