Hocam, İnsanlar Aşureyle Tufanı Hatırlasalar Fena mı Olur?
Fragedetails
"Hocam haddim olmayarak sizi aşure konusunda bazı yönlerden eleştirmek istiyorum; diyorsunuz ki, böyle bir ibadet yani yapılınca Allah’ın sevap yazdığı bir iş yoktur. Ne Kur’an’da ne Sünnet’te ne de Ebu Hanife’de yoktur. Sonradan uydurulan her şey gibi bu da bid’attir. Ama bid’at olan aşûre değil onun sevap maksatlı yenmesidir.(Amenna) Eğer aşûre, Nuh aleyhisselamın hatırasına yeniliyorsa bunun adı çirkinliktir. Dokuz yüz elli senelik cihadı yapan o, tatlıyı yiyen biz ama her ikimiz de cennetteyiz. Ne güzel değil mi? Ne kolay cennet!
- Hocam neden çirkinlik olsun? Nuh tufanından sonra yenildiğine inanılan bir yiyeceği insanlar o gün yese ve Nuh tufanını hatırlasa ve insanlar tufandan ders ve ibretler alsa o günleri hatırlasa fena mı olur? Nuh peygamber 950 sene yaşamış ama çok fazla şey bilmiyoruz hakkında, gene elimizde ibret verici tufan hadisesi ve bunu hatırlatan aşure var. Müslümanlar sadece tatlı boyutuyla ilgileniyorlarsa tufandan kurtuluşun bir simgesi olduğunu da bizim anlatmamız gerek diye düşünüyorum."
Açıklama
Aşure günü ve aşure tatlısı, İslam kültüründe farklı anlamlar taşıyan bir konudur. İnsanların aşureyi Nuh Tufanı gibi tarihi ve dini olayları hatırlamak için kullanması, niyet ve anlayışa bağlıdır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, aşure günü oruç tutmak sünnettir ve sevap kazandırır. Ancak aşure tatlısını yemek veya bu yemeği ibadet niyetiyle yapmak, Kur'an ve sahih hadislerde yer almadığı için ibadet olarak kabul edilmez. Aşure tatlısının yenmesi helaldir ve kültürel bir gelenek olarak yapılabilir, ancak bu davranışın ibadet veya sevap kazandıran bir amel olduğu söylenemez.
Deliller
Aşure günü oruçla ilgili en önemli delil, Peygamber Efendimizin (s.a.v) hadisidir:
"Musa (a.s) ve kavmi, Allah'ın emriyle Aşure günü oruç tutarlardı. Ben de size Ramazan orucundan sonra bu günü oruç tutmanızı tavsiye ederim." (Buhari, Savm 44)
Kur'an-ı Kerim'de ise doğrudan aşure tatlısı veya onun ibadet olarak yenmesiyle ilgili bir ayet yoktur.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, aşure günü oruç tutmak, Peygamberimizin sünnetidir ve bu oruç, Nuh Tufanı gibi önemli tarihi olayları hatırlamak ve Allah'a şükretmek amacıyla tutulur. Ancak aşure tatlısının yenmesi, özellikle sevap kazanmak için yapılması, İslam'ın temel kaynaklarında yer almaz. Bu nedenle, tatlıyı yemek kültürel bir gelenek olarak değerlendirilmeli, ibadet niyetiyle yapılmamalıdır.
İnsanların aşure tatlısını yedikten sonra Nuh Tufanı gibi tarihi olayları hatırlamaları ve bu vesileyle Allah'a şükretmeleri güzel bir davranıştır. Ancak bu hatırlama, tatlıyı yemenin kendisinden değil, Allah'ın emirlerine uygun davranmaktan ve ibadetlerden kaynaklanmalıdır.
Bu konuda dikkat edilmesi gereken, dini hükmü olmayan davranışların ibadet gibi gösterilmemesi ve bid'at olarak nitelendirilmemesidir. Çünkü bid'at, dinin esaslarına aykırı olarak yeni ibadetler veya dini uygulamalar eklemek demektir. Aşure tatlısını yemek, ibadet niyeti taşımadığı sürece bid'at sayılmaz.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer görüştedir. Şafii, Malikî ve Hanbelî mezheplerinde de aşure günü oruç tutmanın fazileti vurgulanır, ancak aşure tatlısının ibadet olarak yenmesi kabul edilmez. Bazı halk arasında yaygın olan aşure tatlısını ibadet maksadıyla yeme geleneği, fıkhi olarak desteklenmez ve bid'at olarak değerlendirilir.
Sonuç
Özetle, aşure günü oruç tutmak sünnettir ve sevap kazandırır. Aşure tatlısını yemek ise kültürel bir gelenek olup, ibadet niyetiyle yapılmamalıdır. İnsanların aşure vesilesiyle Nuh Tufanı gibi önemli olayları hatırlamaları güzel ve faydalıdır, ancak bu hatırlama tatlıyı yemenin kendisinden değil, Allah'a yönelmekten kaynaklanmalıdır.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.