Herkes Kendine Vird, Zikir Belirleyebilir mi?
جزئیات سؤال
"Bir kişi “Allah'ı çokca tesbih edin” gibi ayetlerden yola çıkarak, kendisine virdler oluşturabilir mi? Mesela: "her gün teheccüd namazımdan sonra 1000 kez "Allah" diyeceğim" gibi. Yoksa tesbih, zikir gibi hususlarda hadislerle amel etmemiz mi gerekmektedir, bunun dışına çıkmak bid'at midir?"
Açıklama
İslam'da zikir ve tesbih, Allah'ı anmak ve O'na yakınlaşmak için yapılan ibadetlerdendir. Bu konuda kişi kendi belirlediği zikirleri yapabilir mi, yoksa sadece Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) öğrettiği zikirlerle mi amel etmelidir, sorusu önemlidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, zikir ve tesbihlerde Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) öğrettiği zikirler önceliklidir ve bunlara uymak en doğrusudur. Ancak kişinin kendi kalbinden samimiyetle yaptığı ve dinin esaslarına aykırı olmayan zikirler de caizdir. Bu, bid'at sayılmaz.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Allah'ı çokça tesbih edin.” (Âl-i İmrân, 3/41)
Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Allah'ı anmanın (zikr) en faziletlisi, Peygamberinizin (s.a.v) öğrettiği zikirlerdir.” (Buhari, Zikir 1)
Bu hadis, zikirde sünnete uymanın önemini vurgular.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, zikir ve tesbih, Allah'ı anmanın çeşitli yollarıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bizlere birçok zikir öğretti; örneğin sabah-akşam okunan Ayetel Kürsi, Subhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber gibi tesbihler. Bunlar hem Kur'an hem de sahih hadislerle sabittir ve sünnettir.
Kişi, bu zikirlerin yanı sıra kalbinden gelen samimi sözlerle de Allah'ı anabilir. Örneğin, belirli sayıda "Allah" demek veya kendi belirlediği başka zikirler yapmak, eğer dinin esaslarına aykırı değilse bid'at sayılmaz. Ancak bu zikirlerin faziletini ve sevabını artırmak için Peygamberimizin (s.a.v) öğrettiği zikirlere öncelik vermek gerekir.
Bid'at, dinin esaslarına aykırı, Peygamberimizin (s.a.v) ve sahabe döneminin uygulamalarına ters düşen yeni ibadet şekilleridir. Sadece sayı belirlemek veya kendi zikirini yapmak, eğer dinin sınırlarını aşmıyorsa bid'at değildir. Fakat zikirlerde aşırıya kaçmak, zorlamak veya Peygamberimizin zikirlerini küçümsemek doğru değildir.
Günümüzde, özellikle teheccüd namazından sonra belirli sayıda zikir çekmek, kişinin Allah'a yakınlaşması için güzel bir vesiledir. Ancak bu uygulama, Peygamberimizin sünnet zikirleriyle desteklenmelidir.
Diğer Görüşler
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde Peygamberimizin (s.a.v) zikirlerine öncelik verilir. Bazı alimler, zikirde yenilik getirmeyi bid'at olarak görürler, ancak bu konuda ihtilaf vardır. Maliki mezhebi ise zikirde genel olarak sünnete bağlı kalmayı tavsiye eder.
Sonuç
Özetle, kendi belirlediğiniz zikirleri yapmak, dinin esaslarına aykırı olmadığı sürece bid'at değildir. Ancak Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) öğrettiği zikirlere öncelik veriniz ve zikirlerinizi samimiyetle yapınız.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.