Haram işlemekten rahatsızlık duymayanın imanı ne durumdadır?
Detail Pertanyaan
"Hocam haramları severek bundan rahatsızlık duymayarak yapanın imanı var mıdır? Yani bir kişi namaz kılıyor, sevgilisi de var ama bundan rahatsız değil ya da bırakmak için çabası yoksa ibadetleri kabul olur mu? O ayrı o ayrı deniyor ama mesela o kadar çaba veriyoruz ki bu düşünce bizi yıldırıyor. Namaz kılmakta çok şükür zaten sıkıntı yok ama haramlara karşı tavrımız ne olmalı?"
Açıklama
Bir Müslümanın haram işlemekten rahatsızlık duymaması, imanın samimiyeti ve kalbin haliyle doğrudan ilişkilidir. Haramı severek yapmak ve bundan pişmanlık duymamak, kişinin imanında zayıflık veya eksiklik olduğunu gösterir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, haramı severek işleyen ve bundan rahatsızlık duymayan kişinin imanı tam değildir. İman, kalpte haramdan kaçınma ve Allah'ın emirlerine uyma bilinciyle güçlenir. Namaz gibi ibadetler farzdır ve kabulü için kişinin haramlardan da kaçınması gerekir. Haram işlemek, ibadetlerin kabulünü engellemez ancak kişinin manevi durumunu olumsuz etkiler ve tevbe etmesi gerekir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de iman edenlerin özelliklerinden biri, haramdan kaçınmalarıdır:
“Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığında kalpleri titrer; O'nun ayetleri kendilerine okunduğunda imanları artar; Rablerine tevekkül ederler; namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak harcarlar.” (Bakara, 2/2-3)
Ayrıca, haramı severek işleyenlerin durumu şöyle bildirilir:
“Şüphesiz ki, Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; ondan başkasını dilediğine bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, büyük bir günah işlemiş olur.” (Nisa, 4/48)
Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:
“İman, kalbin tasdiki ve dil ile ikrardır.” (Buhari, İman 1)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, haramı severek işlemek kalpte bir rahatsızlık olmaması, kişinin imanını zedeler. İman, sadece namaz kılmakla tamamlanmaz; kalp ve davranışların da Allah'ın emirlerine uygun olması gerekir. Haram işlemek, kişinin ruhunda bir yara açar ve ibadetlerin kabulünde engel teşkil eder. Ancak bu, kişinin tamamen umutsuz olması gerektiği anlamına gelmez. Allah'ın rahmeti geniştir ve samimi tevbe edenin günahlarını affeder.
Sevgili kardeşim, haramlardan kaçınmak için samimi bir çaba göstermek gerekir. Bu çaba, kişinin imanını güçlendirir ve Allah'a yakınlaşmasını sağlar. Haramı terk etmekte zorlananlar, dua etmeli, Allah'tan yardım dilemeli ve kötü alışkanlıklardan uzak durmaya gayret etmelidir. Namaz gibi farz ibadetleri ihmal etmemek, kalbi diri tutar ve tevbe kapısını açık tutar.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde haramı severek işleyen kişinin imanında zayıflık olduğunu belirtir. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de tevbe ve pişmanlık olmadan haram işlemek, kişinin imanını eksik kılar. Malikiler ise haramı işleyen kişinin imanının devamı için samimi tövbe ve ıslahı şart koşar.
Sonuç
Haramı severek işlemek imanı zayıflatır ve ibadetlerin kabulünü olumsuz etkiler. Ancak samimi tevbe ve haramlardan kaçınma gayreti, Allah'ın rahmetine vesile olur. Kardeşim, ibadetlerini aksatma, haramlardan uzak durmaya çalış ve Allah'tan yardım dile.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.