Hangi Cemaate, Sohbete Gitsem Diğer Cemaati Kötülüyorlar, Ne Yapmalıyım?

Vraagdetails

"Kendilerini Müslüman ve Ehl-i Sünnet olarak adlandıran bazı hocalardan hatta kendine selefiyiz diyen birçok kişiden duyduğum ve şüphelenmiş olduğum bir konudan bahsetmek istiyorum; Maturidi ve Eşarilerin dini konularda %80 Ehl-i Sünnete muhalefet ettiklerini ve kelam ilmine daldıkları için büyük hataya düştüğünü söylüyorlar. Bunların gerçeklik payı nedir hocam? Hangi gruba dahil olsam diğer gruba bir isim takıyor veya sapıklıkla suçluyor. Dondum kaldım, hiçbir sohbete, ilim meclisine gitmiyorum. Kime gitsek bir fırka hariç hepsi cehennemdedir o da biziz demese de onu ima ediyor. O yüzden insan, acaba ben o fırkadan değil miyim diye düşünmeden edemiyor? Şeytan vesvese veriyor sonra bana, herkesi dinle ihtilafları da sen mi çözeceksin, boş ver, hangisi kolayına gelirse onun dediğini yap gitsin diyorum ama bu da şeytanın vesvesesi gibi geliyor. Hocam ben Maturidi olsam ya da Selefi olsam ne olacak, nedir karmaşa anlayamıyorum. Ben Selefi olmak istesem Maturidi ve Eşari alimleri dinlemem lazım, Maturidiyim şu an, o zaman da Selefileri dinlemem lazım. Bu tuhaf duygudan, karışıklıktan nasıl kurtulabilirim hocam?"

Açıklama

Değerli Müslüman, İslam ümmeti içinde farklı anlayış ve yorumların olması, zaman zaman görüş ayrılıklarına ve hatta karşılıklı eleştirilere yol açabilmektedir. Bu durum, özellikle Maturidi, Eşari ve Selefi gibi kelam ve itikad ekolleri arasında sıkça yaşanmaktadır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, İslam’da farklı görüşlerin bulunması doğaldır ve bu ihtilaflar ümmetin zenginliğidir. Bir grubu diğerini kötülemekle suçlamak, ümmetin birliğine zarar verir. Hanefi mezhebi, Ehl-i Sünnet’in temel esaslarına bağlı kalmak şartıyla farklı itikad anlayışlarına hoşgörüyle yaklaşır. Bu nedenle, herhangi bir grubu kesinlikle dışlamak veya sapıklıkla suçlamak doğru değildir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim ve sahih hadisler, müminlerin birbirlerine karşı saygılı ve hoşgörülü olmalarını emreder:

"İnananlar ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin." (Kur'an, Hucurat, 49/10)
"Müminler birbirlerine karşı merhametlidirler." (Sahih Buhari, Müslim)

Hz. Peygamber (s.a.v) de ümmetin farklı görüşlere sahip olmasını rahmet olarak değerlendirmiştir:

"Ümmetimden bir topluluk, Allah'ın dininde doğru yolda devam edeceklerdir." (Sahih Buhari)

Detaylı Açıklama

İslam tarihinde farklı kelam ekolleri ve fıkhi mezhepler oluşmuştur. Maturidi ve Eşari mezhepleri, Hanefi ve Şafii mezheplerinin itikadi temellerini oluştururken, Selefi anlayış daha çok Kur'an ve sahih sünnete doğrudan bağlı kalmayı savunur. Bu farklılıklar, dinin zenginliğidir ve birbirini yok saymak yerine, ortak noktalarda buluşmak esastır.

Günümüzde bazı çevrelerde, farklı gruplar birbirini küçümseyip kötülemek suretiyle fitneye sebep olmaktadır. Bu durum, Kur'an’ın "Fitne, öldürmekten daha şiddetlidir" (Bakara, 2/191) uyarısına aykırıdır. Kardeşim, senin görevin farklı görüşleri dinlemek, anlamak ve kendi vicdanınla, ilmî delillerle en doğru olanı seçmektir. Ancak bu süreçte insanları kötülemek, onları cehenneme atmak gibi yaklaşımlar İslam’ın ruhuna aykırıdır.

Şeytanın vesveselerine kapılmadan, İslam’ın temel esaslarına bağlı kalmak, ibadet ve ahlakta samimi olmak en önemlisidir. Herkesin ilim seviyesi ve anlayışı farklıdır; bu yüzden farklı görüşlere saygı göstermek, fitneden uzak durmak gerekir. İslam alimleri de "kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" hadisi ışığında hareket etmeyi tavsiye ederler.

Diğer Görüşler

Selefi çevreler bazen Maturidi ve Eşari kelamını eleştirirler, Maturidi ve Eşari alimler ise Selefi anlayışın bazı uygulamalarını eleştirebilirler. Ancak bu ihtilaflar, İslam’ın temel inanç esaslarını zedelemeden, farklı yorumlar olarak kalmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve çağdaş İslam alimleri, bu farklılıkların birliğe zarar vermemesi gerektiğini vurgular.

Sonuç

Özetle, kardeşim, farklı grupların birbirini kötülemesi İslam’a uygun değildir. İslam’ın temel kaynaklarına bağlı kalarak, farklı görüşlere saygı gösterip, fitneden uzak durmalısın. İlim öğrenmeye devam et, dualarını eksik etme ve Allah’a tevekkül et. Böylece kalbindeki karışıklık ve vesveseler azalacaktır.

Dit antwoord is opgesteld op basis van de Heilige Koran, Hadith en islamitische rechtsbronnen. Wij raden aan om voor uw persoonlijke situatie een geleerde of moefti te raadplegen.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Gerelateerde Fatwa's