Hac
Sorunun Detayı
"S.a hocam hacca başvurduk çıkmadı. Şu anda üzerimize farz. Genciz çocuklarımız var. Eğer şimdi gitmezsek ve bir çocuk daha olursa en azından benim üç sene gitmem zor olacak. Eşim güvenilir bir kimsenin şirketiyle gitmek istiyor. Diğer ülkelerin boş kontenjanından vize alınıyormuş ve fiyat mesela kişi başı 1400 euro kadar farklı. Gitmeyi çok istememe rağmen bu farkın rüşvet ya da haram kazanç olması ihtimali, ayrıca ülkemizden beş kez başvurup çıkmayanların olması, yani acaba hakka giriyor muyuz suali tedirgin ediyor. Tam olarak araftayım. Ayrıca suud hükümetinin adaletsiz tutumu dindar ülkeleri mağdur ediyor ve haksız kazanca yol açıyor. Şöyle ki binde bir kontenjan vermişler. Hocam dünyadaki tüm müslümanlar hacca gitmek isteseydi bir buçuk milyarın binde biri bir buçuk milyon ederdi. Halbuki kapasitenin 5 milyon olduğunu biliyoruz. Hadi mekke halkı da var 4 milyon olsun. Adaletli olan tüm hacı adaylarının sayısının (ilk gidenler için) mesela 20 milyon ise 4 milyona bölünmesi değil midir? Böylece ilk kez gidenlerin başvurularının beşte biri kabul edilir. Tüm kontenjan dolacağı için haksızlık ortadan kalkar. Ama suud hükümeti 2.5 milyonluk bir gayrimeşru giriş payı ayırarak rüşveti ve haram kazancı desteklemiş olmaktadır. Ayrıca diyanet karar almış yedi kez başvuranlara kesin veriliyormuş. Hocam adalet ve bereket için doğru olan bu işin ilk kez gidenler için tamamen kuraya bırakılması değil mi? Sadece aşırı yaşlılara öncelik verilmeli. Mesela bir genç 20 yaşındadır ama ancak bir sene ömrü vardır ve Allah kurada bunu bildiği için ona hac nasip edecektir ama kura sadece yüzde 10 gibi uygulanıyor. Belki bir kimse beş kez başvurdu ama yirmi sene ömrü vardır. Eğer bu iş sıkı denetlenip tüm kontenjanın kurası (aşırı yaşlılar hariç) Allah'a bırakılsa tüm dünya için rahmet olacak bir hac olmuş olmaz mı? Mesela kafir bir ülke ve duyarsız müslüman nüfus var. Nüfusa göre kontenjan alıyorsun. Kontenjanın yarısı boş ve bu kefereler rüşvetle kontenjanları satıyorlar)(sanırım) Bu yıl hacca gidebilme ihtimali 11 de bire kadar düşmüştür. Bu yığılmanın sebebi ikinci üçüncü kez gitmeler ve de adaletsiz yönetimdir. Eşim bir yol bulabilen diyor bu da bir yol diyor. Uygulamayı bilmiyorum. Eğer bizim gibi gidenler yüzünden suudun vereceği ek kontenjan düşüyorsa hakka girmiş olur muyuz? Suud haksızlık yaptığı için bu yol meşru olur mu? Hacda kuranın çıkması için yapılacak salih ameller ülkemizi cennete çevirmeye vesile olmaz mıydı? Rüşveti engellemek için isim bazlı aday başvuruları tek merkezde alınamaz mı. Böylece kimse başkası adına pasaport alamayacağı için ve çok riskli olacağı için hile oranı azalırdı. Aslında sırf bu iş bile neden halkı kuffar memlekette yaşamamak gerektiğini idrak etmeme neden oldu. İstisnalar olabilir ama sırf zenginlik için sürekli ikamet hoş olmuyor. Süre önemli olduğu için acil cevap yazarsanız Allah razı olsun. Hatta benim tam adalet görüşüme göre (ilahi adalet, matematiksel değil) tüm dünyadaki hac başvuruları isim isim tek merkezde toplanıp, aşırı yaşlılar alındıktan sonra. Tüm dünyada global kura çekilmesi ve bu rahmani işin allahın adaletine bırakılması. Gaybı bilemeyiz, kim yaşayacak, kime hac fayda verecek, kimlerin orada buluşması rahmete vesile olacak, bunlar gaybtır. Gaybı kura gaybına teslim etmek gerekir. Bir ülkenin yarısına nasip olmuş, diğerinin beşte birine nasip olmuşsa bunu adaletsizlik olarak değil Allah'ın hikmeti olarak görmek gerekir."
Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, hac ibadeti İslam'ın beş şartından biridir ve mükellef olan her Müslüman için farzdır. Ancak hac ibadetinin yerine getirilmesinde zamanlama, imkanlar ve adalet gibi hususlar önemlidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, hac ibadeti maddi ve fiziki imkânlar elverdiğinde, ömründe bir kez yapılması farzdır. Ancak zorluklar, engeller veya haksızlıklar nedeniyle hac yapılamaması durumunda, kişi üzerine bir günah düşmez. Hacda adaletin sağlanması ve rüşvet gibi haram yolların kullanılmaması esastır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de hac ile ilgili hüküm açıkça belirtilmiştir:
"Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın." (Bakara, 2/196)
Hz. Peygamber (sav) de hac ibadetinin zorluklarını ve kolaylaştırılmasını şöyle ifade etmiştir:
"Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." (Buhari, İman, 39)
Detaylı Açıklama
Hac ibadetinde adalet ve eşitlik çok önemlidir. Suudi Arabistan’ın kontenjan uygulamaları ve bazı ülkelerdeki rüşvet iddiaları, Müslümanların hac ibadetini hakkıyla yerine getirmesini zorlaştırmaktadır. Ancak bu durum, haccın farzlığını ortadan kaldırmaz. Hac ibadeti, kişinin maddi ve manevi imkânları ölçüsünde yerine getirilmelidir. Eğer imkanlar elvermezse veya haksızlıklar sebebiyle gidilemezse, kişi üzerine günah olmaz.
Hacda kura sistemi, adaletli bir şekilde uygulanmaya çalışılmaktadır. Ancak uygulamada aksaklıklar olabilir. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı ve ilgili kurumlar, adil ve şeffaf bir sistem için çalışmaktadır. Ayrıca, hac başvurularının tek merkezden ve isim bazlı alınması, hile ve rüşveti azaltabilir ve bu konuda önerilen bir yöntemdir.
Hacda rüşvet veya haram kazanç elde edilmesi kesinlikle caiz değildir. Müslümanların bu tür uygulamalardan kaçınması gerekir. Eşinizin güvenilir bir şirketle gitmek istemesi anlaşılabilir, ancak bu konuda dikkatli olunmalı, şeffaf ve helal yollar tercih edilmelidir.
Hac ibadetinin gerçekleşmesi için yapılan salih amellerin, kişinin ve ülkesinin hayır ve bereketine vesile olacağı Kur'an ve hadislerde belirtilmiştir. Bu nedenle sabırla, dua ile ve helal yollardan imkânlar zorlanarak hac yapılmalıdır.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde hac ibadetinin farz olduğunu, ancak imkân ve şartlar uygun olmadığında kişinin sorumlu tutulmayacağını belirtirler. Bazı görüşlerde, yaşlı ve hasta kişilere öncelik verilmesi tavsiye edilir. Ayrıca, bazı alimler küresel bir kura sisteminin daha adil olacağını savunmaktadır.
Sonuç
Hac ibadeti farzdır ancak zorluklar ve haksızlıklar sebebiyle gidilememesi kişinin günahı değildir. Rüşvet ve haram kazançtan kaçınmalı, güvenilir ve helal yollarla hac yapılmalıdır. Adaletli bir kura sistemi için ilgili kurumların çalışmalarına destek olunmalı, sabır ve dua ile hac ibadeti yerine getirilmelidir.