Günümüz Hocaları
Sorunun Detayı
"Selamünaleyküm hocam benim sorum din adamlarıyla ilgili. Hocam son zamanlarda Din-i Mübin İslam'ın hocaları birbirini karalamaya başladı. Kimisi diyalogcu, kimisi müritleri açık saçık kadın olan yüzünde gram nur bulunmayan hoca diye geçinen adamlar, kimisi Müslümana sert, gavura yumuşak hoca, kimisi rabıta şirktir şefaat yoktur diyor, kimisi de onu söyleyen hocayı Ehli Bid'at olarak nitelendiriyor. O tarikat onu sevmiyor, O da onu sevmiyor. Birbirini tekfir edenler bile oldu. Halifelik ilan edip mecliste yemin edenleri tekfir edenler, kimisi tarikatını tek kurtuluş yolu görüyor kimisi kendi cemaatini. Kimisi sadece kendi şeyhine rabıta yapılmasını, diğer cemaatlerin son devrin Mürşid i kamiliine tabii olmadıkları için rabıtalarının olmadığını söylüyor. Kimisi kollara ayrılmış o onu o onu çekiştiriyor. Bid'atler yayılmışken ben düşündükçe saplantılara giriyorum, Hz. Mehdi alametleri olayında bile neler diyor hocalar birbirine. Haşa o ona o ona itham ettikçe, bazı hocalar hakkında Hüsnü zanda olamıyorum. Ne yapmak gerek Ümmet-i Muhammed için."
Açıklama
Değerli Müslüman, günümüzde bazı din adamları arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve birbirini karalama durumları, ümmetin birliğine zarar veren önemli bir meseledir. Bu tür çekişmeler, İslam'ın temel öğretilerine ve kardeşlik ruhuna aykırıdır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, Müslümanlar arasında fitne ve ihtilaflardan kaçınmak, birbirine karşı güzel ahlak ve hoşgörü göstermek farzdır. Din alimlerinin birbirini karalaması, tekfir etmesi ve ayrışması ümmetin birliğini zedeler ve caiz değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de bu konuda açık uyarılar vardır:
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun; o ateşin yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun üzerinde sert ve zorba melekler vardır ki, Allah'ın emrinden asla çıkmazlar.” (Tahrim, 66/6)
Bir başka ayette ise kardeşlik ve birlik vurgulanır:
“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz.” (Hucurat, 49/10)
Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur:
“Müminler birbirine karşı merhametlidirler, birbirlerini severler, birbirlerine şefkat ederler ve birbirlerine yakın olurlar.” (Buhari, Edeb 13)
Detaylı Açıklama
Günümüzde farklı görüş ve yorumlar olması doğaldır; ancak bu görüşlerin birbirini karalama, tekfir etme ve fitneye sebep olacak şekilde ifade edilmesi İslam'ın ruhuna aykırıdır. Din alimleri ve hocalar, ümmetin birliğini korumak, farklılıkları saygı ve hoşgörü ile karşılamakla yükümlüdür. Kardeşlik bağını zedeleyen, ayrılık ve düşmanlık tohumları eken davranışlardan kaçınılmalıdır.
Hz. Peygamber'in "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz" (Buhari) hadisi, dinin anlaşılmasında ve uygulanmasında temel prensip olmalıdır. İnsanlar farklı mezhep, tarikat ve anlayışlara sahip olabilir; bu çeşitlilik İslam'ın zenginliğidir ancak bu farklılıklar birbirini küçümsemek, kötülemek veya tekfir etmek için kullanılmamalıdır.
Ümmetin birliği için bireysel olarak yapılabilecekler şunlardır:
- Din alimlerine ve hocalara karşı saygılı ve adil olmak, onları kötü niyetle yargılamamak.
- Farklı görüşlere hoşgörüyle yaklaşmak, ihtilaflarda fitneye sebep olacak davranışlardan kaçınmak.
- İslam'ın temel esaslarına ve Kur'an-ı Kerim ile sahih hadislerin hükümlerine bağlı kalmak.
- İhtilaflı konularda alimlerin görüşlerini araştırmak, aşırı uçlardan uzak durmak.
- İslam kardeşliğini güçlendirmek için sevgi, saygı ve hoşgörü ortamı oluşturmak.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler ve alimler de ümmetin birliğine vurgu yapar. Örneğin, Şafii ve Malikî mezheplerinde de ihtilafların fitneye dönüşmemesi gerektiği, farklılıkların İslam'ın zenginliği olduğu belirtilir. Diyanet İşleri Başkanlığı da benzer şekilde, din hizmetlerinde birlik ve hoşgörüyü teşvik eder.
Sonuç
Sonuç olarak, kardeşim, İslam ümmeti olarak birbirimizi kırmaktan, kötülemekten ve tekfir etmekten kaçınmalı; Kur'an ve sünnet ışığında birlik ve beraberliği korumalıyız. Fitneye sebep olan davranışlardan uzak durup, hoşgörü ve sevgiyle hareket etmek en doğru yoldur.