Gömü, Define Bulan Kimse Nasıl Muamelede Bulunmalıdır?
প্রশ্নের বিবরণ
"Hocam, ben imam hatip mezunu 33 yaşında, atanamamış bir öğretmenim. Elimden geldikçe dinimizi yaşayan haramdan uzak durmaya çalışan özelliklede kul hakkına girmemeye dikkat eden biriyim. Size birkaç sorum olacak bana yardımcı olursanız sevinirim.1) Altın (gömü bulmanın) İslam hukuku açısından durumu nedir? 2) Gömüyü İslam hukukuna göre mi değerlendireceğiz ve kullanacağız yoksa gömüyü üzerinde bulunduğumuz devlet hukukuna göre mi değerlendireceğiz?3) Üzerinden zaman geçmiş olmasına rağmen onu gömenin hakkına girmiş olur muyuz? 4) Gömüyü, değerli madenleri kendi arazimizde veya bizimde hakkımız olan miras arazisinde bulursak durumu ne olur İslam hukuku acısından 5) Hocam biz; miras evi içinde yaşayan, evlenmemiş bekar kalmış teyzeme, bu içinde kaldığı evi almak istedik. Çünkü ona biz bakıyoruz. Her türlü ihtiyacını karşılıyoruz hatta yalnız kalmasın diye kız kardeşimizi onun yanına verdik. Diğer teyzelerim evi satacaklardı . Teyzem evsiz kalmasın diye orayı biz almak istedik. Fakat biz alacağız diye kıskançlıklarından evi satmadılar. Biz hala almaya niyetliyiz . Fakat evin altında çok önceki döneme ait bir hıristiyan tarafından altın gömülmüş. Bu altın tılsımlı. Bunu çıkarırsak hıristiyanın hakkına girer miyiz? Birde hocam mirasçıların haberi yok. O yüzden altını çıkarmadık. Miras olan evi onlardan alana kadar bekleyip altını çıkarmasak. Mirasçıları kandırmış olur muyuz? Teşekkürler.."
Açıklama
Gömü veya define bulma konusu İslam hukukunda özel bir yere sahiptir ve hem dini hem de hukukî açıdan değerlendirilmesi gereken bir meseledir. Bu konuda hem Kur'an-ı Kerim, hem hadisler hem de mezhep hükümleri rehberlik eder.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre gömü, yani yer altında unutulmuş veya saklanmış değerli eşyalar, sahibinin veya mirasçılarının hakkı saklı kalmak kaydıyla bulunup alınabilir. Ancak bu konuda kul hakkına girmemek, hakkı sahibine teslim etmek esastır. Gömü üzerinde zaman geçmiş olması, hakkın düşmesine sebep olmaz. Ayrıca devlet hukukuna da riayet etmek gerekir; çünkü İslam hukukunda da devletin düzeni ve adaleti önemlidir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de haksız yere başkasının malına el uzatmak yasaklanmıştır:
"Mallarınızı aranızda haksız yere yemeyin ve onları (hakkıyla) ticaret yaparak kazanın." (Nisa, 4/29)
Hz. Peygamber (sav) de mal hakkına riayet edilmesini şöyle vurgulamıştır:
"Müminin malı, diğer müminin malı gibi haramdır." (Buhari, Edeb 69)
Detaylı Açıklama
1) Gömü bulmak İslam hukukunda meşru bir kazanç olabilir ancak sahibinin hakkı korunmalıdır. Eğer gömü sahibi belli değilse, bu mal emanet sayılır ve kamu yararına kullanılabilir veya devletin takdirine bırakılır.
2) Günümüzde devletlerin define bulma ve kullanma ile ilgili kanunları vardır. Müslümanlar hem İslam hukukuna hem de yaşadıkları ülkenin hukukuna uymalıdır. Devletin izni olmadan gömüyü almak veya satmak hukuki sorunlara yol açabilir.
3) Gömü üzerindeki hakkın zamanla düşmesi İslam hukukunda yoktur. Mal sahibinin hakkı devam eder. Bu nedenle bulunsa bile sahibine veya mirasçılarına teslim edilmelidir.
4) Kendi arazinizde veya miras hakkınız olan arazide gömü bulmanız durumunda, öncelikle mirasçılarla istişare edip hakkaniyetli davranmalısınız. Kul hakkına girmemek için paylaşım adil olmalıdır.
5) Miras evi ve altındaki gömü ile ilgili olarak, hıristiyan birine ait olduğu belirtilen tılsımlı altının çıkarılması, mal sahibinin rızası olmadan yapılmamalıdır. Mirasçılar habersizse ve mal onların hakkıysa, onları bilgilendirmeden hareket etmek kul hakkına girer. Sabırla mirasçılarla anlaşmak ve hakkaniyetli davranmak gerekir.
Diğer Görüşler
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde gömü sahibinin hakkı esas alınır. Malın sahibi belli değilse, devletin veya toplumun faydasına uygun şekilde değerlendirilmesi önerilir. Bazı alimler, gömünün bulunduğu yerin sahibi ile gömü sahibinin farklı olabileceğini ve buna göre paylaşım yapılması gerektiğini belirtir.
Sonuç
Değerli Müslüman kardeşim, gömü bulduğunuzda hem İslam hukukuna hem de devlet hukukuna riayet etmek, kul hakkına girmemek esastır. Mirasçılarla iletişim kurup hakkaniyetli davranmak, sabırlı olmak en doğru yoldur. Hakkı sahibine teslim etmek ve zorlaştırmadan kolaylaştırmak Peygamberimizin (sav) sünnetidir.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.