Geciktirilen borç enflasyon oranında fazlasıyla geri alınabilir mi?

Savol tafsilotlari

"Hocam biz ticaret yapıyoruz, 2018 yılında bir ürünü bir yıl vadeli sattık. Günü gelince adam çek verdi bize. Ödeme imkânı vardı ama ödemedi. Kanuni hakkımızı kullandık, mahkeme pandemiden dolayı çek ödemelerini bir yıl erteledi ve bizim paramız değer kaybetti. Bu kişi öderken devlet faiziyle ödetiyor, ben faizi almak istemiyorum ama devletin açıkladığı enflasyondan daha fazla değer kaybı var paranın. Hocam bu adam parayı ödemeye başlayınca ben hangi enflasyon oranında paramı alayım ya da altın-gümüşe oranlayıp alsam günah olur mu? Yani para 2019’da 300 gram altın değerindeydi ama aynı para şimdi 150 gram ediyor. 300 gram değerinde altın parası alsam günah olur mu?"

Açıklama

Geciktirilen borcun değer kaybı nedeniyle alacaklının zararının telafisi konusu, İslam fıkhında önemli bir meseledir. Özellikle enflasyon ve para değerindeki değişimler göz önüne alındığında, alacağın hangi ölçüde geri alınacağına dair hükümler aranır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, borcun aslı dışında faiz (riba) almak haramdır. Ancak alacağın gecikmesi nedeniyle paranın değer kaybetmesi durumunda, alacaklının zararının giderilmesi için borcun güncel değerine göre tahsil edilmesi caizdir. Bu, riba değil, alacağın gerçek değerinin korunmasıdır.

Deliller

Kur'an'da faiz kesinlikle yasaklanmıştır:

"Faiz yiyenler ancak şeytanın çarptığı kimseler gibidir." (Bakara, 2/275)

Ancak alacak ve borçlarda adaletin korunması esastır:

"Ey iman edenler! Borçlarınızı belirli bir vadeye göre yazın..." (Bakara, 2/282)

Bu ayet, borcun yazılı ve belirli şartlarda olmasını emrederken, alacağın gerçek değerinin korunmasını da ima eder.

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, borcun gecikmesi nedeniyle paranın değer kaybetmesi, alacaklının zararına sebep olur. İslam hukukunda riba (faiz) almak yasaklanmıştır, fakat alacağın enflasyon nedeniyle erimesi durumunda, alacaklının zararının giderilmesi için alacağın güncel değerine göre tahsil edilmesi mümkündür. Bu, alacağın reel değerinin korunmasıdır, faiz değildir.

Mahkemece belirlenen faiz, devletin uyguladığı yasal faizdir ve bu faiz riba kapsamında değerlendirilmez. Ancak siz faizi almak istemiyorsanız, sadece ana paranın güncel değerini talep edebilirsiniz.

Altın veya gümüş gibi değerli metallerle kıyaslama yapılması da caizdir. Çünkü İslam'da altın ve gümüş gerçek değer ölçüsü olarak kabul edilir. Paranın değer kaybını telafi etmek için alacağınızı altın veya gümüş cinsinden talep etmek, paranın reel değerini korumak anlamına gelir ve bu riba değildir.

Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı ve çağdaş İslam alimleri de alacağın reel değerinin korunmasını uygun görmektedirler. Ancak bu uygulamada aşırıya kaçmamak, borçluyu zor durumda bırakmamak önemlidir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de genel olarak benzer görüştedir. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de alacağın reel değerinin korunması kabul edilir. Maliki mezhebi ise bazı durumlarda daha temkinli yaklaşabilir, ancak genel prensip aynıdır.

Sonuç

Özetle, borcunuzu enflasyon oranında ya da altın/gümüş gibi değerli metallerle kıyaslayarak güncel değerinde almak İslam hukukuna uygundur ve riba sayılmaz. Ancak bu konuda aşırıya kaçmamak ve hakkaniyetli davranmak önemlidir.

Ushbu javob Qur'oni Karim, Hadisi Sharif va islomiy fiqh manbalari asosida tayyorlangan. Shaxsiy holatingiz uchun mahalliy din olimi yoki muftiga murojaat qilishni tavsiya etamiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Tegishli fatvolar