Düğünümde istemediğim halde eğlence yapıldı, bu günahın sorumlusu kim?
Question Details
"Hocam ben evlenmeden önce eşimle birlikte bazı dini hassasiyetlerimizi net bir şekilde karşı tarafa ilettik. Örnek olarak:
Kına yapılabilir ancak sadece kadınlar arasında ve mahremiyet kurallarına uygun olmalı.
Kız çıkarma olabilir fakat kesinlikle silah sıkılmamalı çünkü haramdır.
Düğün salonu tutulabilir ama kesinlikle müzik çalınmamalı.
Bu hususlara dikkat edilmesi adına Elhamdülillah ciddi anlamda emek ve para harcadık. Ancak kına günü mekâna vardığımızda maalesef kız tarafı müzik çalmaya başlamıştı. Üstelik silah atışları da oldu. O günün öncesinde de bu kuralları defalarca açıkça belirtmiştik.
Ben bu günahları asla kabul etmek istemiyorum, eşim de aynı şekilde bu konuda çok net. Bu olayda bizim sorumluluğumuz nedir, bu günahlar bize yazılır mı?
Ayrıca insanlar neden dini hassasiyetlerimizi anlamıyor, neden kayınpederim bile bu konuda saygısızca davrandı? Bundan sonra bu gibi durumlara sebep olan kişilerle ilişkilerimde nasıl bir yol izlemeliyim? Bu tür davranışlara karşı içimde büyük bir soğuma oluştu, bu duygularımı nasıl yönetmeliyim?"
Açıklama
Düğün gibi önemli sosyal ve dini bir merasimde istenmeyen davranışların gerçekleşmesi, hem manevi açıdan hem de aile ilişkileri açısından zorlayıcı bir durumdur.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, bir kimse istemediği ve engellemeye çalıştığı halde başkalarının yaptığı haram fiillerden sorumlu olmaz. Ancak bu tür durumlarda önceden uyarı ve engelleme çabası önemli olup, kişinin kendi sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de sorumluluk ve günahın kişiye ait olması açıkça belirtilmiştir:
"Her nefis, yalnızca kendi kazandığından sorumludur." (Bakara, 2/286)
Hz. Peygamber (s.a.v) de bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
"Kim bir kötülüğü görürse, onu eliyle değiştirsin; gücü yetmiyorsa diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmiyorsa kalbiyle buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir." (Müslim)
Detaylı Açıklama
Düğün günü yaşanan istenmeyen durumlarda, sizin ve eşinizin dini hassasiyetlerinizi açıkça belirtmeniz ve engellemeye çalışmanız, sorumluluğunuzu yerine getirdiğinizi gösterir. Ancak misafirlerin veya aile büyüklerinin bu kurallara uymaması onların sorumluluğundadır. Silah sıkmak gibi haram olan davranışlar kesinlikle yasak ve günah olup, bu fiili gerçekleştirenler sorumludur.
Bu tür durumlarda, aile içi iletişim ve saygı çerçevesinde hassasiyetlerinizi tekrar dile getirmek, ileride benzer olayların önüne geçmek için önemlidir. Kayınpederinizin saygısız davranışı ise üzücüdür; ancak İslam'da aile büyüklerine saygı esastır. Bu nedenle, kırıcı olmadan, sabır ve hikmetle durumu yönetmek daha uygundur.
İçinizde oluşan soğuma ve kırgınlık duygularını yönetmek için dua etmek, sabretmek ve olumlu iletişim yolları aramak faydalıdır. Gerekirse bir aile büyüğü veya arabulucu ile bu konuları konuşmak, ilişkilerin düzelmesine yardımcı olabilir.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde, kişinin istemediği ve engellemeye çalıştığı halde başkalarının yaptığı haram fiillerden sorumlu tutulmayacağını belirtir. Ancak bazı alimler, toplumsal sorumluluk gereği, kişinin ortamı tamamen kontrol altına alması gerektiğini vurgular. Bu da pratikte mümkün olmayabilir.
Sonuç
Kardeşim, siz ve eşiniz dini hassasiyetlerinizi açıkça ifade edip engellemeye çalıştığınız için bu haram fiillerin sorumluluğu size ait değildir. Ancak aile içi iletişimi güçlendirerek, benzer durumların önüne geçmek için çaba göstermeniz önemlidir. İç huzurunuz için sabır ve dua ile yaklaşınız.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.