Doktorun Her Hastaya Fatura Kesmemesi

Vraagdetails

"Diş hekimi olan nişanlım bir doktorun yerinde çalışacak. Klinik, tüm malzemeler onun. Fakat devlete karşı görünürde her şey nişanlımın üstüne  olacak ve tek yetki ile tek başına çalışacak. Yani tüm masraflar, yetkiler nişanlıma ait. Nişanlımın kazandığını paradan masraflar düşülecek geriye kalan paranın yarısı mal sahibine (diğer  doktora) verilecek. %50 gelir gider ortaklığı. Klinik diğer doktordan, iş gücü benim nişanlımdan. Yalnız burada her hastaya fatura kesilmiyormuş, yani  10 hasta bakacaksa nişanlım 2 hasta bakmış gibi gösterecekmiş daha az vergi ödemek için, bu durum caiz midir? Nişanlım nasıl davranmalı? Yetki kağıt üstünde onda görünüyor ama o orda bir çalışan, gelir-gider %50 ortak olması durumu değiştirir mi?"

Açıklama

Bu soru, bir doktorun çalıştığı klinikte gelir paylaşımı ve vergi konusunda doğru ve İslami açıdan helal olan davranışın ne olması gerektiğiyle ilgilidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, ticari ve mesleki faaliyetlerde dürüstlük, adalet ve hakkaniyet esastır. Devlete karşı vergi ve fatura konusunda hile yapmak, yani gerçek hasta sayısını eksik göstermek ve vergi kaçırmak haramdır. Çünkü bu, haksız kazanç ve zulüm kapsamına girer.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Allah, haksız kazançtan ve hile yapmaktan sakınmayı emreder:

"Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez." (Araf, 7/31)
"Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yolla yemeyin; ancak karşılıklı rıza ile ticaret olsun." (Nisa, 4/29)

Hz. Peygamber (s.a.v) de dürüstlüğü ve helal kazancı teşvik etmiştir:

"Allah, aldatmayı sevmez." (Müslim)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, nişanlınızın çalışacağı klinikte hastalara eksik fatura kesilmesi, yani gerçek hasta sayısının gizlenmesi ve vergi kaçırılması İslam ahlakına ve hukuka aykırıdır. Bu durum, hem devlete karşı bir haksızlık hem de toplumda adaletsizliğe yol açar. Nişanlınız, yetki kağıt üstünde kendisinde olsa da, gelir-gider ortaklığı ve iş gücü paylaşımı bu durumu değiştirmez; çünkü her halükarda gerçek gelir ve hasta sayısı doğru olarak bildirilmelidir.

İslam’da ticaret ve meslek hayatında dürüstlük esastır. Hile ve yalanla elde edilen kazanç haramdır ve hem dünyada hem ahirette sorumluluğu büyüktür. Nişanlınız, çalıştığı yerde gerçek hasta sayısını ve gelirleri doğru olarak belgelemeli, vergi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmelidir. Bu, hem İslami sorumluluk hem de yasal bir zorunluluktur.

Eğer vergi yükü ağır geliyorsa, yasal yollarla vergi danışmanlığı alarak ve giderleri doğru göstererek vergi yükünü azaltmanın yollarını aramak daha uygundur. Hile yapmak yerine, helal ve temiz kazanç için çaba göstermek gerekir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de genel olarak dürüstlük ve helal kazancı ön planda tutar. Bu konuda mezhepler arasında bir ihtilaf yoktur. Diyanet İşleri Başkanlığı da vergi kaçırmanın caiz olmadığını ve helal kazanç ilkesine uygun hareket edilmesi gerektiğini belirtir.

Sonuç

Nişanlınız, çalıştığı klinikte gerçek hasta sayısını ve gelirleri doğru olarak belgelemeli, vergi kaçırmamalıdır. Yetki ve ortaklık durumu bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Helal kazanç için dürüstlükten taviz verilmemelidir.

Dit antwoord is opgesteld op basis van de Heilige Koran, Hadith en islamitische rechtsbronnen. Wij raden aan om voor uw persoonlijke situatie een geleerde of moefti te raadplegen.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Gerelateerde Fatwa's