Dini Nikah

Sorunun Detayı

"Selamun Aleykum. Kıymetli hocam ramazan bayramınız mübarek olsun. Hemem hemen her gün sitenizi ziyaret edip bilmediğim konularda malumat sahibi olmaya çalışıyorum ve zaman zaman sorduğum sorulara sizden cevap alıyorum. Allah razı olsun sizden. Sitenizde Azerbaycan'dan bir kardeşimizin sorduğu soru dikkatimi çekti. Affınıza sığınarak şunu sormak istiyorum, acaba bu soruya verdiğiniz yanıtta dini nikahsız olmayı mı kastettniz, nikahsız olmayı mı? Soru şu:
"Esselamu aleykum değerli Nureddin hocamız. Uzun zamandır size mektup yazmanın yollarını arıyordum. Shukur kovushturana. Hocam Azerbeycandan sizlere selamlarımız var. Hocam;1 “Bir erkek karısını 3 talakla boşarsa sonradan pişman olursa ne yapmalı?”2 “Bir evlilik dini nikahsız olursa o evlilikten dunyaya gelen çocuklar veleduzina mıdır?”CEVAP: Selamünaleyküm.Evlilikle ve boşama ile alakalı konuları genel olarak değil de ‘şöyle dedi şunu yaptı’ şeklinde sorarsak daha açık bir cevap alırız. Nikâhsız doğan çocuk için kullandığınız deyim doğrudur."

Açıklama

Dini nikah, İslam'da evliliğin geçerli olabilmesi için gerekli olan ve İslam hukukuna uygun şekilde yapılan evlilik akdidir. "Nikahsız evlilik" ifadesi ise İslam'da evlilik akdi yapılmadan birlikte yaşama durumunu ifade eder ve bu durum İslam fıkhında evlilik olarak kabul edilmez.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, evlilik ancak İslam usulüne uygun olarak nikah akdi yapıldığında geçerlidir. Nikahsız birlikte yaşamak evlilik hükmünde değildir. Dolayısıyla nikahsız doğan çocuklar, evlilik dışı çocuk olarak değerlendirilir ve babanın velayeti (velayetu'l-valad) altında olmazlar.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de evlilik akdinin önemi vurgulanmıştır:

"Evlenin, çünkü evlenmek benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir." (Hadis, Buhari)

Ve nikah akdinin şart olduğu şöyle ifade edilir:

"Evlenmeniz sizin için helaldir." (Bakara, 2/221)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, İslam'da evlilik, karşılıklı rıza, şahitlik ve mehir gibi şartların yerine getirilmesiyle kurulan bir akittir. Bu akit olmadan birlikte yaşamak, İslam hukukuna göre evlilik sayılmaz. Bu nedenle dini nikah yapılmadan yaşanan birliktelik, İslam açısından meşru değildir ve bu durumdaki çocuklar evlilik dışı çocuk olarak değerlendirilir. Bu çocukların velayeti babaya ait olmaz, ancak İslam ahlakı ve insan hakları gereği onlara iyi davranmak, nafakalarını sağlamak farzdır.

Sorunuzdaki "dini nikahsız olursa" ifadesi, evlilik akdinin yapılmaması anlamındadır. Yani resmi nikah veya medeni nikah değil, İslam usulüne uygun dini nikahın yapılmaması kastedilir. Bu durumda evlilik geçerli olmaz.

Boşama konusunda ise, üç talakın ardından pişmanlık halinde Hanefi mezhebine göre, eğer kadın henüz iddet süresini tamamlamadıysa, kocanın onu tekrar alması mümkündür. Ancak üç talakın tamamı verilmişse ve iddet süresi bitmişse, yeniden evlenme için kadının başka biriyle evlenip boşanması gerekir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde nikahın şart olduğunu kabul eder. Ancak bazı mezheplerde boşama ve iddet konularında farklı uygulamalar olabilir. Örneğin, Şafii mezhebinde üç talakın tamamı bir kerede verilirse farklı hükümler olabilir. Ancak nikahsız birliktelik tüm mezheplerce evlilik sayılmaz.

Sonuç

Dini nikah, İslam'da evliliğin temelidir ve mutlaka yapılmalıdır. Nikahsız birlikte yaşamak İslam'a uygun değildir ve çocuklar evlilik dışı kabul edilir. Boşama sonrası pişmanlık durumunda Hanefi mezhebine göre iddet süresi ve talak sayısı önemlidir. İslam'ın kolaylaştırıcı ruhuna uygun olarak dini nikahınızı yaptırmanız en doğru yoldur.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

İlgili Fetvalar