Din düşmanı olan birine kâfir dememek bizi dinden çıkarır mı?

Savol tafsilotlari

"Hocam malumunuz Yaşar Nuri Öztürk diye ehlisünnet dışında konuşan bir kişi vardı. Geçen babamla sohbet ediyorduk, babam da bu adamın çok sapık düşünceleri var ama kâfir deyip tekfir edemem Müslümandır dedi. Bir hoca ise aynı kişi için din düşmanı bir kâfirdi dedi.
Şimdi biz bu kişiye kâfir demediğimiz için imanımız tehlikeye girdi mi? Biraz da vesveseli biriyim, dinden mi çıktım, nikâhım ne oldu diye düşündüm durdum."

Açıklama

Din düşmanı olan bir kişiye kâfir demek veya dememek konusu, İslam fıkhında hassasiyetle ele alınan ve büyük ihtilafların yaşandığı bir meseledir. Bu tür durumlarda kişinin imanını tehlikeye atacak ifadelerden kaçınmak ve ihtiyatlı davranmak önemlidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, bir kimseyi açıkça kâfir ilan etmek (tekfir) ciddi bir meseledir ve kesin deliller olmadan yapılmamalıdır. Din düşmanı veya sapık düşüncelere sahip biri olsa bile, ona kâfir dememek imanınızı tehlikeye atmaz. İmanın temel şartları yerine getirildiği sürece, böyle bir kişiye tekfir yapılmaması daha uygundur.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de iman edenlerin birbirini tekfir etmemesi öğütlenmiştir:

"Ey iman edenler! Bir kavme, kendilerini helak edecek sözlerle (kâfirlikle) iftira etmeyin. Eğer onlar gerçekten kâfir ise, onların günahı kendi üzerlerindedir. Siz ise iftira etmiş olursunuz." (Nisa, 4/94)

Hz. Peygamber (s.a.v) de ümmetin birbirini haksız yere tekfir etmemesi gerektiğini vurgulamıştır:

"Mümin müminin kardeşidir; onu bırakmaz, onu yalnız bırakmaz, ona zulmetmez ve onu düşmana teslim etmez." (Buhari, Müslim)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, din düşmanı veya sapık düşüncelere sahip kişiler hakkında kesin hüküm vermek, özellikle tekfir etmek, İslam alimleri arasında çok hassas bir konudur. Çünkü tekfir, kişinin imanını ve dolayısıyla ahiretini ilgilendirir. Bu nedenle, Hanefi mezhebine göre, bir kimseyi kâfir ilan etmek için açık ve kesin deliller gereklidir. Şüphe ve ihtilaf durumunda, kişinin imanını tehlikeye atmamak için ihtiyatlı davranmak gerekir.

Babamızın veya çevremizdeki kişilerin görüşleri farklı olabilir; ancak bizler Kur'an ve sahih hadisler ışığında hareket etmeliyiz. İman esaslarını taşıyan bir kişinin, başka bir kişiyi tekfir etmemesi, imanını zedelemez. Ayrıca, vesvese ve şüpheler insanı zor durumda bırakır; bu yüzden dini meselelerde sağlam kaynaklara dayanmak ve alimlerin görüşlerini dikkate almak önemlidir.

Günümüzde, farklı görüşler ortaya koyan kişiler olabilir; ancak bunlara karşı tavrımız, onları açıkça kâfir ilan etmek değil, doğru İslam anlayışını anlatmak ve sabırlı olmaktır. Nikah, iman gibi temel meseleler, kişinin kendi inancına ve ibadetlerine bağlıdır. Başkalarını tekfir etmeksizin, kendi imanımızı korumaya çalışmalıyız.

Diğer Görüşler

Diğer mezheplerde de genel olarak ihtiyatlılık esastır. Örneğin Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de tekfir konusu çok dikkatli ele alınır. Bazı alimler, açıkça küfür delili olan durumlarda tekfir yapabilirler, ancak bu durumlar çok nadirdir ve kesin delil gerektirir. Dolayısıyla, bir kimseyi din düşmanı diye kâfir ilan etmek, kesin delil olmadan uygun görülmez.

Sonuç

Sonuç olarak, bir kişiye kâfir dememek sizi dinden çıkarmaz. İmanınızı koruyun, vesveselere kapılmayın ve dini meselelerde alimlerin görüşlerine başvurun. Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız hadisine uygun davranmak en doğrusudur.

Ushbu javob Qur'oni Karim, Hadisi Sharif va islomiy fiqh manbalari asosida tayyorlangan. Shaxsiy holatingiz uchun mahalliy din olimi yoki muftiga murojaat qilishni tavsiya etamiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Tegishli fatvolar