Çocuk ruhlu bir kimsenin ibadet sorumluluğu hk.

Vraagdetails

"Hocam benim yirmi bir yaşında obsesif bozukluk rahatsızlığı olan bir oğlum var. Ruhsal durumu sanki on yaşındaki bir çocuk gibi ve genelde çocuk ruhlu. Kıldığı namazlar ve abdestleri düzgün değil, aşırı dalgın. Doktora götürdük ama ilaçları tam olarak kullanmadık. Kısmen iyileşse de ruhsal olarak büyüyüp büyüyemeyeceğinden emin değilim. Böyle bir kişi ergenlik dönemine girer mi, ibadetlerinden bu dünyada ve ahirette ne kadar sorumlu olur? Anne ve baba olarak Allah ahirette bize sorar mı? Yine doktora götüreceğiz inşallah ama ruhsal olarak çocukluk döneminden çıkıp çıkamayacağından emin değilim. Ruhu hep çocuk gibi kalırsa dünya ve ahirette sorumluluğu olmaz mı?"

Açıklama

Ruhsal gelişimi çocuk seviyesinde olan bireylerin İslam'daki ibadet ve sorumluluk durumu, onların akıl ve ergenlik (bulûğ) halleriyle doğrudan ilişkilidir. Bu tür durumlarda, kişinin sorumluluğu akıl ve bulûğ ölçüsünde değerlendirilir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, akıl ve bulûğ çağına ulaşmamış veya akıl hastalığı sebebiyle bu özellikleri kazanamamış kimseler ibadetlerden ve diğer dini sorumluluklardan münezzehtir (sorumlu değildir). Bu durumda olanlar, yani ruhsal olarak çocuk seviyesinde kalanlar, ibadetlerini yapmaktan mükellef sayılmazlar.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de akıl ve bulûğ ölçütü sorumluluğun temelidir:

"Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; ondan başkasını dilediğine bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büyük bir günah işlemiş olur." (Nisa, 4/48) - Burada sorumluluk akıl ve bilinçle ilişkilidir.
"Ey iman edenler! Akıl baliğ olanlarınız üzerine oruç farz kılındı." (Bakara, 2/183) - Orucun farz oluşu bulûğa ve akla bağlıdır.

Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:

"Her doğan masumdur. Onu ancak akıl ve bulûğ çağına ulaşınca sorumlu tutarız." (İbn Mace, Mukaddime, 17)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, oğlunuzun ruhsal durumu sebebiyle ibadetlerini tam ve düzenli yapamaması, onun sorumluluğunu ortadan kaldırır. İslam dini, kolaylaştırıcıdır ve sorumluluk ölçüsünü kişinin akıl ve bulûğ durumuna göre belirler. Ruhsal olarak çocuk seviyesinde olan bir kişi, ergenlik çağına girmiş olsa bile akıl ve bilinç açısından sorumlu tutulmaz. Bu nedenle onun namazlarının ve diğer ibadetlerinin eksik veya hatalı olması, günah olarak kendisine yüklenmez.

Aile olarak sizin sorumluluğunuz, çocuğunuzun bakımını yapmak, onu korumak ve mümkün olan en iyi şekilde tedavi ettirmektir. Ahirette ise herkes kendi amellerinden sorumludur; sizden çocuğunuzun ibadetlerini yapması beklenmez. Ancak ona iyi davranmak, ona destek olmak ve Allah'a tevekkül etmek sizin görevinizdir.

Modern tıbbın imkanlarından faydalanmak, ilaçlarını düzenli kullanmasını sağlamak ve sabırlı olmak önemlidir. Bu süreçte dini vecibeleri yerine getiremeyen kişiye karşı hoşgörülü olunmalı, onun durumuna göre davranılmalıdır.

Diğer Görüşler

Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde akıl ve bulûğ ölçütü esas alınır. Akıl hastalığı veya ruhsal engel sebebiyle sorumluluk kalkar. Bazı alimler, hafif derecede ruhsal sorunlarda kişinin durumuna göre değerlendirme yapılmasını önerirler ancak ağır ruhsal engelli için sorumluluk yoktur.

Sonuç

Oğlunuzun ruhsal durumu sebebiyle ibadet sorumluluğu yoktur. Siz anne ve baba olarak onun bakımını üstlenmeli, tedavi ve destek için gayret göstermelisiniz. Allah, kuldan güç yetirmediği şeyi istemez.

Dit antwoord is opgesteld op basis van de Heilige Koran, Hadith en islamitische rechtsbronnen. Wij raden aan om voor uw persoonlijke situatie een geleerde of moefti te raadplegen.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Gerelateerde Fatwa's