Borçların yazılmamasının hükmü nedir?
Detail Pertanyaan
"Kıymetli hocam size sormak istediğim husus; bir yakınım benden borç olarak 3 tane altın istedi ve 8. aya kadar verilmesi konusunda aramızda sözleştik. Bildiğiniz üzere Rabbimiz kelamında borç alıp vermeyle ilgili sözleşmeden şahitlerden kâtipten bahseder, fakat şeriat toplumumuza hâkim olmadığından böyle bir sözleşmeden insanlara bahsetsek bize güvenmiyor mu diyecek, birçoğumuz Rabbimizin toplum kurallarıyla ilgili emir ve tavsiyelerinden de bihaberiz, hayatımın bütün noktalarında elimden geldiğince Rabbimin emir ve tavsiyelerine uymakla kendimi mükellef görüyorum bütün eksiklerim günahlarım kötülüklerime rağmen. Size sormak istediğim sözle yani sözleşme olmadan sadece aramızda yapılan bu akitten dolayı Rabbimin katında mesul günahkâr olur muyum?"
Açıklama
Borç alıp verme işlemlerinde İslam'da yazılı belge ve şahitlik önemli bir yer tutar. Bu, tarafların haklarının korunması ve anlaşmazlıkların önlenmesi içindir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, borçların yazılması ve şahit tutulması sünnet-i müekkededir (çok kuvvetli tavsiye edilen sünnettir). Ancak yazılı belge olmadan sözlü borçlanma da geçerlidir ve borçlu, borcunu ödemekle mükelleftir. Yazılı belge olmaması borcun geçersizliği anlamına gelmez, ancak anlaşmazlık durumunda ispat zorlaşır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de borçların yazılması emredilmiştir:
Ey iman edenler! Borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir katip adaletle yazsın. Katip, Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın. Borçlu da yazdırttığı şeyi okumaya gücü yetinceye kadar söylemesin. Eğer borçlu akılca zayıf veya hastaysa ya da yazdırmaya gücü yetmezse velisi adaletle yazdırsın. Şahitler de iki adaletli erkek olsun. Eğer iki erkek bulunmazsa, bir erkek ve iki kadın şahit olsun ki, biri unutursa diğeri ona hatırlatsın. Şahitler çağrıldığında kaçınmasınlar. Allah'tan korkun, hiç kimseye borcunu eksik yazmayın. (Bakara, 282)
Hz. Peygamber (s.a.v) de borçların yazılmasını teşvik etmiştir (Buhari, Edeb 69).
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, borç alıp verme işlemlerinde yazılı belge ve şahitlik, tarafların haklarını korur ve olası anlaşmazlıklarda delil olur. Ancak toplumumuzda bazen bu uygulamalar yaygın değildir ve insanlar buna güvenmeyebilir. Bu durumda sözlü borçlanma da geçerlidir; borçlu borcunu ödemekle yükümlüdür. Fakat yazılı belge olmaması, borcun ispatını zorlaştırır ve haksızlığa sebep olabilir.
Kur'an'ın bu emri, toplumda adaletin sağlanması ve hakların korunması içindir. Siz de Rabbimizin emirlerine uymaya çalışmanız çok güzel. Borcunuzu yazılı hale getirmek mümkün değilse, en azından güvenilir şahitler bulmak faydalı olur. Böylece hem hakkınız korunur hem de borçlu sorumluluğunu daha iyi anlar.
Unutmayınız ki, borçlu borcunu ödemekle yükümlüdür ve borcun yazılı olmaması onun sorumluluğunu kaldırmaz. Sadece ispat açısından zorluk çıkarabilir. Bu yüzden mümkünse yazılı belge veya şahit temin etmek en doğrusudur.
Diğer Görüşler
Şafii ve Malikî mezheplerinde de borçların yazılması tavsiye edilir, ancak sözlü borçlanma da geçerlidir. Hanbeli mezhebi de benzer şekilde yazılı belgeyi önemser ancak sözlü borçlanmayı da kabul eder.
Sonuç
Özetle, borcun yazılı olmaması günah veya haram değildir; ancak Kur'an'ın emri gereği yazılı belge ve şahitlik tavsiye edilir. Sözlü borçlanma geçerlidir ve borçlu borcunu ödemekle yükümlüdür. Mümkünse yazılı belge veya şahit temin ederek hakkınızı koruyunuz.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.