Borç ödeneceği zaman taksit farkı eklenip fazla para ödemek faiz mi?
Sorunun Detayı
"Hocam, ev sahibi olmak için bir kooperatife girdim. Kooperatif yönetimi başlangıçta evin 70-80 bin TL’ye mal olacağını söyleyerek işe başladılar. Rakam daha sonra 90 bine çıktı. Ev tamamlandığında 119 bine mal ettiklerini belirttiler. İtirazlarımız olsa da yapacak bir şey yoktu. Yönetimdeki kişilerin art niyetten çok hesaplamada zafiyetleri olduğu kanaatindeyim. Tabii onlar yine de hak ediş olarak tabir edilen iş takibi nedeniyle karlarını aldılar. Ev bitiminde kalan borcumuz 51 bin lira idi. Bunu da senet yaparak toplamda 58 bin TL olacak şekilde taksitlendirdiler. Hamdolsun kimseyi zor durumda bırakmadan borcu ödedim. Sorularım şunlar:
1- 51 bin iken 58 bin olarak vadelendirilen borcun farkı faiz mi?
2- Yönetime senet dışı olan bir miktar borcum kaldı (1200 TL). Şu an kooperatif işlemleri bittiği için yönetim fesh edildi. Yönetim evi vaad ettikleri miktardan fazlaya mal ettiği için ödememem kul hakkına neden olur mu? Ödemem gerekiyorsa yönetimdekilere mi ödemeliyim? Ya da bu apartmanda oturanların ortak kullanımı için mi harcamalıyım? Benim düşüncem bu miktarın gerçek sahiplerine ulaşmanın imkânı olmadığından onlar adına yetimler yararına bağışlamak. Siz ne tavsiye edersiniz?"
Açıklama
Borçların vadelendirilmesi sırasında anlaşılan miktarın üzerine eklenen farkın İslam hukukundaki yeri ve kooperatifin fazla maliyet nedeniyle kalan borçla ilgili sorumlulukları ele alınmaktadır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, borç ödemelerinde anlaşılan miktarın üzerine faiz (riba) eklenmesi haramdır. Ancak, borcun vadelendirilmesi sırasında taraflar arasında önceden kararlaştırılan ve sabit kalan bir fark varsa, bu fark faiz olarak değerlendirilmez. Kooperatifin ev maliyetinin artması nedeniyle ortaya çıkan ek borç ise, gerçek maliyet artışı ise kul hakkı doğurmaz; ancak bu artışın haksız veya keyfi olmaması gerekir.
Deliller
Faizin haramlığı Kur'an-ı Kerim'de açıkça belirtilmiştir:
"Faiz yiyenler ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar." (Bakara, 2:275)
Hz. Peygamber (s.a.v) de faizle ilgili şöyle buyurmuştur:
"Faiz yiyen, kıyamet günü Allah'tan uzak olur." (Sahih Buhari)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, borcun vadelendirilmesi sırasında taraflar arasında anlaşılan toplam tutar önemlidir. Eğer 51 bin TL borç, senetle 58 bin TL olarak vadelendirildiyse ve bu fark önceden kararlaştırılmışsa, bu fark faiz değil, vade farkı olarak kabul edilir. Ancak bu farkın makul ve hakkaniyetli olması gerekir. Aksi halde, haksız kazanç olur ki bu da kul hakkına girer.
Kooperatifin ev maliyetini artırması ve bu artışın sizlere yansıtılması, eğer gerçek maliyet artışı ise ve kooperatif yönetimi bunu şeffaf şekilde belgeleyebiliyorsa, bu durumda kul hakkı oluşmaz. Fakat art niyet veya haksız kazanç varsa, bu durum kul hakkı doğurur ve ödenmemesi halinde sorumluluk devam eder.
Yönetim feshedilmiş olsa bile, kooperatifin ortak kullanım alanları için yapılan harcamalar ve borçlar, apartman yönetimi veya ilgili yasal mercilerce takip edilmelidir. Kalan borcun gerçek sahiplerine ulaşmak mümkün değilse, bu miktarın yetimler veya ihtiyaç sahipleri adına sadaka olarak verilmesi güzel bir davranıştır.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak faiz konusunda aynı görüştedir. Ancak bazı durumlarda vade farkı veya kar payı olarak anlaşılan ek miktarlar farklı şekillerde değerlendirilmiştir. Örneğin, Şafii mezhebi vade farkını daha sıkı denetler. Bu nedenle, borç ilişkilerinde şeffaflık ve adalet esastır.
Sonuç
Özetle, 51 bin TL borcun 58 bin TL olarak vadelendirilmesi, taraflar arasında önceden kararlaştırılmışsa faiz sayılmaz. Kooperatifin maliyet artışı gerçek ve belgelenebilir ise ödenmesi gerekir. Kalan küçük borcun gerçek sahiplerine ulaşılamıyorsa, yetimler adına bağışlamak uygun olur. Her durumda hakkınızı koruyunuz ve zorlaştırmayınız.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.