Bir doktor yaptığı hatayla vebal altında kalır mı?

Butiran Soalan

"Hocam ben doktorum ve size doktorların görevlerini icra ederken yapmaları muhtemel hataların durumunu soruyorum içinde bulunduğum durumun hali de aşağıdaki şekilde.
       İmam-ı Azam’ın sözü olabilir; tababet ilminde doktorların yaptıkları hatalardan sorumlu tutulmaları halinde, bir daha kimsenin doktorluk yapamayacağını, doktorların yaptıkları hatalardan sorumlu tutulamayacağı sözünü duymuştum.
       Benim aklımdaki çetrefil doktorluğun memuriyete dökülmesi, makam işgal edilmesi, gelen hastaların; doktorun görevini yerine getirmek için asgari bilgiye ve donanıma sahip olduğu düşüncesiyle başvurması. İmkânların veya branşlaşmanın getirdiği noksanlıkları değil, bir hekimin sahip olması gereken bilgi ve donanıma sahip olmaması halinde durumunun ne olacağını soruyorum. Daha iptidai şartlar söz konusu olsa; doktor ben böyle biliyorum dese ve tedavi planlaması tavsiye niteliğinde kalsa, İmam-ı Azam’ın olduğunu zannettiğim söz uygun cevap olabilir. Ancak makam işgal edilip yeri geldiği zaman hastaya tedaviyi reddetme şansı tanımayan bir otorite olarak ilan edilmesi durumunda, bir doktorun sahip olması gereken asgari bilgi ve donanıma sahip olmaması halinde yapabileceği hatalardaki sorumluluğunun ne olacağını öğrenmek istiyorum. "

Açıklama

Doktorların mesleklerini icra ederken yaptıkları hatalar ve bu hatalardan doğan sorumluluk konusu, İslam hukukunda önemli bir meseledir. Bu konuda hem tıbbi bilgi hem de İslami sorumluluk anlayışı birlikte değerlendirilmelidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, bir doktorun mesleki bilgi ve donanımı çerçevesinde yaptığı hatalardan dolayı sorumluluğu vardır; ancak bu sorumluluk, doktorun sahip olması gereken asgari bilgi ve özeni gösterdiği sürece hafifletilir. İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin ifadesiyle, tababet ilmi çok karmaşık ve hata yapmaya müsait bir alan olduğundan, doktorların her hatasında vebal altında kalması beklenmez. Fakat doktor, mesleki bilgi ve özeni göstermeden, ihmalkar veya bilgisiz davranırsa sorumluluğu artar.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de insanın sorumluluğu, yaptığı amellerin niyet ve bilgi düzeyine göre değerlendirilir:

"Kim zerre miktarı hayır yaparsa onu görür; kim de zerre miktarı şer işlerse onu görür." (Zilzal, 99/7-8)

Hadis-i Şeriflerde de kişinin yaptığı işten sorumlu olduğu, ancak zorlanmadığı durumlarda sorumluluğun hafiflediği belirtilir:

"Allah kullarına güç yetiremedikleri şeylerde sorumluluk yüklemez." (Buhari, Rikak 1)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, doktorluk mesleği hem ilim hem de tecrübe gerektiren bir alandır. İmam-ı Azam’ın sözünü söylediğiniz gibi, tababet ilmi karmaşık ve hata yapmaya açık bir alandır. Bu yüzden İslam hukuku, doktorların her hata yaptığında vebal altında kalmasını beklemez. Ancak bu, doktorun mesleki bilgi ve özeni göstermeden, ihmalkar veya bilgisizce hareket etmesi durumunda geçerli değildir.

Günümüzde doktorlar, tıp eğitimi almış, belirli standartlara uyan ve mesleki etik kurallara riayet eden uzmanlardır. Eğer bir doktor, sahip olması gereken asgari bilgi ve donanımı edinmeden veya gerekli özeni göstermeden hastaya zarar verirse, bu durumda İslam hukukunda sorumluluğu vardır. Çünkü Kur'an ve Sünnet, insanın bilgi ve imkanı nispetinde sorumluluk taşıdığını belirtir.

Öte yandan, doktorların hata yapması kaçınılmazdır ve bu hatalar genellikle kasıt veya ağır ihmal içermediği sürece kişisel vebalden ziyade mesleğin zorlukları kapsamında değerlendirilir. İslam, zorlukları kolaylaştırmayı emreder; bu nedenle doktorların üzerindeki yükün aşırı ağırlaştırılması uygun değildir.

Son olarak, doktorun tedavi önerilerini hastaya açıkça bildirmesi, hastanın da onayını alması önemlidir. Hastanın tedaviyi reddetme hakkı da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu, hem tıbbi etik hem de İslami sorumluluk açısından önemlidir.

Diğer Görüşler

Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde, doktorun mesleki bilgi ve özeni göstermesi esas alınır. Malikî mezhebinde ise doktorun ihmalkar davranışı daha sert şekilde sorumluluk doğurabilir. Ancak genel olarak tüm mezhepler, doktorun bilgi ve imkanı nispetinde sorumlu olduğunu kabul eder.

Sonuç

Özetle, doktorlar mesleki bilgi ve özeni gösterdikleri sürece yaptıkları hatalardan dolayı ağır vebal altında kalmazlar. Ancak ihmalkar veya bilgisiz davranışlar sorumluluk doğurur. Doktorluk, büyük bir sorumluluk ve hassasiyet gerektiren bir meslektir; bu yüzden sürekli ilim ve tecrübe ile kendini geliştirmek önemlidir.

Jawapan ini disediakan berdasarkan Al-Quran, Hadis, dan sumber perundangan Islam. Kami mengesyorkan agar berunding dengan ulama atau mufti untuk situasi peribadi anda.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Fatwa Berkaitan