Bilmeden alınan kul hakkı için ne yapmak gerekir?

Vraagdetails

"Önceden, bilmediğim, öğrenmediğim ve günahını tahmin edemediğim için namaz kılmıyordum, kılsam bile mesela sabah namazına kalkmamanın amelime zararını bilmiyordum. Şimdi kılıyorum çok şükür, geçmiş hatalarım için de Rabbime tövbe ettim; umuyorum ve çok istiyorum ki kabul olunur. Ama benim eskilerden bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğum kul hakları varsa ne olacak, tövbe etmekle ve bir daha yapmamaya çalışmakla affolunur muyum? Yoksa bu günah sadece hak sahipleriyle benim aramda mı? Eğer öyleyse ben günahını bilmiyordum, o zaman durumum ne oluyor? Yani önceden bu konunun da önemini bilmediğimden aynı namazdaki gibi tövbe etmemle bu günahlardan da sıyrılmış olur muyum yoksa bunlar hep defterimde yazılı mı durur?"

Açıklama

Bilmeden işlenen kul hakkı günahları, kişinin bilgi eksikliği nedeniyle farkında olmadan başkalarının hakkını zedelemesi durumudur. Bu tür hatalar için İslam'da tövbe ve hakkı gözetme önemlidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, bilmeden işlenen kul hakkı günahları için samimi tövbe etmek ve hakkı mümkünse sahibine iade etmek veya hakkı telafi etmek gerekir. Eğer hakkı geri vermek mümkün değilse, o hakkı Allah'a havale ederek dua etmek ve bir daha aynı hatayı yapmamaya gayret etmek gerekir.

Deliller

Kur'an ve hadislerde kul hakkının önemi ve tövbenin kabulü vurgulanmıştır:

"Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlar; ondan başkasını dilediğine bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, büyük bir günahla iftira etmiş olur." (Nisa, 4/48)

Burada şirk büyük günah olarak belirtilmiş, ancak kul hakkı da büyük günahlardandır ve tövbe ile affedilebilir.

"Tövbe eden ve iman eden, salih amel işleyen kimseyi Allah günahlarını örter." (Tahrim, 66/8)
Hz. Peygamber (s.a.v) buyurmuştur: "Kul hakkı, Allah'ın hakkından daha ağırdır." (Buhari)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, geçmişte bilmeden işlediğin kul hakkı günahları için öncelikle samimi bir tövbe etmen çok önemlidir. Tövbe, hatayı fark edip pişmanlık duymak, bir daha yapmamaya karar vermek ve mümkünse hakkı sahibine iade etmektir. Eğer hakkı iade etmek mümkün değilse, o hakkı Allah'a havale ederek dua etmek gerekir. Çünkü kul hakkı, sadece Allah ile kul arasında değil, hakkı olan kişiyle de ilgilidir. Ancak bilmeden yapılan hatalarda kişinin sorumluluğu, bilerek işlenenlere göre hafiftir.

Namaz gibi ibadetlerde bilmeden yapılan eksiklikler, öğrenildikten sonra telafi edilirse affedilir. Aynı şekilde kul hakkı konusunda da bilgi sahibi olduktan sonra hakkı gözetmek, hataları düzeltmek ve samimi tövbe etmek esastır. Günümüzde, bilmediğimiz haklar varsa onları öğrenmek ve hakkı gözetmek için çaba göstermek gerekir. Allah, kulun niyetine ve samimiyetine bakar.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde, kul hakkı günahlarının affı için tövbe ve hakkı iade etmeyi ön planda tutar. Şafii mezhebi de bilmeden işlenen kul hakkı günahlarında samimi tövbe ve telafi çabasını vurgular. Ancak bazı alimler, hakkı iade etmenin mümkün olmadığı durumlarda sadaka vermeyi de tavsiye eder.

Sonuç

Önceden bilmeden işlenen kul hakkı günahları için samimi tövbe etmek, hakkı iade etmek veya telafi etmek, bir daha aynı hatayı yapmamak gerekir. Allah, samimi tövbeleri kabul eder ve affeder. Bu nedenle geçmişteki hatalar için endişe etmeyip, bundan sonra hakkı gözetmeye gayret etmek en doğrusudur.

Dit antwoord is opgesteld op basis van de Heilige Koran, Hadith en islamitische rechtsbronnen. Wij raden aan om voor uw persoonlijke situatie een geleerde of moefti te raadplegen.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Gerelateerde Fatwa's