Bid’at-i Hasene

Fragedetails

"Hocam, benim sorum bidati haseneyle ilgili olacak; Bazı bid'atlere mesela dil ile niyet, toplu tesbihat... bid'ati hasene diyorlar. Fakat hadiste Peygamber Efendimiz aleyhisselam: 'Her bid'at sapıklıktır' buyuruyor. Ben bunu bir türlü anlayamadım. Bidati hasene de olsa sapıklık mı oluyor hadise göre?  İmam Rabbani Mektubat'ında özellikle dil ile niyetin iyi olmadığını zamanla kişinin kalbini düzeltmeden sadece dil ile niyet ederek namaza duracağını ve namazın sahih olmayacağını söylemiş. Diğer bid'ati hasenelerde de bunun gibi sıkıntılar hâsıl olabilir mi?"

Açıklama

Bid'at, İslam dininde sonradan ortaya çıkan ve dinin aslında bulunmayan uygulamalar anlamına gelir. Ancak "bid'at-i hasene" yani "iyi bid'at" kavramı, bazı alimler tarafından dinin ruhuna uygun, faydalı yenilikler için kullanılmıştır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, bid'atın çoğu dinin aslından sapma olarak kabul edilir ve kaçınılması gerekir. Ancak bazı alimler, dinin esaslarına aykırı olmayan, faydalı ve insanları İslam'a yaklaştıran yeniliklere "bid'at-i hasene" diyerek olumlu bakmışlardır. Bu, bid'atın tamamının sapıklık olduğu anlamına gelmez.

Deliller

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurmuştur:

"Her bid'at dalalettir (sapıklıktır)." (Sahih Müslim, İman, 192)

Ancak bu hadis, bid'atın dinin esaslarına aykırı olan türü için genel bir uyarıdır. Kur'an-ı Kerim'de de şöyle buyrulur:

"Kim Allah'a ve Resûlüne itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Onlar ne güzel arkadaştır!" (Nisa, 4/69)

Bu ayet, dinin esaslarına bağlı kalmayı ve Peygamber'in sünnetine uygun hareket etmeyi emreder.

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, "bid'at-i hasene" kavramı, özellikle tasavvuf ve bazı alimler tarafından, dinin ruhuna uygun, insanları Allah'a yaklaştıran yenilikler için kullanılmıştır. Mesela toplu tesbihat gibi uygulamalar, Kur'an ve sünnete aykırı olmadığı sürece, manevi fayda sağlıyorsa olumlu görülmüştür.

Ancak İmam Rabbani'nin uyarısı, sadece dil ile niyet etmenin, kalbin ihlası olmadan ibadetin sahih olmayacağıdır. Çünkü ibadetlerin kabulü kalbin samimiyetine bağlıdır. Dil ile yapılan niyet, kalpteki ihlası tamamlamazsa, ibadet tam anlamıyla kabul olmaz. Bu, bid'atın kötü tarafını değil, ibadetin özündeki samimiyetin önemini vurgular.

Bu nedenle, bid'at-i hasene olarak kabul edilen uygulamalarda bile kalbin temizliği ve İslam'ın temel prensiplerine uygunluk esastır. Eğer bir uygulama Kur'an ve sahih sünnete aykırıysa, o bid'at ne kadar iyi niyetle yapılsa da sakıncalıdır.

Diğer Görüşler

Hanefi mezhebi dışındaki mezhepler de genel olarak bid'at konusunda temkinlidir. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde bid'atın tamamı olumsuz görülür. Malikiler ise bazı durumlarda toplumsal fayda gözetilerek bid'at-i hasene kavramına yer verebilirler. Ancak tüm mezhepler, bid'atın dinin esaslarına aykırı olmaması gerektiğinde ittifak eder.

Sonuç

Bid'at-i hasene, dinin ruhuna uygun, faydalı yeniliklerdir ve bunlar sapıklık anlamına gelmez. Ancak ibadette samimiyet ve kalbin temizliği esastır. Dil ile niyet etmek kalbi düzeltmeden ibadetin kabulü için yeterli değildir. İslam'da yenilik yaparken Kur'an ve sünnetten ayrılmamak önemlidir.

Diese Antwort wurde auf Grundlage des Heiligen Korans, der Hadithe und islamischer Rechtsquellen erstellt. Wir empfehlen, für Ihre persönliche Situation einen Gelehrten oder Mufti zu konsultieren.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

Verwandte Fatwas