Başkasının Seviyesine Düşmemek
Sorunun Detayı
"Selamünaleyküm. İngilizce kursuna gidiyorum. Orada aynı iş yerinde yani üniversitede çalıştığım bir şahıs var ve sürekli uhrevi dinlere laf atmaya çalışıyor. Teneffüslerde mecbur aynı ortamda on dakika geçiriyoruz. Hemen lafı inanç konularına İslam’a filan getirmeye çalışıyor iş yerinde daha önce olan bir konuşmamız tartışmaya dönüyordu neredeyse ve bende hem yaptığım boks sporu gereği hem de fıtraten bazı tartışma durumlarında kontrolü kaybedebiliyorum sayın hocam. Orada İslam’a yakın pek kimse yok. Kursta yani 7 kişiyiz hocayla birlikte bende İslam’ı temsil eden biri olarak işi kesinlikle kaba kuvvete dökmek istemiyorum. Sorularıyla beni sıkıştırmaya çalışsa da ben muhatap olmuyorum ama en son Kâbeye de put deyince hemen lafını kesip benim bulunduğum ortamlarda İslamla alakalı konu açma sana onun put olduğunu soran olmadı sende fikirlerini kendine sakla dedim sert bir şekilde ve konuyu hoca değiştirdi. Şimdi hocam Allah razı olsun bu kadar okuyup vakit ayırdığınız için ama bu şahıs biraz kasıtlı art niyetli onu anlatmak için uzun uzun yazdım. Bu ve bunun gibi insanlara karşı nasıl tavır almalıyım? Hiç muhatap olmayım mı yoksa tebliğ edeyim mi ama şunu da belirtmeliyim ben konuyu anlatmaya başladığım anda sesini yükselterek lafımı kesmeye başlıyor tam bir düşman yani sinirli olduğum için damarıma da basmak istiyor. Lütfen hocam bir akıla ihtiyacım var Allah rızası için bir akıl verin bana birde googledan tam bulamadım Kâbenin put olmamasıyla alakalı bilgilendirirseniz sevinirim Allah razı olsun."
Açıklama
Başkasının seviyesine düşmemek, özellikle inanç konularında tartışmalarda sabırlı ve olgun davranmayı gerektirir. Bu, İslam'ın güzel ahlak prensipleriyle uyumludur.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, müminlerin karşılaştıkları zorluklarda sabırlı olmaları, gereksiz tartışmalardan kaçınmaları ve güzel sözle tebliğ etmeleri emredilmiştir. Kaba kuvvet ve öfkeyle karşılık vermek uygun değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurur:
"İyilik ve kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde sav; o zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki candan bir dost olur." (Fussilet, 41/34)
Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur:
"Müminler birbirlerine karşı merhametlidirler, şefkatlidirler." (Buhari, Edeb 69)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, senin durumunda en önemli husus sakin kalmak ve tartışmalara girmemektir. Kaba kuvvet veya yüksek sesle karşılık vermek hem İslam ahlakına aykırıdır hem de karşı tarafı daha da kışkırtır. Tebliğ, ancak karşı tarafın dinlemeye hazır olduğu ve saygılı bir ortamda yapılmalıdır. Zorla veya sinirle yapılan tebliğ fayda vermez. Kursta ve iş yerinde bulunduğun ortamda, olgunluk ve sabırla hareket etmek, İslam'ı en güzel şekilde temsil etmektir.
Kâbe'nin put olmadığına dair ise Kur'an-ı Kerim açıkça belirtmiştir ki Kâbe, Allah'ın evi ve Müslümanların kıblesidir. Allah şöyle buyurur:
"Şüphesiz Kâbe, insanların ilk kıblesidir." (Bakara, 2/144)
Kâbe'nin put olmadığı, aksine tevhid inancının sembolü olduğu İslam alimlerinin ortak görüşüdür. Putlar, Kâbe'nin içinde veya çevresinde değil, cahiliye döneminde Kâbe çevresinde bulunan nesnelerdir. İslam, bu putları kaldırmış ve Kâbe'yi sadece Allah'a ibadet yeri kılmıştır.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde sabır ve güzel sözle tebliği önermektedir. Bazı alimler, karşı tarafın art niyetli ve saldırgan olması halinde muhatap olmamanın daha uygun olduğunu belirtirler. Ancak her durumda kaba kuvvet ve öfke tavsiye edilmez.
Sonuç
Senin için en uygun yol, sabırlı olmak, gereksiz tartışmalardan kaçınmak ve İslam'ı güzel ahlakla temsil etmektir. Kâbe'nin put olmadığı konusunda bilgini sağlam tut ve gerektiğinde sakin ve nazikçe açıklama yapabilirsin. Allah yardımcın olsun.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.