‘Babamla Oturup Konuşamıyorum, Huysuz ve Sinirli Biri’
Savol tafsilotlari
"Anne baba hakkının bilincindeyim elhamdülillah. Onları başıma taç edesim geliyor. Fakat hocam bunu beceremiyorum. Babam çok huysuz. Yıllardır iki cümleyi üç edemedik. Üçüncüsü mutlaka kavga oluyor. Hemen her şeye sinirleniyor ve konuşturmuyor. Derdimizi anlatamıyoruz oturup bir baba evlat muhabbeti yapamıyoruz. Kızılmayacak konular bulup konuşalım diyoruz yine kızacak bir şeyler bulup yapıyor yapacağını. Durum böyle olunca da biz evlatlar olarak babamızla fazla muhabbet etmemeyi yeğliyoruz. Hocam resmen babanın varlığında yokluğunu yaşıyoruz yani. Eve gelen misafirleri bile azarladığı kızıp evden kovduğu oluyor ki derecesini anlayın diye söylüyorum. Demem o ki babamızla mesafe koyup pek konuşmamamız onun hakkına tecavüz müdür bize günah mıdır?
Anneme gelince aşırı korkak. Özellikle babamın siniri bunun nedeni olsa gerek. Evlenecek yaşa gelmemize rağmen sanki hiç evlenmeyecekmişiz gibi ilgisiz. Bir kere bile sormadı oğlum kız bakalım mı diye. En azından biz Anadolu’da anaların bu konuda çırpınışlarını gördük ve özeniyoruz. Bu konuda babam da pasif. Bir kız buldum ana evleneceğim ne dersin dedim bir keresinde. Bana dediği şuydu 'biz hiç bir şeye karışamayız (maddi anlamda) aranızda borcu harcı anlaşın evlenin.' Bu böyle olur mu hocam ne buyurursunuz?"
Açıklama
Değerli Müslüman, anne baba hakkı İslam'da çok önemli bir yere sahiptir. Ancak aile içi iletişimde yaşanan zorluklar, özellikle huysuz ve sinirli bir baba ile sağlıklı muhabbet kuramamak, evlatlar için büyük bir sıkıntı olabilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, anne ve babaya iyilik etmek, onlara saygı göstermek ve onların hakkını gözetmek farzdır. Ancak bu, zorlayıcı ve zararlı davranışlara katlanmak anlamına gelmez. Eğer babanızın huysuzluğu ve sinirli tavırları aile huzurunu bozuyor ve sağlıklı iletişimi engelliyorsa, mesafe koymak helal ve makuldür. Bu mesafe, onların hakkına tecavüz değil, kendinizi koruma ve aile içi barışı sağlama amacını taşır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurur:
"Rabbin, sadece O'na ibadet etmenizi ve anne babaya iyi davranmanızı emretti." (Lokman, 31/14)
Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:
"Cennet annelerin ayakları altındadır." (Nesai)
Ancak Peygamber Efendimiz, zorlayıcı durumlarda aile bireylerinin birbirine zarar vermemesi gerektiğini de öğütlemiştir.
Detaylı Açıklama
Babanızın huysuz ve sinirli olması, evlatlar olarak sizin üzerinizde psikolojik bir yük oluşturuyor. Bu durumda, onunla zorla iletişim kurmak yerine, saygı sınırları içinde mesafe koymak, kendinizi korumak ve sabırlı olmak daha doğrudur. Kardeşlerinizle birlikte sabırla dua etmek, babanızın kalbini yumuşatması için Allah'tan yardım dilemek önemlidir. Evde huzurun sağlanması için mümkünse annenizle birlikte babanızın sinirini yatıştıracak ortamlar hazırlamak faydalı olabilir.
Anne tarafına gelince, İslam'da anne evladına karşı şefkat ve ilgi göstermelidir. Annenizin ilgisizliği, babanızın siniriyle bağlantılı olabilir. Ona karşı sabırlı olmak, sevgi ve saygı göstermek, annenizin de kalbini yumuşatabilir. Evlilik konusunda ise, babanızın maddi anlamda karışmaması, evlatların kendi aralarında anlaşarak evlenmeleri İslam açısından uygundur. Peygamber Efendimiz (s.a.v) "Evleniniz, çünkü ben çok sayıda ümmetimden dolayı gurur duyuyorum." (İbn Mace) buyurmuştur. Evlilikte karşılıklı rıza ve anlaşma esastır.
Diğer Görüşler
Şafii ve Malik mezheplerinde de anne baba hakkı önemlidir ancak aile içi huzurun korunması için zararlı davranışlardan kaçınmak gerektiği vurgulanır. Bazı alimler, aile içi şiddet veya aşırı baskı durumunda mesafe koymanın helal olduğunu belirtirler.
Sonuç
Babanızla mesafe koymanız, onun hakkına tecavüz değildir; aksine kendinizi koruma ve aile huzurunu sağlama adına makul bir davranıştır. Annenize karşı sabırlı ve saygılı olun, evlilik konusunda kendi rızanızla hareket edin. Allah'tan sabır ve kolaylık dileyiniz.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.