Allaha söz
جزئیات سؤال
"Hocam ben ALLAHA bir konuda söz verdim bunu yapmıcam dedim. Bir daha bu günaha düşmicem dedim söz verdim ve bu sözümü tutamasam bunun kefareti ne olur, günahı çok mudur. Beni aydınlatın bu konuda lütfen."
Açıklama
Allah’a söz vermek, O’na karşı bir taahhütte bulunmak anlamına gelir ve bu sözün tutulması önemlidir. Bu tür sözler, İslam’da ciddi bir sorumluluk olarak kabul edilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, Allah’a verilen söz (nadhr) yerine getirilmelidir. Eğer verilen söz tutulamazsa, kefaret ödenmesi gerekir. Kefaret, genellikle bir fakiri doyurmak, oruç tutmak veya ihtiyaç sahibi üç kişiye yemek vermek şeklindedir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah’a verilen sözlerin yerine getirilmesi emredilir:
“Allah’a verdiğiniz sözleri yerine getirin.” (Âl-i İmrân, 3/77)
Hz. Peygamber (sav) de nadhr konusunda şöyle buyurmuştur:
“Nadhr, Allah’a verilen bir söz olup, yerine getirilmesi gerekir.” (Tirmizî, Nadhr, 2)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, Allah’a verdiğiniz sözü tutamamanız durumunda bu bir günah olur. Ancak tevbe edip samimi şekilde pişmanlık duyarsanız, Allah’ın rahmeti geniştir. Kefaret olarak Hanefi mezhebine göre, yapamadığınız nadhr için üç fakiri doyurmak, ya da üç gün oruç tutmak veya altı yoksula birer öğün yemek vermek gerekir. Bu kefaret, sözünüzü yerine getirememenin manevi yükünü hafifletir.
Günümüzde, eğer maddi imkânlarınız kısıtlıysa, oruç tutmak en kolay kefaret yoludur. Ayrıca, sözünüzü tutmak için gayret göstermeniz, Allah’a karşı sorumluluğunuzu yerine getirme niyetiniz önemlidir. Unutmayınız ki, Allah kullarının samimiyetine bakar ve kolaylaştırır.
Diğer Görüşler
Diğer mezheplerde de genel olarak nadhrın yerine getirilmesi gerekir. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de kefaret uygulaması benzerdir. Malikilerde ise sözün mahiyeti ve yerine getirilme durumu biraz daha farklı yorumlanabilir ama kefaret gerekliliği ortak noktadır.
Sonuç
Allah’a verdiğiniz sözü tutmaya çalışınız. Tutamazsanız, Hanefi mezhebine göre kefaret ödeyerek günahınızı hafifletiniz ve samimi tevbe ediniz. Bu, Allah’ın rahmet kapılarını açar.