Ailemi Namaza Davetim Yüzünden Horlanıyorum
Savol tafsilotlari
"Selamün aleyküm hocam! ALLAH cc sizden razı olsun. Anlattıklarınızdan çok yararlanıyoruz. Hocam ben yaklaşık 6 yıldır kendi fikri ve ameli yönümü elimden geldiğince RABBİMİN rızasına yöneltmeye gayret etmeye çalışıyorum. RABBİM muvaffak etsin, rızasını nasip etsin, geçmiş günahlarımı da affetsin inşaallah. Hocam ben, annem, babam ve kardeşlerim tarafından bu islami yönlü yaşantım sebebiyle çok horlanıyorum. Aslında onlar da ramazan da oruç tutar, arada namaz kılarlar ama televizyonda günahtan korkmadan izlerler, interneti günahı umursamadan açarlar, günleri akşama kadar şarkı, dizi, klip geçer gider. Onlara gittiğimde 10 ve 12 yaşlarındaki oğullarım da bakıyorum onlara hevesleniyorlar. Ben onlara gittiğim her fırsatta aman bunlar günahtır açmayın, hesap var, namazın önemini öğrenecek ilim öğrenmeye zaman ayırın, zamanınızı boşa harcamayın, dedikçe bana iyice düşman oldular. Geçenlerde bana aynen şunu söylediler:
"1) Sen bize bunları böyle söyleyerek bizi cehenneme atmak istiyorsun, cehenneme gitmemiz seni mutlu edecekmiş gibi konuşuyorsun, oysa biz öyle çok büyük günahlar işlemiyoruz."
"2) Sen uyardığın için sana inat olsun diye namazdan iyice kaçıyoruz. Bize habire anlatıp zorlayarak bizi namazdan soğuttuğun için bizim günahımız sana sorulacak"
"3) Sen bizi kınarsan- ayıplarsan aynısını senin çocukların da yapar, kimi kınarsan senin başına gelir." daha çok şeyler söylediler ama gerisi değil bunlarla ilgili sorularım var. Hocam benim sorularım: Size çok sıkıntı vermiş olacaksam hakkınızı helal edin ama hocam bu soruların cevabını kendim veremedim. Lütfen acil ve hepsine cevap verir misiniz?
1) Onlar bu yaşantılarıyla devam ederlerse ben uyarmasam cennete mi, cehenneme mi gitme ihtimalleri yüksek? (ALLAH en doğrusunu bilir)
2) Bana inat iyice uzaklaştıklarını söylediklerine göre gerçekten ben uyardığım için onların günahını çekecek miyim?
3) Onların arasında oğullarım da, kızlarım da şarkılara merak salıyorlar uzun süre küsmesem ama babamlara gitmesem, sılai rahimi terk etmiş günahını işlemiş mi olurum?
4) Onları uyarmam kınama mı oluyor (ben üzüldüğüm için uyarmaya çalıştığımı söylüyorum). Benim çocuklarımın da aynı şeyleri yapmalarına sebep olmuş mu olurum?
5) Bu pazar günü ve daha sonra gitmem şart mı, uyarayım mı? Uyarmayayım mı?
Şimdiden ALLAH cc razı olsun."
Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, aile içinde İslamî değerleri yaşama ve yaşatma gayretinde olmak çok kıymetlidir. Ancak bu çaba bazen yanlış anlaşılmalara ve zor durumlara yol açabilir. Siz, ailenizi namaza ve İslam ahlakına davet ederken yaşadığınız sıkıntılar, birçok müminin karşılaştığı bir durumdur.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, aile fertlerini İslam'a davet etmek, onları hayra çağırmak farzdır. Ancak bu davet, yumuşaklık, hikmet ve güzel öğütle yapılmalıdır. Zorlamak, kınamak veya sert davranmak ise tavsiye edilmez ve zararlı olabilir. Uyarı yapmak, kişinin kendi sorumluluğudur; başkalarının günahlarından sorumlu olmaz. Sıla-i rahim (akraba bağlarını koruma) de farzdır ve terk edilmemelidir.
Deliller
“Allah, insanlara ancak nasihatle ve güzel öğütle hidayet verir.” (Kur'an, Nahl Suresi, 125)
“Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.” (Kur'an, Ahzab Suresi, 70)
“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.” (Hadis, Buhari)
“Kim akrabalık bağını keserse, Allah da onun rahmetini keser.” (Hadis, Buhari, Müslim)
Detaylı Açıklama
1) Ailenizin İslam'a uygun yaşamaması onların cennete veya cehenneme gitme ihtimalini sadece Allah bilir. Sizin göreviniz onları uyarmak ve güzel örnek olmaktır. Kur'an-ı Kerim’de Allah, kullarını doğru yola çağırmayı emreder ancak hidayet sadece Allah’tandır.
2) Siz uyarınızı yaparken, onların günahlarından sorumlu olmazsınız. Hadislerde, kişinin kendi amellerinden sorumlu olduğu belirtilir. Uyarınız, onların iyiliği içindir ve bu sorumluluğunuzu yerine getirmektir.
3) Sıla-i rahim, yani akrabalarla ilişkileri kesmemek farzdır. Onlara gitmemek veya küs kalmak, bu farziyetin ihlali olur. Bu durumda günah işlenmiş olur. Ancak uyarılarınızı yumuşak ve sevgiyle yapmanız, ilişkilerinizi zedelemeden devam ettirmeniz gerekir.
4) Uyarı yapmak kınama değildir; aksine sevgi ve sorumluluk gereğidir. Ancak sert ve kırıcı ifadeler, karşı tarafı uzaklaştırabilir. Çocuklarınızın yanlış davranışları sizin uyarılarınızdan değil, onların kendi tercihleri ve çevresel etkilerden kaynaklanır.
5) Aile ziyaretlerinizi sürdürmeli, sevgi ve saygı çerçevesinde İslamî öğütlerinizi vermeye devam etmelisiniz. Zorlamak yerine güzel örnek olmak, dua etmek ve sabretmek en doğrusudur.
Diğer Görüşler
Şafii ve Malikî mezheplerinde de aileyi uyarmak ve sıla-i rahim önemle vurgulanır. Bazı alimler, uyarının dozuna dikkat edilmesini, aşırı sertlikten kaçınılmasını özellikle belirtirler. Hanbeli mezhebi de benzer şekilde uyarı ve güzel davranış dengesini önemser.
Sonuç
Sevgili kardeşim, ailenizi İslam'a davet etmek güzel ve farz bir davranıştır. Ancak bu daveti sevgi, sabır ve hikmetle yapınız. Zorlamak ve kırıcı olmak uzaklaştırır. Sıla-i rahmi ihmal etmeyin, ilişkilerinizi koruyun. Günah ve sevap sorumluluğu kişiye aittir, sizin üzerinizde değildir. Dua ve güzel örnekle yol gösteriniz.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.