Zina yaptığı kişiyle evlenmek isteyen ve ailesinin itirazıyla karşılaşan biri ne yapmalıdır?

Sorunun Detayı

"Hocam benim bir buçuk yıldır görüştüğüm biri var ve maalesef biz zina yaptık. Evlenmeyi düşünüyorduk, ailemle ailesi tanıştı ama babam tanımadan önce de Kürt olduğu için istemiyordu. Ben istiyorum diye kabullendi, sonrasında isteme gününde de görüştüğüm kişinin kız kardeşleriyle benim kız kardeşim arasında kavga oldu. Tek taraflı gibi diyebiliriz, saldırdılar yani. Ortada hiçbir sebep yokken saçma şeylere alınıp dolup gelmişler sanırım. Görüştüğüm kişi de sonrasında ortamı yumuşatacaktım ama annenler sürekli gidin evimizden böyle olacaksa kız filan vermeyiz deyince bir şey diyemedim dedi. İsteme de olmamıştı daha ve babam artık hiç ama hiç istemiyor. Ailesi aradı, özür dilediler ama babam sinirlenip yüzlerine telefonu kapattı. Biz ne yapacağımızı bilmiyoruz ve daha fazla günah işlemek istemiyoruz. Annemle babama anlatsam bile sen cahilsin görmüyorsun, onlar sana huzur vermez diyorlar. Zina yaptığımızı da söylemedim. Tövbe ediyorum ama daha fazla günaha girmek de istemiyorum. Görüştüğüm kişi de bu arada düzgün bir insandır yani severler çalıştığımız yerde, sorumluluk sahibidir. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim."

Açıklama

Değerli Müslüman, zina yapmış olmak büyük bir günah olmakla beraber, tövbe kapısı her zaman açıktır. Zina yaptığı kişiyle evlenmek isteyen bir kimsenin durumu, İslam hukukunda özel bir yer tutar ve aile içi anlaşmazlıklar da bu süreci zorlaştırabilir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre zina eden kişi, samimi tövbe edip günahından dönmeli ve eğer zina yaptığı kişiyle evlenmek istiyorsa, bu evlilik caizdir. Ancak evlilik öncesinde tövbe etmek ve zina fiilini tekrarlamamak şarttır. Ailelerin itirazı durumunda ise, evlilik engellenmemeli; ancak ailelerin rızası önemli olduğundan, arabuluculuk ve uzlaşma yolları denenmelidir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de tövbe edenler için rahmet kapısının açık olduğu belirtilir:

"Şüphesiz Allah, tövbe edenleri, iman edenleri sever." (Âl-i İmrân, 3/133)

Zina edenlerin evlenmesiyle ilgili olarak Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

"Zina eden kimse evlenmedikçe onun namazı kabul olmaz." (Buhari, Nikah, 17)

Bu hadis, zina eden kişinin evlenerek helal yoldan ilişki kurmasının önemini vurgular.

Detaylı Açıklama

Günümüzde ailelerin etnik, kültürel veya kişisel sebeplerle evliliğe karşı çıkması sıkça yaşanan bir durumdur. Ancak İslam'da evlilikte aile rızası önemli olmakla birlikte, evlilik engellenmemelidir. Zina etmiş olmak, evlenmeye engel değildir; aksine evlilik, zina günahından kurtulmanın ve helal yoldan hayat sürmenin yoludur. Tövbe etmek, Allah'tan bağışlanma dilemek ve bu davranışı tekrarlamamak esastır.

Aileler arasındaki anlaşmazlıklar için sabır, hoşgörü ve arabuluculuk önemlidir. Kardeşler arasında yaşanan kavga gibi durumlar, ailelerin birbirini anlamasını zorlaştırabilir. Bu gibi durumlarda, tarafların sakinleşmesi için zaman tanımak, karşılıklı özür dilemek ve barış yollarını aramak gerekir. Eğer aileler hala engel oluyorsa, evlilik mahkemesi veya müftülük gibi resmi kurumlar aracılığıyla evlilik işlemleri yapılabilir.

Son olarak, zina günahından dolayı pişmanlık duymak ve tövbe etmek Allah'ın rahmet kapılarını açar. Bu süreçte sabırlı olmak, günahlardan kaçınmak ve helal yoldan evliliği gerçekleştirmek önemlidir.

Diğer Görüşler

Diğer mezheplerde de genel olarak zina eden kişinin tövbe etmesi ve evlenmesi caizdir. Ancak bazı görüşlerde, zina eden kişinin evlenmeden önce tövbesini samimi şekilde yapması ve zina fiilini tekrarlamaması özellikle vurgulanır. Ailelerin engellemesi durumunda ise, evlilik engellenmemelidir ancak ailelerin rızası için çaba sarf edilmelidir.

Sonuç

Samimi tövbe edip zina günahından dönmek ve evlenmek isteyen kişi, ailelerin itirazına rağmen evliliği engellememelidir. Aileler ile iletişimi güçlendirmek, arabuluculuk yapmak ve sabırlı olmak en doğru yaklaşımdır. Günahı tekrar etmemek ve helal yoldan hayat sürmek esastır.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar