Verilen Ahdi Yerine Getirmemek

Sorunun Detayı

"Hocam selamünaleyküm Allah'ın selamı üzerinize olsun. Ben bir günahı işlememek üzere Allah'a ahdettim ve kendi içimde dedim ki "bu günahı her işlediğimde ertesi günden başlamak üzere 3 gün oruç tutacağım." Fakat daha sonra bu günahı tekrar işledim ve orucu daha tutamadan tekrar tekrar işledim. Sonra bu kadar biriken orucu tutamayacağımı düşünüp bir daha tövbe ettim ve dedim ki "bu günahı her işlediğimde 3 cüz kuran okuyacağım." Şu anda bir hatimden fazla gene okumam var buna göre. Yani iki defa Allaha verdiğim ahdi bozmuş oldum. Çok zor durumdayım ne yapmam lazım? İki defa yemini bozma kefareti mi vermem gerekiyor? Yemin kefareti olan 10 fakiri doyurma işini iki defa yapmam yeterli olur mu? 10 fakiri bulup doyurmak büyük sorun şu anda. Onun yerine İHH gibi kurumlara bunun yaklaşık bedelini yatırabilir miyim?"

Açıklama

Allah'a verilen ahdin (yemin veya nadar) yerine getirilmemesi durumunda İslam hukukunda belirli kefaretler gerekmektedir. Bu kefaretler ahdin türüne ve yerine getirilmemesine göre değişir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, Allah'a verilen ahdi bozmak (yemini bozmak) durumunda kefaret vermek farzdır. Kefaret genellikle 10 fakiri doyurmak, 60 yoksulu giydirmek veya bir köleyi azat etmektir. Bu kefaretlerden biri yerine getirilmediği sürece yemin bozulmuş sayılır ve tekrar kefaret gerekir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de yeminlerin yerine getirilmesi emredilmiş ve bozulması durumunda kefaret gerektiği belirtilmiştir:

"Allah'a verdikleri yeminleri bozdukları zaman, kefaret olarak bir yoksulu doyuracak kadar yiyecek veya giyecek vermeleri ya da bir köleyi azat etmeleri gerekir. Kim bunu bulamazsa üç gün peş peşe oruç tutsun. Allah içinizden tevbe edenleri sever." (Maide, 5:89)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, Allah'a verdiğiniz ahdi bozmanız durumunda kefaret vermeniz gerekir. Her günah için ayrı ayrı kefaret vermek gerekmez, ancak her yemin bozulduğunda kefaret farz olur. Siz bir günahı işlememek üzere ahdetmişsiniz ve bu ahdi bozmuşsunuz. Sonra başka bir kefaret niyetiyle farklı bir ibadet yapmaya başlamışsınız. Ancak yemin kefareti, Kur'an'da açıklandığı gibi fakirleri doyurmak, giymek veya köleyi azat etmek şeklindedir. Orucun veya Kur'an okumanın yemin kefareti yerine geçmediği Hanefi mezhebine göre sabittir.

Fakirleri doyurmak konusunda zorluk yaşıyorsanız, Hanefi mezhebi ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görüşlerine göre, bu kefareti maddi olarak karşılamak mümkündür. Yani 10 fakiri doyurmak yerine onların günlük ihtiyacına denk gelen bir miktarı güvenilir bir hayır kurumuna (örneğin İHH gibi) bağışlayabilirsiniz. Bu, hem günümüz şartlarına uygun hem de kolaylaştırıcı bir çözümdür.

Önemli olan, yemin kefaretini yerine getirmek ve Allah'tan samimiyetle tövbe etmektir. Allah, tövbe edenleri sever ve kolaylık diler. Ayrıca, yeminlerinizi bozmamak için gayret göstermeniz gerekir.

Diğer Görüşler

Şafii mezhebine göre de kefaret aynıdır; oruç tutmak ancak fakirleri doyuracak imkanı olmayanlar için geçerlidir. Malikilerde ise kefaretin oruç veya fakir doyurma şeklinde olabileceği belirtilir. Hanbeli mezhebi de benzer şekilde kefaretin fakir doyurma veya oruç tutma olduğunu ifade eder. Ancak Hanefi mezhebi oruç tutmanın yemin kefareti olarak kabul edilmesi konusunda daha katıdır ve fakir doyurma veya maddi karşılığı tercih eder.

Sonuç

Allah'a verdiğiniz ahdi bozduğunuzda kefaret vermeniz gerekir. 10 fakiri doyurmak zor ise, bu bedeli güvenilir bir hayır kurumuna bağışlamak Hanefi mezhebine göre geçerlidir. Orucun veya Kur'an okumanın yemin kefareti yerine geçmediğini unutmayınız. Samimiyetle tövbe edip, bundan sonra ahdinize sadık kalmaya gayret edin.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar